Rear türkçesi Rear nedir

Rear ile ilgili cümleler

English: My wife and Mary were in the rear of the aircraft.
Turkish: Karım ve Mary uçağın arkasındaydılar.

English: My mother worked hard in order to rear us.
Turkish: Annem bizi yetiştirmek için çok çalıştı.

English: Please move to the rear of the bus.
Turkish: Lütfen otobüsün arkasına doğru ilerleyin.

English: Firefighters were able to contain the fire to the rear of the building.
Turkish: İtfaiyeciler, yangını binanın arkasında kontrol altına alabildiler.

English: Smokers are asked to occupy the rear seats.
Turkish: Sigara içenlerin arka koltuklarda oturmaları rica edilir.

Rear ingilizcede ne demek, Rear nerede nasıl kullanılır?

Rear admiral : Tuğamiral. Tümamiral.

Rear arch : İç kemer.

Rear area : Geri bölge.

Rear area security : Geri bölge emniyeti.

Rear axle : Arka aks. Arka tekerlekleri ve ayıracı taşıyan dingil ya da bağımsız askı düzenlerinde dingiller dizgesinin tümü. Tahrikli arka diferansiyel. Arka dingil.

Rear end : Kıç. Arka taraf. Arka uç. Popo.

Rear door : Arka kapı.

Rear echelon : Geri kademe. Cephe gerisi karargah.

Rear cover : Bagaj kapağı. Arka kapak.

Rear drive : Arkadan çekiş.

 

İngilizce Rear Türkçe anlamı, Rear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cherish : Şefkat göstermek. Yaşatmak (kalbinde). Sevmek. Gütmek. Hatırasında yaşatmak. Değer vermek. Sevgi ile muamele etmek. Üzerine titremek. El üstünde tutmak.

Breech : Top kuyruğu. Kuyruk (top). Dip. Ters doğum. Bebeğin doğum sırasında ters (ayakları önde) gelmesi. Kıç (argo terim). Kama. Namlunun genelde fişek yatağının da bulunduğu arka ucu. Kama payı boşluğu.

Erect : Dikilmek. İkame etmek. Kurmak. Kalkık. Diken diken. Dimdik. Dik. Dikmek (heykel veya direk vb'ni).

Ramps : Kudurmak. Rampa. Saldırmak. Dolandırıcılık. Köpürmek. Eğik düzey. Eğik yüzey. Dolap. Şahlanma.

Arouses : Uyuyan devi uyandırmak. Canlandırmak. Harekete geçirmek. Canlanmak. Uyanmak. Uyandırmak. Ayaklandırmak. Hayat bulmak.

Sequel : Netice. Sonuç. Arkası. Üst tarafı. Sonra. Bir şeyin devamı. Sekel. Akibet.

Blows : Filizlenmek. Patlatmak. Islık çalmak. Patlamak. Şişirmek. Dalgalanmak. Blow (üflemek). Çıkmak. Nefes vermek.

Being in the ascendant : Yıldızı parlamak. Hükmetmek. İtibar kazanmak.

Engrafts : Aşılamak. Sokmak. Yerleştirmek.

Back space : Gerilet. Bir karakter geri almak. Bir geri almak. Geriletmek.

Rear synonyms : rear back, rise up, depasture, enhances, feed on, ennobled, backsides, posterior, be in the ascendant, breed, hind, bestirring, rampler, engrafting, augments, be a father to, boost, posteriors, construct, reared, backspaces, aggrandize, arouse, care for, advance, backward, feeds, backers, constructs, abolishes, ascended, bestir, arrears.

 

Rear zıt anlamlı kelimeler, Rear kelime anlamı

Head : Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Baştaki. Örtübaşı. Kullanmak. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Basınç yüksekliği. Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Baş ile ilgili. Gövde. Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar.

Front : Davranış. Tiyatro, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Maske. Karşı olmak. Yönelmek. Önemli mevki. -in karşısında olmak. Yol göstermek. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Tavır.

Rear ingilizce tanımı, definition of Rear

Rear kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To raise. To rise up on the hind legs, as a horse. To cause to rise, become erect, etc. As, to rear a monolith. To become erect. That which is behind, or last in order. Hindmost. To elevate. Being behind, or in the hindmost part. As, the rear rank of a company. To lift up. Opposed to front. To place in the rear. The back or hindmost part. To secure the rear of. Early. Soon.