Forever türkçesi Forever nedir

Forever ile ilgili cümleler

English: He will forever live on in our memories.
Turkish: O her zaman anılarımızda yaşayacak.

English: He's forever telling the same story.
Turkish: O sürekli aynı hikayeyi anlatıyor.

English: Buddha, impressed by the rabbit's efforts, raised him unto the moon and set him in that form forever more.
Turkish: Tavşanın çabalarından etkilenen Buddha onu aya kadar yükseltti ve onu sonsuza kadar bu şekilde bıraktı.

English: He will live forever in our hearts.
Turkish: Sonsuza dek kalbimizde yaşayacak.

English: I am forever busy.
Turkish: Ben daima meşgulüm.

Forever ingilizcede ne demek, Forever nerede nasıl kullanılır?

Forever and a day : Her zaman. Ebediyen. Sonsuza kadar. Daima. Sonsuza dek.

Forever and ever : Ebediyen. Daima. Sonsuza dek.

Forever more : Daima. Sonsuza dek.

Forever young : Daima genç. Her daim genç kalan. Kalbinde sonsuza kadar genç kalan.

Diamonds are forever : Sean connery'nin eşlik ettiği 1971 yapımı james bond filmi (guy hamilton tarafından yönetilen). Ölümsüz elmaslar.

Live forever : Damkoruğu. Dam koruğu.

Forevermore : Daima. Sonsuza dek. İlelebet.

 

Liveforever : Kulakotu. Damkoruğu.

Fore brain : Ön beyin. Omurgalı hayvanlarda embriyo gelişimi başlangıcında beynin ilk bölümü olup gelişme ilerledikçe içinde birinci ve ikinci beyin karıncıklarının yer aldığı, beyin yarım küreleri ile talamus ve hipotalamusu oluşturan yapı. prozensefalon.

Fore and aft : Pruva-pupa hattı. Omurga hattı boyunca ilerleyen baş kıç hattı. Baştan kıça kadar. Baş ve kıç istikametinde.

İngilizce Forever Türkçe anlamı, Forever eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forever ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiding : Sabit. Kalıcı. Sonsuz. Sürekli. Daimi. Muhkem. Bitmez tükenmez. Baki. Değişmez.

Abidingly : Kalıcı biçimde. İnatla. Sürekli olarak. Hiç durmaksızın.

Invariably : Değişmeden. Değişmeyen. Her durumda. Değişmeyerek. Sürekli olarak. Aynı şekilde.

Engraved in stone : Sürekli. Taşlara kazınmış (daimi). Kalıcı. Taşa işlenmiş.

All along : Süresince. Boyunca. Baştan beri. Öteden beri. Ta başından. En başından. Hep böyle. Başından beri.

Imperishable : Ölümsüz. Çürümez. Ölmez. Bozulmaz. Unutulmaz. Sonsuz. Yok olmaz.

Any old time : Ne zaman olursa olsun.

Continuously : Vızır vızır. Sürekli. Aralıksız. Sürekli olarak. Ha babam. Mütemadiyen. Durmaksızın. Harıl harıl. Arasız.

 

All the time : Akşam sabah. Dığı sürece. İkide bir. Boyuna. Sürekli. Ara vermeden. Mütemadiyen. Ha bire.

Forever synonyms : at all times, amaranthine, throughout, ever after, constantly, for good, endlessly, ay, assiduous, forever and ever, forever and a day, on end, night and day, ad infinitum, away, all the while, till kingdom come, ever, routinely, immortal, infinitely, to infinity, to all eternity, anytime, for keeps, ceaselessly, on and on, forever more, till the cows come home, alway, eternals, always, continuing.

Forever ingilizce tanımı, definition of Forever

Forever kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Through endless ages. Through eternity. Eternally.