Debut türkçesi Debut nedir
- İlk beliriş.
- (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak.
- İlk defa sahne almak.
- Sosyal bir alanda ilk beliriş.
- Sahneye ilk kez çıkış.
- Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi.
- Sahneye ilk çıkış.
- Sosyeteye ilk tanıtılış.
- Başlangıç.
- Toplum önüne ilk çıkış.
- İlk çıkış (sahneye).
Debut ile ilgili cümleler
English: The actress made her debut when she was eight.
Turkish: Aktrist sekiz yaşındayken ilk kez sahneye çıktı.
English: Ali became popular among teenagers as soon as he made his debut on the screen.
Turkish: Ali ilk kez sahneye çıkar çıkmaz gençler arasında popüler oldu.
English: Her debut was the biggest social event of the season.
Turkish: Onun sahneye ilk çıkışı mevsimin en büyük sosyal olayı idi.
Debut ingilizcede ne demek, Debut nerede nasıl kullanılır?
Debutant : İlk oyununu oynayan aktör. Sosyeteye ilk kez tanıtılan delikanlı.
Debutante : Sosyeteye ilk defa çıkan kız. Sosyeteye ilk kez çıkan genç kız. İlk oyununu oynayan aktris. Sosyeteye ilk kez tanıtılan genç kız. Sosyeteye ilk defa giren kız.
Debutantes : Sosyeteye ilk defa giren kız. Sosyeteye ilk kez çıkan genç kız. Sosyeteye ilk defa çıkan kız. Sosyeteye ilk kez tanıtılan genç kız. İlk oyununu oynayan aktris.
Debutants : Sosyeteye ilk kez tanıtılan delikanlı. İlk oyununu oynayan aktör.
Debuting : İlk defa sahne alma.
Debug window : Hata ayıklama penceresi.
Debuts : Sosyeteye ilk tanıtılış. Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. İlk çıkış (sahneye). Sahneye ilk kez çıkış. Sahneye ilk çıkış. Başlangıç. İlk defa sahne almak. (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. Toplum önüne ilk çıkış. İlk beliriş.
Debug fax process : Faks işlemlerinde hata ayıkla.
Debug monitor : Hata ayıklama izleyicisi. Hata ayıklama gözcüsü. Hata ayıklama monitörü.
Debug : Hata gidermek. Onarmak. Ayıklamak. Kusurlarını gidermek (bir aygıt veya sistemin). Hata ayıklama. Yanlış ayıklamak. Gizli dinleme aygıtını sökmek. Hatasızlaştırmak. Hata ayıklamak.
İngilizce Debut Türkçe anlamı, Debut eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Debut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cradles : Gemi kızağı. Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları. Beşik. Kızak (gemi).
Induction : Resmen göreve başlatma. Neden olma. İrgitim. Tetikleme. Özelden genele, tikelden tümele giderek ya da olguların gözleminden genelliklere vararak bilgi üretme yöntemi. Biyoloji, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir çevrimden geçen mıknatıssal akının değiminin, o çevrimde uyardığı yük-süren kuvvet, anlamdaş doğuşum. Herhangi bir olayı başlatma, belli bir etken yardımıyla herhangi bir olayın başlamasına neden olma. bakteri hücrelerinde substrat varlığında o substrata özgü enzim veya enzimlerin üretiminin artması. düzenleyici bir proteinin etkinliğini değiştirmek için bir genin ekspresyonundaki artış. anesteziye giriş, anestezinin başlangıç evresi. Bir molekülde bulunan kümenin yakınına ucaylı bir küme katarak, elektron düzenini ve kimyasal tepkenliğini değiştirme. İndükleme.
Commencement : Diploma töreni. Başlama. Bidayet.
Entry : Yarışmacı. Antre. Girme. Geçit. Girişimin tüm ya da bazı çalışmalarını kapsayan ya da tanıtlayan, bir işelmi, bir sayışımı, kapsayan yazılık ya da belge. Girdi. Giriş yeri. Kalem. Katılma. Küçük bağlantı odası.
Introduce : Ortaya koymak. Uygulamaya koymak. Sunmak. Lanse etmek. Tanıştırmak. Göstermek. Başlamak. Öğretmek. İçeri sokmak. Uygulamak.
Birth : Soy. Veladet. Nesil. Doğurma. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Doğuş. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Tevellüt. Neşet.
Innovate : Değişiklikyapmak. Yenilik yapmak. Değişiklik yapmak. Yenilik çıkarmak. Yenilik getirmek.
Anlage : Bir organ oluşmadan önceki hücre topluluğu. Taslak. Bir organ veya bölümün ilk fark edilebilir taslağı. Kaynak.
Cradle : Yetiştirmek. Özenle kucaklamak. Oturak. Kızak (gemi). Beşiğe yatırmak. Trapezin oturma yeri. Gemi kızağı. Kızak gemi. Sakınmak. Beşik.
Introduction : Yaygın ortaklık kuruluşları için, kurucularınca anamalın tümünü oluşturmak için verilen her çeşit başlangıç anamalı, (para, pay belgiti, borç ve alacak belgitleri, döşeme, demirbaş, bina ve benzeri mallar). Önanamal. Girizgah. Tanıtım. Önsöz. Giriş. Tanıştırma. Tanışma. Kılavuz kitap. Takdim.
Debut synonyms : product introduction, first appearance, ushering in, commencing, beginning, launching, doorway, conception, naturalization, da capo, start, commencements, conceptions, debuts, unveiling, naturalisation, departure, big bang.
Debut zıt anlamlı kelimeler, Debut kelime anlamı
Finish : Sonuçlandırmak. Sona erdirmek. Atletizm, gitar alanlarında kullanılır. Tamamlamak. Rötuş yapmak. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi. Yıkmak. Bitirmek. Sona ermek. Varış.

Bu kısımda Debut kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Debut ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Debut anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Debut ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.