Ending türkçesi Ending nedir

  • Sonuç.
  • Sonek.
  • Baş.
  • Çekim eki.
  • Çözüm sahnesi.
  • Ecel.
  • Fiil ve ad kök veya gövdelerine zaman ve şahıs kavramını yüklemek için kullanılan ek: || tek. şah. -di-m (bil-di-m), -im (öğrenci-y-im) tek. şah. -di-n (bil-di-n), -sin (öğrenci-sin) tek. şah. -di (bil-di), (öğrenci, öğrenci-dir) çokl. şah. -di-k (bil-di-k), -iz (öğrenciy-iz) çokl. şah. -di-niz (bil-di-niz), -sin-iz (öğrenci-sin-iz) çokl. şah. -di-ler (bil-di-ler -ler, -dir-ler (öğrenciler, öğrenci-dirler) vb.
  • Gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Fiil çekimi eki.
  • Son.
  • .
  • Takı.
  • Çözüm.
  • Oyunun son sahnesi.
  • Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm.
  • Nihayet.
  • Bitiş.
  • Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim.
  • Bitirme.
  • Oyun konusunun tamamlanıp sonuca ulaştırıldığı sahne.
  • İşletme ekleri.
  • Bir filmin sona erişini gösteren, filmin sonunda yer alan görüntüler; bu görüntülerin ortaya koyduğu belirli durum.
  • Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb.
  • Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb.
  • Ölüm.
  • Sona erme.
 

Ending ile ilgili cümleler

English: The European Union is set up with the aim of ending the frequent and bloody wars between neighbours, which culminated in the Second World War.
Turkish: Avrupa Birliği, ikinci dünya savaşı ile sonuçlanan sık ve kanlı komşu devletler arasındaki savaşları bitirme amacıyla kuruldu.

English: He talked about ending the war in Korea.
Turkish: Kore'deki savaşa son verme hakkında konuştu.

English: I can't help but feel like the ending of Breaking Bad was ridiculously rushed, still an amazing show but it could've been better.
Turkish: Kendimi Breaking Bad'in sonunun gülünç bir şekilde aceleye getirildiğini düşünmekten alıkoyamıyorum - yine de çok güzel bir dizi ama daha iyi olabilirdi.

English: I didn't like the ending of that movie.
Turkish: O filmin sonunu sevmedim.

English: A good beginning makes a good ending.
Turkish: İyi başlayan iyi biter.

Ending ingilizcede ne demek, Ending nerede nasıl kullanılır?

Ending at : Bitiş.

 

Ending inventory : Kapanış stoğu. Cari rapor edilen sayım döneminin sonunda envanter stok miktarı.

Ending with : İle biten.

Never ending story : Sonu gelmeyen hikaye. Sonu olmayan hikaye.

Abnormal ending : Olağandışı sonlanma. Olağandışı bitiş.

Nerve ending : Periferal sinir sisteminin duygu veya motor sinirlerinin periferal bir organda sonlanan dallanmış ucu. Sinir ucu.

Plural ending : Çokluk eki. Adlarda ve zamirlerde aynı türden birden çok varlıkları anlatmak için; fiillerde, fiilin gösterdiği oluş ve kılışı yapanın, yani şahsın çokluk olduğunu göstermek için kullanılan özel ekler: ağaç+lar, çiçek+ler, oda+lar, bey+ler, okul+umuz, bahçe+lerimiz, çocuk+ları+mız; biz+ler, on+lar, anlattı-k, anladı-nız, geliyor-uz, gitmeli-y-iz, gidecek-ler vb.

Axon ending : Akson ucu. Motor sinirlerin efektör organlar üzerinde biten uçları; nöron ile nöronun temas ettiği hücre arasındaki yüzeyi genişletmek üzere gelişmiş yapılar. Nöronla nörönun temas ettiği hücre arasındaki yüzeyi genişletmek üzere gelişmiş, motor sinirlerin efektör organlar üzerinde biten uçları.

Case ending : Takı. Durum takısı. Adların birbirleri veya fiillerle olan geçici ilişkilerini belirleyen, durum gösterme kavramını karşılamak üzere aldıkları eklerdir. türleri ve örnekleri için bk. ad çekimi. Ad çekimi ekleri. İsim çekim eki. Ad durumunu belirten ek. Hal takısı (dilbilgisi terimi).

Happy ending : Mutlu son.

İngilizce Ending Türkçe anlamı, Ending eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ending ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Solution : Çare. Çözelti. Halletme. Çıkar yol. İzah. Bir ya da daha çok sıvı ya da katının tekdüze dağılmış özdeciklerini içeren bir sıvı ya da katı ortamdan oluşan karışım, anlamdaş eriyik. Eriyik. Erime. Solusyon. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Graduation : Mezun olma. Derecelere ayırma. Sınıflandırılma. Mezuniyet. Mezuniyet töreni. Diploma töreni. Sınıflandırma. Derecelendirme. Derece işareti.

Fade : Açmak. Zayıflamak. Solmak. Güçten düşmek. Soldurmak. Rengi solmak. Unutulup gitmek. Zincirleme eylemi. Gözden kaybolmak. Kaçmak.

Suffixes : Sonekler. Tutaçlar.

Shift : Yer değiştirme. Vardiya. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir bilgi birimindeki öğeleri (ikilleri, sayamakları, damgaları) sola ya da sağa doğru taşıma, bk. aritmetiksel kaydırma, mantıksal kaydırma. (araçtaki yük) bir tarafa kaymak. Değişme. Geçirmek (bir yerden başka bir yere). Devirmek (içki). Yerini değiştirmek.

Breakup : Çöküş. Bozuşma. Çözülüm. Ayrılma. Kırılma. Parçalanma. Bozulma. Dağılma.

Garnitures : Süs. Garnitür.

Deceases : Vefat. Cavlağı çekmek. Hayatını teslim etmek. Ölmek. Vefat etmek. Cartayı çekmek. Ölme.

Healers : Şifacı. Çare. İnsanları iyileştirdiğini öne süren kişi. İyileştirici. Üfürükçü. İyileştirici şey. Tedavi. Doktor.

Ending synonyms : putting to death, inflectional ending, drug withdrawal, inflectional suffix, tone ending, endings, suffixed, epilogue, at last, sack, departure, discontinuation, dies, abolishment, terminals, exterminating, backwash, after all, child, capital, colours, depletions, at long last, cen, aftermath, termination, denouncement, corollaries, resolution, cusp, defunctness, postfix, postfixing.

Ending zıt anlamlı kelimeler, Ending kelime anlamı

Continuance : Kalıcılık. Bir süreç ya da gidişin aralıksız süregelmesi. Kesiksizlik. Süre. Devam. Uzatma. Temdit. Erteleme. Devam etme. Sürüp gitme.

Continuation : Devam etme. Sürdürme. Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para. Uzatma. Devam. Arka. Sürme. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Zeyil. İdame.

Activation : Harekete geçirme. Devreye girme. Bir öğecik çekirdeğinin, uygun bir ışınımla dövülerek ışımetkin duruma getirilmesi. Etkilenim. Hareketlenme. Aktifleştirme. Hizmete sokma. Uygulama. Etkinleşme.

Ending antonyms : monetization, beginning, victory, defeat.

Ending ingilizce tanımı, definition of Ending

Ending kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Termination. Concluding part. Result. Conclusion. Death. Destruction.