Fore brain türkçesi Fore brain nedir

  • Ön beyin.
  • Omurgalı hayvanlarda embriyo gelişimi başlangıcında beynin ilk bölümü olup gelişme ilerledikçe içinde birinci ve ikinci beyin karıncıklarının yer aldığı, beyin yarım küreleri ile talamus ve hipotalamusu oluşturan yapı. prozensefalon.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Fore brain ingilizcede ne demek, Fore brain nerede nasıl kullanılır?

Fore : İlk. Başta. Ön. Önde olan. Ön taraftaki. Baş taraf. Önde. Pruva. Başa doğru. Öndeki.

Brain : Kafalı kimse. Omurgalılarda kafatası içindeki merkezi sinir sisteminin bir bölümü. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan gangliyon, serebrum. Zeka. Zeki. Omurgalı hayvanların sinir sisteminin kafatası içinde bulunan merkez bölgesi. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan ganglion. serebrum. Beynini patlatmak. Kafasına ağır bir darbe indirmek. Beynini dağıtarak öldürmek. Beyin. Akıl.

Fore and aft : Omurga hattı boyunca ilerleyen baş kıç hattı. Baş ve kıç istikametinde. Pruva-pupa hattı. Baştan kıça kadar.

Fore and aft rig : Velena donanımı.

Fore and aft rigged : Sübye armalı.

Fore and aft sail : Yan yelkeni.

İngilizce Fore brain Türkçe anlamı, Fore brain eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fore brain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Forebrain : Önbazit. Önbeyin. Beynin frontal parçası (anatomi terimi).

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Fore brain synonyms : abramis zone, a cell, prosencephalon, endbrain, abductor muscle, acacia, aardvark, a site, endbrains, aardwolf.