Fore türkçesi Fore nedir
Fore ile ilgili cümleler
English: "Wouldn't you like to learn a foreign language?" — "Who cares? These days, everyone speaks English anyway!"
Turkish: “Yabancı bir dil öğrenmek istemez misin?” — “Boş versene. Bugünlerde nasıl olsa herkes İngilizce konuşuyor!”
English: A foreigner asked me where the station was.
Turkish: Bir yabancı bana istasyonun nerede olduğunu sordu.
English: A foreigner? And where are you from?
Turkish: Yabancı mısın? Nerelisiniz?
English: A forest fire broke out in this area.
Turkish: Bu alanda bir orman yangını patlak verdi.
English: A foreign language cannot be learned in only two weeks.
Turkish: Yabancı bir dil sadece iki haftada öğrenilemez.
Fore ingilizcede ne demek, Fore nerede nasıl kullanılır?
Fore and aft : Pruva-pupa hattı. Baş ve kıç istikametinde. Omurga hattı boyunca ilerleyen baş kıç hattı. Baştan kıça kadar.
Fore and aft rig : Velena donanımı.
Fore and aft rigged : Sübye armalı.
Fore and aft sail : Yan yelkeni.
Fore brain : Omurgalı hayvanlarda embriyo gelişimi başlangıcında beynin ilk bölümü olup gelişme ilerledikçe içinde birinci ve ikinci beyin karıncıklarının yer aldığı, beyin yarım küreleri ile talamus ve hipotalamusu oluşturan yapı. prozensefalon. Ön beyin.
To the fore : Yükselmek. Aşikar. Hazır. Önde olmak. Bariz.
Fore wash : Önyıkama.
Forearmed : Beklenenden önce hazırlanmış. Zamanından önce silahlanmış.
Fore exercise : Bir kimsenin, ileride kendisine uygulanacak bir teste hazırlanmak için, özel olarak düzenlenmiş örnek test maddelerinden yararlanarak yaptığı ön çalışma. Önalıştırma.
Come to the fore : Etkinlik kazanmak. Gündeme oturmak. Sivrilmek. Öne ulaşmak. Öne geçmek. Temayüz etmek. Başa gelmek. Önder olmak. Önemli bir konuma gelmek. Fark edilmek.
İngilizce Fore Türkçe anlamı, Fore eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fore ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Anterior : Ön. önde bulunan, ön tarafta bulunan. İlerde. Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre önde olan bölgesi; insan anatomisine göre ventral bölge; karın tarafı. ön. Evvelki. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önceki. Önde bulunan. Anteriyor. Mukaddem.
Precursor : Bozunma zinciri içinde bir nüklidden önce yer alan radyonüklid. İşaret. Ana nüklid. Prekursör. Belirti. Herhangi bir hücre, yapı, kimyasal madde vb.den önce oluşanlar. Haberci. Prekürsor. Hava basıncı dalgası.
Foregrounded : Ön plan. Önplan. Ön plana almak. Önalan.
Before : Bundan önce. Evvelce. -den önce. Önüne. Önce. Peşin. Daha önce. Evvel. Huzurunda. İlerisinde.
Initial : Baştaki. Paraflamak. Önceki. Baş. Başlangıçta bulunan, başlangıcı belirleyen. Birinin adı veya soyadının baş harfi. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Baş harf. Parafe etmek. Başlangıç.
Ante : Para sürmek. Önce. Ödemek. Giriş. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para vermek. Bop (poker). Para koymak. Bop.
Maiden : El değmemiş. Evlenmemiş kız. Kız oğlan kız. Bakire. Evlenmemiş genç kız. Genç kız. Evlenmemiş kadın. Kız. Bekar. Evlenmemiş.
Upfront : Dürüst. Aşikar. Doğru. Belirgin. Açık. Ön ödeme. Belli.
At the outset : Önce. Öncelikli olarak. Başlangıcında. İlk önce. En başında. Başlangıçta. İlk olarak. Öncelikle. Başlarken.
Foregrounds : Ön plana almak. Önplan. Ön plan. Önalan.
Fore synonyms : forepart, elementary, vessel, early, frontals, initially, ex ante, preliminary, leadings, forward, foretop, for starters, out front, foreparts, former, anteing, foreship, original, in limine, prow, in the beginning, antes, anticus, ahead, initiatory, firsts, anted, prelusive, anting, cephalad, fores, leading, premier.
Fore zıt anlamlı kelimeler, Fore kelime anlamı
Rear : Arka. Şahlanmak. Arkadaki. Beslemek. Dikmek. Kaldırmak. Yükseltmek. Yükselmek. Geri. Art.
Aft : Gerisinde. Arka taraf. Kıça doğru (gemi). Geri. Kıç tarafta (gemi). Geriye doğru. Arkasında. Kıça doğru. Kıçta. Kıçta (gemi).
Fore ingilizce tanımı, definition of Fore
Fore kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Opposed to aft, after, back, behind, etc. The fore part of the day. Forward. Anterior. Earlier. Before. Method of proceeding. Journey. The fore and of a wagon. Opposed to back or behind. Being or coming first, in time, place, order, or importance. The front. Hence, that which is in front. Sometimes written `fore as if a contraction of afore or before. Toward the front. The future. As, the fore part of a garment. Advanced, as compared with something else. Antecedent. Way. Preceding. In the part that precedes or goes first.

Bu kısımda Fore kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fore ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fore anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fore ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.