Prelusive türkçesi Prelusive nedir

Prelusive ingilizcede ne demek, Prelusive nerede nasıl kullanılır?

Prelusory : Giriş niteliğinde olan. Giriş. Tanıtıcı. Girişte yer alan.

Prelude : Başlangıç yapmak. Giriş yapmak. Peşrev. Prelüd. Giriş tarzı olay. Giriş. Prelüt. Prelüt çalmak. Önoyun. Üvertür.

Preluded : Giriş müziği. Başlangıç yapmak. Başlangıç. Giriş tarzı olay. Prelüt. Peşrev. Üvertür. Prelüd çalmak. Giriş yapmak. Prelüt çalmak.

Preludes : Peşrev. Önoyun. Giriş. Başlangıç yapmak. Giriş tarzı olay. Başlangıç. Prelüt. Giriş yapmak. Prelüt çalmak. Prelüd.

İngilizce Prelusive Türkçe anlamı, Prelusive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prelusive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foreground : Ön plana almak. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. En öndeki görüntü. Önplan. Ön plan. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Önalan.

Commencements : Diploma töreni. Başlama. Bidayet.

Anted : Para koymak. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Önce. Bop (poker). Ödemek. Para sürmek. Giriş. Para vermek. Bop.

Forward : Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Yönlendirme yapmak. Öne. İleriye yönelik. Yönlendirmek. Küstah. Göndermek. Cüretkar. Yollamak. Şımarık.

 

Debut : (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. Sosyal bir alanda ilk beliriş. İlk çıkış (sahneye). Sahneye ilk kez çıkış. Toplum önüne ilk çıkış. Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Sahneye ilk çıkış. İlk beliriş. Sosyeteye ilk tanıtılış.

Birth : Nesil. Kaynak. Veladet. Doğum. Soy. Neşet. Doğuş. Yavrulama.

Foregrounds : Önalan. Ön plana almak. Önplan. Ön plan.

Conceptions : Kavrama. Fikir. Kavrayış. Mefhum. Gebe kalma. Kavram. Anlayış. Düşünce. Algılanma biçimi.

Premier : Baştaki. Birinci. Yeni bir tiyatro oyununun ilk temsili. Bir oyunun seyirci önünde ilk oynanışı. Asıl. Prömiyer. İlk oynanım. Sınıf veya önem bakımından ilk sırada.

Subtle : Çözümü zor. Hilekar. Kurnaz. Hoş. Ustaca yapılmış. İncelikli. Güç algılanan. İnce. İnce bir zekayı yansıtan. Zor.

Prelusive synonyms : cloistered, early, sequestered, fores, big bang, secluded, preliminary, frontal, before time, antes, front, fore, anterior, maiden, original, conception, foregrounded, commencing, anting, antings, commencement, impalpable, doorway, ante, elementary, precursor, anlage, initiatory, cradle, debuts, frontals, anteing, cradles.

Prelusive zıt anlamlı kelimeler, Prelusive kelime anlamı

Palpable : Ortada. Belli. Ele gelir. Apaçık. Gözle görünür. Dokunulabilir. Açıkça. Elle dokunulabilir. Açık. Belirgin.

Public : Umumi. Topluluk oluşturucu ortak çıkarlar çevresinde oluşan ve üyeleri bu ortak çıkarlar konusunda karar birliğine ulaşmak için etkileşimde bulunan toplumsal kesim. Aleni. Devlete ait. Genel. Herkese ait. Halka açık. Ulusal. Bilgisayar, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kamu.

 

Prelusive ingilizce tanımı, definition of Prelusive

Prelusive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Indicating that something of a like kind is to follow. Of the nature of a prelude. Introductory.