Debutant türkçesi Debutant nedir

  • İlk oyununu oynayan aktör.
  • Sosyeteye ilk kez tanıtılan delikanlı.

Debutant ingilizcede ne demek, Debutant nerede nasıl kullanılır?

Debutante : Sosyeteye ilk defa giren kız. Sosyeteye ilk kez çıkan genç kız. İlk oyununu oynayan aktris. Sosyeteye ilk kez tanıtılan genç kız. Sosyeteye ilk defa çıkan kız.

Debutantes : İlk oyununu oynayan aktris. Sosyeteye ilk defa çıkan kız. Sosyeteye ilk defa giren kız. Sosyeteye ilk kez çıkan genç kız. Sosyeteye ilk kez tanıtılan genç kız.

Debutants : Sosyeteye ilk kez tanıtılan delikanlı. İlk oyununu oynayan aktör.

Debut : Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. Sahneye ilk çıkış. İlk beliriş. Sosyeteye ilk tanıtılış. Sahneye ilk kez çıkış. Toplum önüne ilk çıkış. (müzisyen vb) ilk defa halkın karşısına çıkmak. İlk çıkış (sahneye). Başlangıç. İlk defa sahne almak.

Debuting : İlk defa sahne alma.

Debugged : Onarmak. Tamir etmek. Dinleme cihazlarından arındırmak. Hatası ayıklanmış.

Debugger : Hata düzeltme programı. Bir kaynak kodunda yazılım hatası bulmak için kullanılan program (bilgisayar). Çapar ayıklama programı. Programlama hatalarını düzelten program. Hata ayıklayıcısı. Hata ayıklayıcı. Yanlış ayıklayıcı. Hata ayıklama. Çapar programı.

Debuggable : Hatası ayıklanabilir. Yazılım hataları ayıklanabilir. Hataları yok etmek ve programı dikkatle kontrol etmek için kontrollü ve aşamalı bir şekilde çalıştırılabilir (özel derleyici kullanarak) (yazılım).

 

Debug code pane : Ayıklama kodu bölmesi.

Debugger breakpoint : Hata ayıklayıcı bekleme sınırı. Hata ayıklama denetim noktası.

İngilizce Debutant Türkçe anlamı, Debutant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Debutant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Woman : Hatun. Hanım. Metres. Kadın. Bayan. Kadınlar. Zenne. Gaco. Karı. Kancık.

Thinner : Seyreltici. İnce. Tiner. Daha ince. İnceltici. Sulandırıcı.

Diluent : Sulandırıcı madde. Seyrelti. Eritici. İnceltici. Seyreltken. Bir özdeğe eklenerek onun yığınsal oylumunu ya da kütlesini artıran, çözünen özdeğin derişiminin azalmasını sağlayan ve tepkime vermeyen bir sıvı ya da katı. Seyreltici. Çözücü. Sulandırıcı.

Deb : Borç. Bkz.debutante. Sosyeteye ilk kez takdim edilen genç kız. Sosyeteye ilk kez davet edilen kız.

Adult female : Erişkin kadın.

Agent : Temsilci. Mümessil. Aracı olarak başkasına mal satmakla görevlendirilen kişi veya işletme. Bir koşul ya da bir durumun oluşumuna, bir sürecin gidişine etkide bulunan öğe. Gizli ajan. Bir kimsenin, ya da bir ortaklığın kimi işlerini gören kişi. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Vekil. Vasıta. Gümrük işgüderi.

Debutant zıt anlamlı kelimeler, Debutant kelime anlamı

Man : Erkek. İnsan. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam vermek. Adam yerleştirmek. Adam. Yeterince insan olmak. Belirli bir iş için yeterince insan olmak. Görev yapmak. Adam atamak.