Baki nedir, Baki ne demek

Baki; İsim olarak kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Sürekli
  • Bir şeyden artan (miktar).
  • Öteki.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yeter, kâfi: Bugün çalışmamış bu kadarlık bâki olsun.

Baki isminin anlamı, Baki ne demek:

Sürekli. Bir şeyden artan miktar. Öteki. Baki ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Baki ile ilgili Cümleler

  • Ayın birine kadar bakiyeyi havale edemeyeceğim.
  • “Dünyada zaten ne bakiydi?”
  • Hâlâ bakir misin?
  • Bakire Meryem, İsa'nın anasıdır.
  • Ali hâlâ bakir.
  • O hâlâ bakireydi.
  • Düşündüğüm gibi o bakire!
  • “Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş.”
  • Çoğu bakirenin sağlam bir kızlık zarı vardır.
  • Hâlâ bakire misin?
  • Isaac Newton bakir olarak öldü.
  • “Kale kapısından yalnız birini açık bırakarak bakilerini örmeye başlamışlardı.”
  • Bakireyle evlenmek istiyorum.
  • Böylece müslümanlarin dikkatini yetimlerin bakim ve korumasi üzerine cekti.
  • Sözlükte ve internette sözcüklere bakiyorum

Baki ile ilgili Atasözü veya Deyim

baki kalmak : sürekli, kalımlı olmak bir şeyden artmak.

Baki anlamı, kısaca tanımı

Bakiler : Zonguldak ili, Gökçebey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi

Bakinaz : Sürekli nazlanan, çok nazlı.

Bakindi : Herhalde.

Bakioğlu : Bartın ili, Kozcağız nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Bakir : Cinsel ilişkide bulunmamış (erkek). El değmemiş, kullanılmamış. İşlenmemiş (toprak). Eskimemiş, yıpranmamış, yeni.

Bakilik : Baki olma durumu.

Bakire : Cinsel ilişkide bulunmamış (dişi), kızoğlan, kızoğlankız, erden.

Bakirelik : Bakire olma durumu, erdenlik.

Bakirlik : Kızlık. İşlenmemiş olma durumu.

Bakiye : Artık, artan, kalan, geri kalan şey. Kalıntı. Alacak ve borçlar arasındaki fark.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Yeter : İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi. ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz.

Artan : Bakıyye (bk. kalan). Yarar, fayda. Üstünlük, meziyet, nitelik.

 

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Çalış : Çalma işi.

Bugün : İçinde bulunulan gün. İçinde bulunulan çağ, zaman. İçinde bulunulan gün içinde.

Diğer dillerde Bakışsız düzen anlamı nedir?

İngilizce'de Bakışsız düzen ne demek ? : asymmetrical