Mahya nedir, Mahya ne demek

Mahya; kökeni arapça, farsça dillerine dayanır.

  • Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılmış olan resim.
  • Çatılarda iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm

"Mahya" ile ilgili cümleler

  • "Japon fenerlerinin, mahyaların ve yıldızların renk renk birbirine karıştığı bir gece buraya gelmişlerdi." - A. İlhan

Yerel Türkçe anlamı:

Pazar, panayır.

Alışılmamış, yabansı.

Yersiz ve tatsız söz.

Mahya isminin anlamı, Mahya ne demek:

Erkek ismi olarak; Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılmış olan resim.

Mahya hakkında bilgiler

Mahyâ, özellikle Ramazan ayında birden fazla minaresi olan camilerin iki minaresi arasına konulan ışıklı yazı. Osmanlılar döneminde yağ kandilleri ile yapılmış olan mahyalar, günümüzde elektrik ampulleri ile yapılmaktadır.

Ramazan aylarında camilerin minareleri arasına gerilen ışıklı yazı şeritlerine mahya, bu yazıları hazırlayan sanatçıya da mahyacı denir.
Eskiden mahyacılık, büyük bir ustalık isteyen gerçek bir sanat dalıydı. Bu alanda yetişmiş büyük ustalar, yerlerini alacak olan çıraklara işin bütün inceliklerini öğretirlerdi. Mahya kurmak için, caminin en az iki minareli olması gerekir. Eskiden böyle büyük camilerde, iki minare arasına ip veya teller gerilir, mahya ustası da, genellikle zeytinyağ doldurulmuş kandilleri veya mumlu fenerleri ipin üzerine dizerek istediği dinî yazıyı yazar, hatta resimler yapardı. Bütün ramazan boyu bu kandiller, rüzgâra rağmen geceleri pırıl pırıl yanardı. Camilerin elektrikle aydınlatılmaya başlamasından sonra, mahyacılık kolaylaştı ve ayrı bir sanat olmaktan çıktı. Kandil yerine renkli elektrik ampulleriyle ve yeni yazıyla mahya kurma geleneği bugün hâlâ sürdürülüyor.

 

Mahya kısaca anlamı, tanımı:

Ramazan : Ay takviminin dokuzuncu ayı, üç ayların sonuncusu, oruç tutulan ay.

Cami : Toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran. Müslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer.

Minare : Camilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı.

Kandil : Kandil gecesi. İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı. Çok sarhoş.

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.

 

Ampul : İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp. İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe.

Resim : Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Fotoğraf. Tören. Açık gösterge, kesin sonuç. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri.

Mahya ışıklığı : Mahya üzerine yazılan ışıklı yazı.

Mahya kiremidi : Çatılarda mahyayı örtmek için dizilen, uzunca ve oluk biçiminde kiremit.

Mahya şenliği : Batı Trakya'da et ve pilav yemeğinin topluca yenmesi geleneği.

Mahyacı : Mahya yapan kimse. Kiremit aktarıcısı.

Mahyacılık : Mahya yapma işi.

Mahyalık : Bir çatının köşelerini örten kurşun levha.

Çatı : Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. Barınılan, sığınılan yer. Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

Eğik : Dik veya paralel olmayan doğru. Bükülmüş. Eğilmiş olan, dik veya düz olmayan. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Bölüm : Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.

Işıklı : Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani, ziyalı, ziyadar. Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Dönem : Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl.

Mahya aşığı : (Mimarlık) Çatıyı iki akıntı eğikliğine ayıran en üstteki yatay kiriş. a. bk. aşık

Mahya etmek : Yağma etmek.

Mahya örtüsü : (Mimarlık) Mahya aşıkları üzerine gelen mahya kiremidi. a. bk. çatı örtüsü.

Mahyalar : Adana şehri, Kozan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Mahyar : Yerli yünden dokunmuş, uzun ve yakasız kadın paltosu, yeldirme.

Diğer dillerde Mahya anlamı nedir?

İngilizce'de Mahya ne demek? : roof ridge

Fransızca'da Mahya : inscriptionfigure faite avec des lampes suspendues entre deux minarets

Almanca'da Mahya : n. First