Engelli nedir, Engelli ne demek

Engelli; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Engeli olan, mânialı
  • Vücudunda eksik ya da kusuru olan.

"Engelli" ile ilgili cümleler

  • "Hastalıktan ötürü engelliler bir yana, hep susan bir insan tasarlamaya yetmiyor hayal gücüm." - N. Uygur

Osmanlıca Engelli ne demek? Engelli Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

ârızalı

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Tokat ili, Doğanyurt bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa şehri, Viranşehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Engelli hakkında bilgiler

Engelli, yaralanma ya da fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlık nedeniyle bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlanan (kişi). Engeller doğuştan gelebilir veya sonradan geçirilen hastalıklar veya kazalar sonucu ortaya çıkabilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması'na göre engelli olma hâli için yeti yitimi terimi kullanılır. Engelliler; vücudun duyusal, işlevsel, zihinsel ve ruhsal farklılıkları öne sürülerek; toplumsal veya yönetimsel tutum ve tercihler sonucu, yaşamın birçok alanında kısıtlama ve engellerle karşılaşabilirler.

Türkçede yeti yitimini tanımlamak için sakat, çürük, özürlü ve malul gibi çok çeşitli sözcükler kullanılır. Bunların bir kısmı engelli toplumu tarafından incitici bulunsa da zaman zaman resmî yayınlarda dahi yer alır. Örneğin askere elverişli olmama durumunu belirtmekte kullanılan çürük sözcüğüne çeşitli askerî belgelerde rastlanır. Türkiye'de özürlü sözcüğünün resmî kullanımı bir yasa ile iptal edilmiştir.

 

Engellilerin en büyük problemlerinden biri, sosyal çevrenin bireye yaklaşma biçimidir. Hafif engelli durumda olanlar kendi özel ihtiyaçlarını (yemek,tuvalet vs.) karşılayabilirler. Ağır engelliler ise özel veya yaşamsal ihtiyaçlarını ancak bir başkasının yardımıyla karşılayabilirler.

Genel hatlarıyla ele alınırsa 3 ana türde engellilik durumu söz konusudur. Vücudun bütünselliği anlamındaki bir engelin dolaylı olarak birçok farklı ve değişik şekillerde bireye engeller oluşturduğu görünmektedir.

Engelli ile ilgili Cümleler

  • Suçsuzları, suçlu gibi engelliyorsunuz.
  • Burada eskiler dışında yeniler hatalarında hemen günahına giriliyor. Onları engelliyorlar bile.
  • Engelli insanlar acınmaya katlanamaz.
  • Engelli insanlara yardım etmekten gerçekten hoşlanırım.
  • Adaleti engelliyorsun.
  • Sıcaklık benim uyumamı engelliyor.
  • Burada sigara içmemi engelliyor musun?
  • Engelli misin?
  • Engelli vatandaşlarımızın hisleri çok fazla gelişmiştir.
  • Kötü hava benim gitmemi engelliyor.
  • Daha cümle eklememiş olanları bile engelliyorsunuz, işte siz busunuz.
 

Engelli anlamı, tanımı:

Engel : Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap.

Engelli koşu : Belirli aralıklarla konmuş, değişik yükseklikteki on çitli engelin üzerinden aşılarak sürdürülen koşu.

Görme engelli : Görme duyusu olmayan (kimse), görmez, gözsüz, kör, âmâ.

Konuşma engelli : İşitemediği için söz söyleme alışkanlığı edinememiş (kimse).

Engellilik : Engelli olma durumu.

Görme engellilik : Görme engelli olma durumu, körlük, âmâlık.

Mani : Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı.

Eksik : Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

Kusur : Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.

Yaralanma : Yaralanmak işi.

Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.

Zihinsel : Zihinle ilgili, zihnî.

Rahatsızlık : Rahatsız olma durumu, tedirginlik. Hastalık.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Engelli denge yürüyüşü : Üstünde aşılması gereken türlü engeller bulunan sınırlı dayanak yüzeylerinde yürüme.

Engelli kır koşusu : Çeşitli toprak yollarda yapılan engelli koşu.

Engelli koşucu yetki belgesi : Çiftekerle engelli kır koşusu yapanlara verilen yetki belgesi.

Engelli koşucusu : Engelli çifteker yarışlarına katılan koşucu.

Engelli koşular : Belirli aralıklara konmuş, değişik yükseklikteki on çitli engelin üzerinden aşılarak sürdürülen koşular. Bu koşular uzaklıklarına göre üç ana dala ayrılırlar: 110 m.-440 m. engelli koşular. 220-300 m. engelli koşular. 100 m. bayanlar arası engelli koşular.

Engellilik indirimi : Çalışma gücünü belli oranlarda kaybetmiş emekçilere sakatlık derecelerine göre uygulanan bir tür vergi indirimi.

Diğer dillerde Engelli anlamı nedir?

İngilizce'de Engelli ne demek? : adj. disabled

n. obstacle, barrier, bar, barricade, difficulty, drawback, handicap, hurdle, balk, barrage, baulk, block, check, clog, countercheck, counterwork, cramp, crimp, dam, determent, discouragement, disincentive, drag, encumbrance, entanglement, fence

Fransızca'da Engelli : d'obstacles

Almanca'da Engelli : adj. beschrankt