Bicker türkçesi Bicker nedir

Bicker ile ilgili cümleler

English: Would the two of you quit bickering?
Turkish: Siz ikiniz atışmaktan vazgeçer misiniz?

English: Tom is bickering with his wife.
Turkish: Tom, karısıyla tartışıyor.

English: I'm sick and tired of all this bickering.
Turkish: Bütün bu sürtüşmeden bıkıp usandım.

Bicker ingilizcede ne demek, Bicker nerede nasıl kullanılır?

Bicker over an issue : Bir konuda çekişmek. Bir mesele ile ilgili tartışmak. Bir konuda atışmak.

Bickered : Tartışmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Didişmek. Çekişmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Atışmak. Titremek. Şırıldamak. Titreşmek. Pırıldamak.

Bickerer : Tartışan kimse. Çekişen. Didişen. Atışan.

Bickerers : Atışan. Çekişen. Tartışan kimse. Didişen.

Bickering : Didişme. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Ağız kavgası. Atışma. Münakaşa. Tartışma. Çekişme.

Bickie : Düz tavalarda pişirilen küçük tatlı kek. Kurabiye. (britanya argosu) bisküvi. Çörek.

Bic code : Swıft şifre. Dünya bankalararası finansal iletişim topluluğu üyeleri arasındaki para aktarımlarında kullanılan ve her bankaya özgü sekiz ile on bir arasında harf veya sayıdan oluşan bir şifre sistemi.

 

Bicameral system : Çift meclis sistemi. İki meclisli sistem. İki yasa yapma organı olan sistem (bir devlette).

Bicapsular : Bikapsülar. İki kapsülü olan (bitkilerde). İki kapsüllü. (botanik) çift kapsüllü.

Bickerings : Didişme. Çekişme. Ağız kavgası. Tartışma. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Münakaşa. Atışma.

İngilizce Bicker Türkçe anlamı, Bicker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bicker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Words : Sözcük. Kelimeler. Laf. Kavil. Sözcük sayısı. Ağız kavgası. Sözcükler. Güfte. Hukuki terimler ve ibareler. Sözler.

Pettifog : Teferruata boğulmak.

Dithered : Tereddüd etmek. Kararsız olmak. Titrek. Duraksamak.

Disagree : Sürtüşmek. Aynı düşüncede olmamak. Uyuşmamak. Bozuşmak. Uymamak. Anlaşamamak. Yaramamak. Çelişmek. Karşıt görüşte olmak.

Squabbled : Ağız kavgası yapmak. Ağız dalaşı. Ağız kavgası etmek. Ağız kavgası. Ağız kavgasına tutuşmak. Takışmak. Hırgür etmek.

Chaffers : Pazarlık. Çekişme. Alışverişte bulunmak. Pazarlık etmek.

 

Squabbles : Ağız kavgası. Ağız kavgası yapmak. Takışmak. Ağız kavgasına tutuşmak. Hırgür etmek. Ağız dalaşı. Hırgür. Ağız kavgası etmek.

Fibrillate : Fibrilat. Seğirmek (tıp veya medikal terimi). Şiddetlice sarsmak.

Run in : Rodaj yapmak. İçeri akmak. İçeriye koşmak. Birleştirmek. (motoru) alıştırmak. Tutuklamak. Göğüs göğüse savaşmak. Eklemek. Yakalamak. Uğramak.

Brawl : Gürül gürül akmak. Dalaşmak. Arbede. Ağız dalaşı yapmak. Sesli tartışmak. Dövüş. Dövüşmek. Ağız dalaşı. Dalaş.

Bicker synonyms : fight, plashed, fence, squabble, scuffles, gurgled, juddered, dustup, babble, judders, dithers, dispute, fluttered, glints, quarrel, plash, burbled, disputes, brabbles, glisten, argufying, chaffered, disputing, judder, juddering, librate, blinks, burbling, chill, librated, tiff, argufy, argufied.

Bicker ingilizce tanımı, definition of Bicker

Bicker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To skirmish. A small wooden vessel made of staves and hoops, like a tub. An encounter. A skirmish. To exchange blows. To fight.