Başlama nedir, Başlama ne demek

  • Başlamak işi

Yerel Türkçe anlamı:

Giyim kuşam hakkında baştan ayağa. || başlama elbise etmek

Biyoloji'deki anlamı:

RNA sentezinin başlaması.

Hayvan davranışında bir uyartıya bir davranışla verilen cevap.

Bilimsel terim anlamı:

İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması.

[Bakınız: baş]

İngilizce'de Başlama ne demek? Başlama ingilizcesi nedir?:

start, kick-off, initation

Başlama kısaca anlamı, tanımı:

Başlama atışı : Basketbolda oyuna başlarken topun hakem tarafından havaya atılması. Voleybol, tenis ve masa tenisi oyunlarında ilk servis.

Başlama meridyeni : Boylamların hesabında başlangıç olarak kabul edilen meridyen.

Başlama vuruşu : Futbolda oyuna ilk başlamada veya her golden sonra topu orta yuvarlağın merkezinde yeniden oyuna sokmak için yapılmış olan vuruş, santra.

Başlamak : Görünmek. Etkisini göstermek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Bir işe girişmek, harekete geçmek. Çalışır, işler, yürür duruma girmek.

Lafa başlamak : Söze başlamak.

Sıfırdan başlamak : En baştan, hiçbir şeye sahip olmadan bir işe girişmek.

Söze başlamak : Konuşmaya başlamak, bir konuya girmek.

Başlama çizgisi : "Orta çizgi"nin ikişer metre sağında ve solunda, yarışmacıların vuruşmaya başlamadan önce yer aldıkları çizgi. Ağın iki yanında, ağa koşut olarak 6.40 m. uzaklıkta çizilen ve başlama alanını sınırlayan çizgilerin her biri. Çift oyununda masayı yan çizgilere koşut olarak iki eşit bölüme ayıran 3 cm. genişliğindeki ak çizgi.

 

Başlama değişimi : İlk beş sayıdan sonra başlama atışı hakkının karşılayan oyuncuya geçmesi; sayıların yirmişer olması durumunda başlama atışı her sayıda değişir.

Başlama durumu : Bir oyunun rengini, havasını seyircilerin önüne serecek ilk durum. bk. Serim.

Başlama duruşu : Mindere çıkan iki güreşçinin güreşe başlamadan önce minderin iki yakasında yüzyüze durmaları.

Başlama duruşu : Alıştırmanın türüne göre vücut bölümlerinin aldığı ilk hazırlık duruşu.

Başlama düdüğü : Hakemin, karşılaşmanın başladığını bildirmek üzere düdük çalması.

Başlama düzenleyicisi : Boşalmanın başlaması için gerekli ön koşulları yaratan aygıt.

Başlama elektrotu : Boşalmanın başlamasına yarayan yardımcı elektrot.

Başlama faktörü : Protein sentezinin başlangıcında nıRNA' nın ribozoma bağlanmasını sağlayan birkaç yardımcı protein. Faktör F. Prokaryotlarda IF, ökaryotlarda elF ile gösterilir.

Başlama gerilimi : Boşalmalı bir lambanın elektrotları arasında boşalmayı başlatmak için gerekli en düşük elektrik gerilimi. Bir ses çıkarmağa hazırlanırken örgenlerin aldığı ilk boğumlama durumu.

Başlama ile ilgili Cümleler

  • Başlamadım.
  • Başlamak için dürüst olmalısın.
  • Bu muhtemelen başlamak için kötü bir yol.
  • Başlamadık.
  • Bir yerde başlamak zorundasın.
  • Başlama zamanı.
  • Okulun başlamasını bekleyemem.
  • Başlamak için endişeliyim.
  • Başlamak bitirmenin yarısıdır.
  • Artık toplantıya başlamamız gerekmiyor mu?
  • O görünene kadar parti başlamayacak.
  • Şimdi yemeye başlamak üzereydik.
  • Başlamak her zaman zordur.
  • Kış yeni yeni yüzünü gösterdi, ama zemheri ve kocakarı soğukları başlamadı daha.
 

Diğer dillerde Başlama anlamı nedir?

İngilizce'de Başlama ne demek? : adj. commencing, inceptive, starting, connecting

n. start, beginng, starting, go off, inception, initiation, kickoff, launching, onset, outbreak, throwoff

Fransızca'da Başlama : début [le]

Almanca'da Başlama : n. Ansatz, Antritt, Aufgang, Aufkommen, Debüt, Einbruch, Inangriffnahme

Rusça'da Başlama : n. завязывание (N), инициализация (F), интродукция (F), наступление (N)