Fade türkçesi Fade nedir

  • Unutulup gitmek.
  • Zayıflamak.
  • Karartmak.
  • Solmak.
  • Zincirleme eylemi.
  • Güçten düşmek.
  • Sıvışmak.
  • Rengi solmak.
  • Açılma - kararma.
  • Zincirlemek.
  • Kaçmak.
  • Gözden kaybolmak.
  • Zayıflatmak.
  • Gevşemek.
  • Açmak.
  • Rengi atmak.
  • Uçmak.
  • Bir çekimin yavaş yavaş karanlıktan aydınlığa çıkıp görüntülerin belirmesi ya da bunun tersine, görüntülerin yavaş yavaş kararıp yitmesi, bu iki durumun birbirini izlemesi.
  • Soldurmak.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Fade ile ilgili cümleler

English: Old soldiers never die, they simply fade away.
Turkish: Yaşlı askerler asla ölmez, onlar sadece kaybolur.

English: Old soldiers never die, they just fade away.
Turkish: Yaşlı askerler asla ölmezler, onlar sadece yavaş yavaş ortadan kaybolurlar.

English: Flowers soon fade when they have been cut.
Turkish: Çiçekler koparıldığında kısa sürede soldu.

English: Ali is wearing a faded blue shirt.
Turkish: Ali soluk bir mavi gömlek giyiyor.

English: Ali only has one faded photograph of grandfather.
Turkish: Ali sadece büyükbabasının soluk bir fotoğrafına sahip.

Fade ingilizcede ne demek, Fade nerede nasıl kullanılır?

Fade away : Unutulup gitmek. Yavaş yavaş yok olmak. Sönmek. Ortadan kaybolmak. Yok olmak. Solmak. Canlılığını yitirmek. Rengi atmak. Gözden kaybolmak.

 

Fade down : Sesi kıs. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sesin gürlüğünün azaltılması için verilen komut.

Fade in : Işık parlaması. Yavaş yavaş görünmek. Işıkların parlaklık derecesini yavaş yavaş artırmak. Işıkları parlatmak. Görünür olmak. Güçlenme. Azaltmak. Görüntü ve sesin yavaş yavaş görülmesi ve duyulması. Işığın yavaş yavaş yükseltilmesi.

Fade in black : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir çekimin, aydınlıktan başlayıp gittikçe karanlıklaşarak görüntülerinin yitmesine dayanan noktalama çeşidi. açılmanın karşıtı. tv. aynı sonucun televizyonda sağlananı. Kararma.

Fade made camera shutter : Örtücüyle açılma-kararma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Değişir örtücüyle gerçekleştirilen açılma ve kararma.

Iris fade in fade out : Noktalı açılma ile kararmanın ya da bunun tersinin birlikte olması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Noktalı açılma - kararma.

Fade through black : Soldur.

Iris fade in : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir çekimin, ufacık bir noktadan başlayarak gittikçe büyüyen bir çember biçiminde açılması, sonunda bütün görüntülüğü kaplayan görüntüye dönüşmesi. noktalı kararmanın karşıtı. Noktalı açılma.

Do a fade out : Toz olmak. Defolup gitmek.

Fade out : Kararmak. Zayıflama. Bir çekimin, aydınlıktan başlayıp gittikçe karanlıklaşarak görüntülerinin yitmesine dayanan noktalama çeşidi. açılmanın karşıtı. tv. aynı sonucun televizyonda sağlananı. Zayıflayıp kaybolmak. Görüntü ve sesin yavaş yavaş kaybolması. Kararma. Işık solması. Yavaş yavaş gözden kaybolmak. Işığın yavaş yavaş azalması. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Fade Türkçe anlamı, Fade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blacked out : Sahnedeki ışıkları kapatmak. Bayılmış. Elektrikler kesilmek. Bilgiyi gizlemek. Gözleri kararmış. Sansürlenmiş. Elektrik kesilmek. Karartılmış. Işıklar gitmek.

Bedim : Donuklaştırmak. Belirsizleştirmek.

Pales : Kazık çakmak. Solgun. Sönük kalmak. Soluk. Kazığa oturtmak. Sarartmak.

Evanescing : Çabuk unutulma. Zail olma. Kaybolma. Kısa zamanda silinip gitme. Buharlaşma. Yavaş yavaş gözden kaybolma. Yok olmak. Silinmek.

Diminishes : Sivriltmek. Küçülmek. İnceltmek. Kısaltmak. Hafifletmek. Küçültmek. Azalmak. Kısmak. Azaltmak.

Enfetter : Kısıtlamak. Engellemek. Köstek olmak. Zincire vurmak.

Discoloring : Rengi değişmek. Bozmak. Rengini bozmak. Lekelemek.

Blanches : Kalaylamak. Yüzünün rengi solmak. Benzi atmak. Beti benzi atmak. Haşlamak (et). Rengini açmak. (et vb) haşlamak. Ağartmak.

Black out : Ana çevirgeç kapatılarak sahnenin tümüyle karartılması durumu. Geçici olarak hafızasını kaybetmek. Elektrikleri kesmek. Elektrikler kesilmek. Hafızanın bilinç onayını bastırmak. Geçici olarak bilincini kaybetmek. Sahnedeki ışıkları kapatmak. Bayılmak. Okunamaması için bir yazının bir kısmını siyah renkle karalamak. Elektrik kesilmek.

Broaching : Boşaltma. Rayba salma. İleri sürmek. Broşlama. Şişleme. Rayba sarma. Tığ çekme. Delmek.

Fade synonyms : be on the wane, cripple, attenuate, bare, blight, change color, avoid, disappears, bunks, emasculates, blow through, become loose, endamage, barrel, blow, waste, blacken, paler, become thin, beat feet, weathers, beclouds, evanesces, peter out, blew, cutting edge, decolourise, change colour, pale, black, blench, droop, decolour.

Fade zıt anlamlı kelimeler, Fade kelime anlamı

Strengthen : Desteklemek. Pekitmek. Kuvvetlenmek. Kuvvetlendirmek. Tahkim etmek. Yükseltmek. Güç kazanmak. Yaşam bulmak. Güçlendirmek. Berkitmek.

Appear : Görünmek. Varmak. Vücuda gelmek. Arz-ı endam etmek. Gibi görünmek. İzlenimini vermek. Belirmek. Belli olmak. Benzemek.

Fade ingilizce tanımı, definition of Fade

Fade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To grow weak. Weak. To wear away. To lose strength. To become fade. To wither, as a plant. To deprive of freshness or vigor. To cause to wither. Insipid. To perish gradually. Tasteless. Commonplace. To decay.