İlk nedir, İlk ne demek

İlk; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı
  • Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni.
  • Birinci olarak, en başta.

"İlk" ile ilgili cümleler

  • "İşte, önüme ilk çıkan kitapçıda, önüme ilk çıkan İngilizce kitaplara bakıyorum." - A. Ağaoğlu
  • "İnsanı insan yapan duyguların ilkidir aşk." - N. Cumalı

Yerel Türkçe anlamı:

İlk, ilk defa

İlk

İlk // ik onca: ilk önce

Diğer sözlük anlamları:

İlkin.

Fransızca'da İlk ne demek?:

proto

İlk hakkında bilgiler

Yavuz Çetin'in 1997 yılında Stop Productions'tan çıkmış ilk albümüdür. Albümdeki tüm parçaların söz-müziği ve düzenlemeleri Yavuz Çetin'e aittir. Albümün prodüktörlüğünü Ercan Saatçi ve Aykut Gürel yapmıştır. Toplamda 14 parçadan oluşan albümün parça listesi şu şekildedir.

İlk ile ilgili Cümleler

  • Bu dili ilk kez duydum.
  • İlk adım çok zordur.
  • Birinin bana böyle bir şey söylemesi bir ilk.
  • İlk adım en zor olanıdır.
  • Şimdiye kadar ilk kez akşam yemeğini ısıttım.
  • Şimdiye kadar ilk kez bir nehri geçtim.
  • Bu, Hasan'ın arayacağı ilk şeylerden biri.
  • İlk adım en önemli adımdır.

İlk tanımı, anlamı:

İlk vuran okçudur : "amaca başkalarından önce ulaşan, işinin ehlidir ve kazançlı çıkar" anlamında kullanılan bir söz.

 

İlk adım : Başlangıç.

İlk ağızda : Önce, öncelikle, ilk iş olarak, her şeyden önce.

İlkbahar : Kuzey yarım kürede mart, nisan ve mayıs aylarını içine alan, 21 Mart-22 Haziran arası zaman aralığı, bahar, erken bahar, evvel bahar, ilkyaz.

İlk bakışta : Görür görmez.

İlk çağ : En eski zamanlardan başlayarak Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküş yılı olan miladi 476'ya kadar süren çağ, antikite.

İlk çeyrek : Basketbolda onar dakikalık bölümlerden birincisi.

İlk devre : İlk yarı.

İlk dördün : Ay'ın, yeni ay evresinden bir hafta sonra yarım daire biçiminde göründüğü evre.

İlk elden : Baştan başlayarak. Dolaysız, aracısız olarak.

İlk gençlik : Deneyimsizlik, toyluk. Ergenlik çağı.

İlk gösteri : Sahneye konulan oyunun ilk temsili, prömiyer.

İlk göz ağrısı : İlk sevilen, âşık olunan kimse. İlk çocuk.

İlkgüz : Eylül.

İlk kanun : Aralık.

İlk mektep : İlkokul.

İlkokul : Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep.

İlköğrenim : İlköğretim.

İlköğretim : Birkaç öğretim basamağından oluşan örgün eğitim sisteminin temel bilgi ve becerileri kazandıran sekiz yıllık ilk basamağı, ilköğrenim, zorunlu öğrenim.

 

İlk önce : Önce, en önce, en başta.

İlk örnek : Örneklik eden biçim veya nesne, prototip.

İlk planda : Önce, en önde. Başlangıçta.

İlk sezi : Bir konuda edinilen ilk ve yalın bilgi.

İlk tasarım : Bir tasarımın hazırlanmış ilk biçimi.

İlk teşrin : Ekim.

İlk yardım : Bu işlemin uygulandığı yer. Kaza, hastalık, yangın, deprem vb. tehlikeli ve ani durumlarda hastaya kesin tedavi öncesi, olay yerinde uygulanan ilk ve ivedi işlem, sıhhi imdat.

İlk yarı : Karşılaşmalarda iki devreden ilki, ilk devre.

İlkyaz : İlkbahar.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse.

En : Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime. Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret.

Başta : Özellikle. İlk olarak.

Diğer dillerde İlk anlamı nedir?

İngilizce'de İlk ne demek? : n. category, class, kind

adj. same; each

pron. each; identical, alike

Fransızca'da İlk : premier/ière, primaire, initial/e, original/e, originel/le, préalable, préliminaire

Almanca'da İlk : adj. anfänglich, ehest, eigentlich, elementar, originär, primär

adv. erst

num. erste

Rusça'da İlk : n. первенец (M)

adj. первый, начальный, первоначальный, изначальный, предварительный, первичный, передовой, первейший, первобытный, низший, заглавный

adv. впервые