At the outset türkçesi At the outset nedir

At the outset ile ilgili cümleler

English: You should have mentioned it at the outset.
Turkish: Öncelikle ondan bahsetmeliydiniz.

At the outset ingilizcede ne demek, At the outset nerede nasıl kullanılır?

At : Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır. A. Üzerinde. E. De. Ya. Yanında. Bir hareketin hedefini gösterir. Hatta.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Outset : Baş. İçeri. Dışa doğru. Başlangıç.

At the back : Geride. Arkada.

At the back door : El altından. Hileyle. Gizlice.

At the door : Kapıda.

At the crossroads : Dönüm noktasında.

At the best : En iyisi. En iyimser olasılıkla. En iyi ihtimalle. En iyi durum.

At the crack of dawn : Gün ağarırken. Tan vakti. Sabah sabah. Şafak sökümünde. Karga bokunu yemeden. Sabahın köründe. Gündoğumu sırasında. Sabahın ilk ışığında.

At the beginning : Başlangıçta. Başlarda.

İngilizce At the outset Türkçe anlamı, At the outset eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak At the outset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Originally : Kökensel olarak. Orijinal olarak. Özgün bir biçimde. Aslında. Aslen. Köken itibarı ile. İlk başta. Orijinal bir şekilde.

Primarily : Esasen. Ağırlıklı olmak üzere. Başlıca. Herşeyden önce. Aslında. Her şeyden önce. En çok.

For starters : Evvela. İlkin. Başlangıç olarak.

Antes : Giriş. Ödemek. Bop. Para vermek. Para koymak. Para sürmek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Ön. Bop (poker).

Principally : Çoğunlukla. En çok. Başlıca. Genellikle. Esas olarak. Asıl. Ekseriyetle. Özellikle.

In preference to : -e tercihen. Tercihen.

Antecedently : Önceden. Geçmişe dayalı olarak. Evvela. Öncel olarak.

At first : İlk zamanlar. Evvela. İlkönce. İlkin. Önceleri.

Agoing : Evvel. Gitmek üzere. Gitme halinde. Gitmeye hazır. Hareket halinde. Giden.

First : Başta gelen. Önde gelen. Mükemmel. İlkönce. Birinci. En büyük.

At the outset synonyms : natively, right off the bat, imprimis, ab ovo, for a kick off, to begin with, for one thing, in limine, back, anting, ago, ere, fore, firstly, first of all, antings, transmitting, before, ante, preemptively, before time, beforehand, anted, at the beginning, fores, preliminarily, basically, first things first, for openers, anteing, fundamentally, initially, avant.