Debuting türkçesi Debuting nedir

  • İlk defa sahne alma.

Debuting ingilizcede ne demek, Debuting nerede nasıl kullanılır?

Debut : Başlangıç. İlk beliriş. Sahneye ilk kez çıkış. Sosyal bir alanda ilk beliriş. Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Sosyeteye ilk tanıtılış. İlk defa sahne almak. Sahneye ilk çıkış. (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. Toplum önüne ilk çıkış.

Debutant : Sosyeteye ilk kez tanıtılan delikanlı. İlk oyununu oynayan aktör.

Debutante : İlk oyununu oynayan aktris. Sosyeteye ilk defa çıkan kız. Sosyeteye ilk kez tanıtılan genç kız. Sosyeteye ilk defa giren kız. Sosyeteye ilk kez çıkan genç kız.

Debutantes : Sosyeteye ilk defa çıkan kız. Sosyeteye ilk kez çıkan genç kız. Sosyeteye ilk kez tanıtılan genç kız. Sosyeteye ilk defa giren kız. İlk oyununu oynayan aktris.

Debutants : Sosyeteye ilk kez tanıtılan delikanlı. İlk oyununu oynayan aktör.

Debuts : İlk beliriş. Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Başlangıç. Toplum önüne ilk çıkış. Sahneye ilk kez çıkış. Sahneye ilk çıkış. İlk defa sahne almak. (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. İlk çıkış (sahneye). Sosyeteye ilk tanıtılış.

Debugger : Hata bulucu. Programlama hatalarını düzelten program. Bir kaynak kodunda yazılım hatası bulmak için kullanılan program (bilgisayar). Hata düzeltme programı. Hata düzelticisi. Çapar ayıklama programı. Yanlış ayıklayıcı. Hata ayıklama. Hata ayıklayıcı.

 

Debug fax process : Faks işlemlerinde hata ayıkla.

Debugged : Tamir etmek. Hatası ayıklanmış. Onarmak. Dinleme cihazlarından arındırmak.

Debug window : Hata ayıklama penceresi.

İngilizce Debuting Türkçe anlamı, Debuting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debuting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deactivation : Etkinlik giderme. Bir ortamda tepkimeye neden olan etkin bileşenin niteliğinin güçsüzleştirilmesi ya da niceliğinin azaltılması. Etkisizleştirme. Etkizleştirme. Etkinliğin kaldırılması. Etkinsizleştirme. Deaktivasyon.

Exposure : Ekspozür. Açığa çıkarma. Bırakma. Poz. Cephe. Kare. Ortada bırakma. Maruz kalma. Açıkta bırakma. Fotoğraf plaklarının, resmi alınacak cisme gösterilip tekrar kapatılması; ırakgörüre yerleştirilmiş plak kapağının açılıp resmin çekilmesi ve kapağın yeniden kapatılması.

Termination : İptal. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Sonek. Sonlandırma. Uçlandırma. Hukuk, gramer, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tahdit. İşletme ekleri. Son hece. Bozma.

 

Conclusion : Sonuç bölümü. Karar. Vargı. Nihayet. Son. Ceza. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Kanı. Yargı.

Ending : Sonuç. Sonek. Sona erme. Oyunun son sahnesi. Baş. Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm. Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim. Çözüm sahnesi. Bitirme. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb.

Repudiation : İnkar etme. Tanımama. Borçları reddetme. Red. Kabul etmeme. Reddetme. Boşama. Yadsıma. İnkar. Borçları ödemeden kaçınma.

Debuting zıt anlamlı kelimeler, Debuting kelime anlamı

Activation : Hareketlendirme. Bir öğecik çekirdeğinin, uygun bir ışınımla dövülerek ışımetkin duruma getirilmesi. Uygulama. Etkinleşme. Etkilenim. Etkinleştirme. Görevlendirme. Canlandırma. Harekete geçirme.

Honorable : Onurlu. Yüce. Sayın. Namuslu. Muhterem. Saygın. Şerefli. İtibarlı. Saygıdeğer.