Prelude türkçesi Prelude nedir

Prelude ingilizcede ne demek, Prelude nerede nasıl kullanılır?

Preluded : Giriş müziği. Başlangıç yapmak. Peşrev. Giriş yapmak. Prelüt. Üvertür. Başlangıç. Prelüt çalmak. Önoyun. Giriş tarzı olay.

Preludes : Giriş müziği. Başlangıç yapmak. Başlangıç. Prelüt. Önoyun. Üvertür. Prelüt çalmak. Giriş tarzı olay. Giriş yapmak. Peşrev.

Prelusive : Başlangıç. Başlangıca ait. Ön. İlk.

Prelusory : Giriş niteliğinde olan. Girişte yer alan. Giriş. Tanıtıcı.

Prelacies : Piskoposlar. Piskoposluk.

Prelim : Ön sınav. Ön muayene. Yeterlik sınavı.

Prelect : Konferans vermek. Ders vermek.

Prelatess : Piskopos. Yüksek rütbeli papaz.

Prelarva : Prelarva. Yumurta kesesine bağımlı yaşayan larva.

Prelature : Başrahiplik. Piskoposluk.

İngilizce Prelude Türkçe anlamı, Prelude eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prelude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inputting : Bir bilgisayara veri girişi yapma. Giriş yaparak. Giriş yapma.

Preparation : Bir kimyasal özdeğin elde edilmesi için uygulanan süreç. Hazırlama. Anıklama. Hazır ilaç. Sahne çalışmasına geçmeden önce oyunun özüne ve biçimine ilişkin olan ön çalışma. yazarın önemli bir olayı inandırıcı yapabilmek için daha önceden bir olayı ortaya çıkaracak- nedenleri gösteren hazırlığı. Akort yapma. Hazırlık. Preparat. Tedarik. Basur ilacı.

 

Enters : İçeri girmek. Geçirmek. Sokmak. Yazılmak. Katılmak. Buyurmak. İçeriye girmek. Kaydetmek. Sahneye çıkmak. Deftere yazmak.

Prefacing : Ön söz. Önsöz yazmak. Önsözünü yazmak. Mukaddime. -e ile başlamak. Mukaddeme. Önsöz. Önsöz ile başlamak.

Cradle : Kızak (gemi). Sakınmak. Oturak. Büyütmek. Beşikte sallamak. Beşiğe yatırmak. Trapezin oturma yeri. Gemi kızağı. Korumak.

Departure : Ayrılış. Yola çıkma. Gidiş. Kalkış. Ölüm. Geri çekilme. Hareket. Yenilik. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi.

Debut : Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Sahneye ilk kez çıkış. İlk çıkış (sahneye). (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. Sosyal bir alanda ilk beliriş. Toplum önüne ilk çıkış. İlk beliriş. Sosyeteye ilk tanıtılış. İlk defa sahne almak. Sahneye ilk çıkış.

Birth : Doğuş. Doğurma. Tevellüt. Doğum. Kaynak. Nesil. Soy. Sop. Neşet. Dünyaya getirme.

Enter : Kaydolmak. Yazılmak. Girmek. Sahneye çıkmak. Gümrük beyanında bulunmak. Deftere yazmak. İçeri girmek. İçeriye girmek.

Anting : Para vermek. Ödemek. Önce. Para koymak. Ön. Bop. Bop (poker). Para sürmek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para.

Prelude synonyms : chorale prelude, anted, preluded, antings, entered, admittances, antes, start on, fanfare, get going, checking in, foreplay, preludes, advents, anlage, prefaces, overture, entrees, inception, curtain music, make enter, adits, preface, commencement, preparations, doorway, cradles, preliminary, foreplays, da capo, enter into, access, music.

 

Prelude ingilizce tanımı, definition of Prelude

Prelude kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An introductory performance, preceding and preparing for the principal matter. To introduce with a previous performance. To serve as prelude. A preliminary part, movement, strain, etc. Especially (Mus.), a strain introducing the theme or chief subject. To play an introduction or prelude. As, to prelude a concert with a lively air. A movement introductory to a fugue, yet independent. To give a prefatory performance. With recent composers often synonymous with overture. To play or perform a prelude to.