Minare nedir, Minare ne demek

Minare; bir mimarlık terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Camilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı

"Minare" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sokak kapısını çalarken minarede akşam ezanı okunuyordu." - Y. Z. Ortaç

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) (Arap. minar = fener kulesi) Camilerde ezan okunan, yüksek, ince yapılı kule. a. bk. külah, şerefe, petek, pabuç, minare gövdesi, minare kürsüsü.

İngilizce'de Minare ne demek? Minare ingilizcesi nedir?:

minaret

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Muğla ili, Eşen nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehrinde, Harran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Minare hakkında bilgiler

Minare (Arapça: منارة‎), İslam dininin ibadet yeri olan camilerde namaza çağrıbildirmek ve sala okumak için inşa edilmiş ana yapıdan yüksek tasarlanan yapılardır. Namaza çağrının o mahaldeki herkesin işitebileceği yüksek bir yerden okunması, ibadethanelerde minare inşasının esasını teşkil etmektedir.

Camilerde minare ihtiyacı teknolojinin henüz olmadığı İslamiyetin ilk dönemlerinden 20. yüzyılın ilk yarısına kadar, ezanın uzak yerlerden duyulmasına imkân sağlamak için yapılmışlardır. Eski devirde müezzin, caminin balkonuna, yani şerefeye çıkar istinare denilen şekilde dönerek ezan okurdu. Modern çağda artık minareye çıkmadan cami içindeki mikrofondan okumaktadır. Mamafih bazı Nakşibendi tarikatlarında hoparlörle okumak yerine yine eski usul kullanılmaktadır ki, teknolojinin bir kısmını bidat olarak görmektedirler.

 

Camilerde minare zorunlu bir yapı parçası olmamakla birlikte, bir islam beldesi imgesinde geleneksel ve güçlü bir yer edinmiştir.

Günümüzde boyunun bir hayli uzatılmasından ötürü, mimari açıdan 'hoparlör direği' yakıştırmasıyla tenkit edilseler de, esasen bu tenkitten uzaktırlar. Yapılış amaçlarına uygun olarak; yerleşmelerin seyrek, nüfusun az yoğun, yapıların da alçak olduğu zamanlarda ibadethanelerin pek çoğu mescitti (mimari açıdan bir sınıflama: genellikle şehre hitap eden büyük ibadethaneler cami, mahalle ya da ufak yerleşmelerdeki küçük ibadethaneler mescit olarak adlandırılır) ve minareleri de alçak yapılıyordu. Günümüzde ise yerleşimler sıklaşmış ve yayılmış, nüfus yoğunluğu artmış ve yapıların da yüksek katlı yapılmaya başlanmasıyla, mescit yerine hitap alanı geniş ve yüksek kapasiteli cami yapılmakta, bu yüzden minareler de apartmanlar arasında kalmayıp amaçlanan görevini yakalaması için yüksek inşa edilmektedir.

 

Minare anlamı, tanımı:

Cami : Müslümanların ibadet etmek için toplandıkları yer. Toplayan, bir araya getiren, bir arada bulunduran.

Müezzin : Namaz vakitlerini bildirmek için ezan okuyan din görevlisi, ezancı.

Ezan : Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı.

Şerefe : İçki içilirken kadeh kaldırarak karşısındakine değer verildiğini belirtmek için söylenen söz, sağlığına veya sağlığınıza.

Minare de doğru ama içi eğri : "doğru görünen nice kişiler vardır ki içyüzlerini bilenlerden nasıl düzenbaz oldukları öğrenilir" anlamında kullanılan bir söz.

Minare gibi : Çok uzun.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar : "kolay kolay gizlenemeyecek kadar büyük bir yolsuzluğu yapan kimse, sorumluluktan kurtulma yollarını önceden düşünür" anlamında kullanılan bir söz.

Minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır : "önemli iş yapmamış olanlar, yapılmış önemli işleri kendiliğinden oluvermiş sanırlar" anlamında kullanılan bir söz.

Minare boyu : Aşağı yukarı 10-20 metre arasında olan yükseklik.

Minaregölgesi : Gerçekleşmesi imkânsız durum.

Minare kırması : Çok uzun boylu (kimse).

Şeytanminaresi : Bazı deniz böceklerinin koni biçimindeki kavkısı.

Minareci : Minare yapan usta.

Minarecik : Küçük minare.

Minarecilik : Minarecinin yaptığı iş.

Minareli : Minaresi olan.

Minaresiz : Minaresi olmayan.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

İnce : Hafif, gücü az. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Taneleri ufak, iri karşıtı. Zayıf. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı.

İslam : Müslümanlık.

İbadet : Bir dinin buyruklarını yerine getirme.

Namaz : İslamın beş şartından biri olan ve Müslümanların günde beş vakit, dinî kurallara göre yapmak zorunda oldukları ibadet, salat.

Çağrı : Çağrı cihazı. Birinin bir yere gelmesini isteme, davet.

Bildirmek : Herhangi bir şeyi haber vermek. Herhangi bir konuda bilgi vermek. Anlatmak, ifade etmek.

Minare gövdesi : (Mimarlık) Minarelerde şerefe ile pabuç arasındaki bölüm. a. bk. şerefe, pabuç, minare kürsüsü.

Minare kürsüsü : (Mimarlık) Minarenin üzerinde yükseldiği dört köşe taban bölümü.

Minarekaya : Sivas ilinde, Çetinkaya nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Minare anlamı nedir?

İngilizce'de Minare ne demek? : v. mine, undermine, sap, shake

v. mine, attack; undermine

v. illuminate, light up, brighten

Fransızca'da Minare : minaret [le]

Almanca'da Minare : n. Minarett

Rusça'da Minare : n. минарет (M)