Chill türkçesi Chill nedir

  • Üşütmek.
  • Soğuk.
  • Ürpermek.
  • Buz gibi.
  • Üşütücü.
  • Soğutmak (yiyecek veya içecek).
  • Üşüme.
  • Donmak.
  • Soğuk algınlığı.
  • Titreme.
  • Korkutmak.
  • Soğutmak.
  • (neşesini) kaçırmak.
  • Soğukluk.
  • Ürperti.
  • Sertleşmek.
  • Üşümek.
  • Titremek.
  • Soğumak.
  • Ürpertmek.

Chill ile ilgili cümleler

English: Ali's getting chilly.
Turkish: Ali serinliyor.

English: Ali felt a chill go up his spine.
Turkish: Ali omurgasına giden bir ürperti hissetti.

English: Even though I was sitting in the sun, I still felt chilly.
Turkish: Güneşin altında oturmama rağmen üşüdüm.

English: I want to chill the wine more.
Turkish: Ben şarabı daha çok soğutmak istiyorum.

English: Ali felt a chill go down his back.
Turkish: Ali sırtından aşağı inen bir ürperti hissetti.

Chill ingilizcede ne demek, Chill nerede nasıl kullanılır?

Chill of fear : Korkudan titreme.

Chill out : Rahatlamak. Sakinleşmek. Moralinizi bozmayın. Temposu düşük bir elektronik müzik türü. Sakin kalmak. Sakin ol.

Cast a chill upon : Soğukluk getirmek. Soğuk duş etkisi yapmak.

Take a chill pill : Sakin ol.

Take the chill of : Donmasını geçirmek. Ilıtmak.

Chilled : Soğutuk. Soğutulmuş. Dondurulmuş. Soğut. Donmuş.

Take the chill off : Ilıklaştırmak. Hafifçe ısıtmak. Soğukluğunu gidermek.

Chilled iron : Soğuk demir. Soğutulmuş dökme demir.

 

Chilled cast iron : Yüzeyi sertleşmiş kırdöküm. Soğutuk dökme demir. Yüzeyi soğutulmuş dökme demir. Çil dökme demir.

Chilled roll : Kokil döküm silindir. Sert döküm silindir.

İngilizce Chill Türkçe anlamı, Chill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coldness : Bürudet. Kayıtsızlık.

Algid : Aljid. Serin.

Go bananas : Keçileri kaçırmak. Uçmak. Aklını oynatmak. Çıldırmak. Kaçırmak. Kafayı üşütmek. Tepesi atmak. Balatayı yakmak. Balatayı sıyırmak.

Go crazy : Saykoya baglamak. Kafayı çizmek. Keçileri kaçırmak. Kafayı yemek. Manyaklaşmak. Balatayı sıyırmak. Deliye dönmek. Çıldırmak. Delirmek.

Dispirit : Mücadele gücünü kırmak. Moralini bozmak. Cesaretini kırmak. Keyfini kaçırmak. Neşesini bozmak.

Shudder : Titreyiş. Tüylerin ürpermesi. İrkilmek. Ürperme. Zangırdamak. Tüyleri ürpermek.

Low temperature : Alçak ısı. Alçak ısı derecesi. Düşük ısı. Düşük sıcaklık.

Iciness : Buz gibi olma. Buzlanma. Buzlu olma.

Bicker : Münakaşa etmek. Çekişmek. Atışmak. Tartışmak. Didişmek. Titreşmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Şırıldamak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

 

Appal : Sarsmak. Ürkütmek. Yıldırmak. Dehşete düşmek. Dehşete düşürmek. Şoke etmek. Şoka uğratmak.

Chill synonyms : jiggle, dithers, become erect, keel, concrete, congeal, the shudders, fall out of love with, clonicity, fibrillated, concretes, dismay, alarm, become estranged, distance, chillness, catch cold, feel chilly, bleakest, become stiff, shiver, appalls, flickers, curdles, fremitus, demoralise, disinclines, tingle, become inflexible, dither, tremble all over, icier, frosts.

Chill zıt anlamlı kelimeler, Chill kelime anlamı

Hotness : Sıcak olma durumu veya niteliği. Sıcaklık. Isı. Hararet.

Elate : Neşelendirmek. Sevinçli. Çok neşelendirmek. Coşturmak. Gururlandırmak. Memnun. Sevindirmek. Çok sevindirmek. Saadet içinde. Mutlu etmek.

Chill ingilizce tanımı, definition of Chill

Chill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Raw. To become surface-hardened by sudden cooling while solidifying. A disagreeable sensation of coolness, accompanied with shivering. Moderately cold. As, some kinds of cast iron chill to a greater depth than others. To cause to shiver. To strike with a chill. To affect with cold. A moderate but disagreeable degree of cold. To make chilly. Chilly. Tending to cause shivering.