Strengthen türkçesi Strengthen nedir

Strengthen ile ilgili cümleler

English: Education shall be directed to the full development of the human personality and to the strengthening of respect for human rights and fundamental freedoms. It shall promote understanding, tolerance and friendship among all nations, racial or religious groups, and shall further the activities of the United Nations for the maintenance of peace.
Turkish: Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.

English: Western nations have to put their heads together to strengthen the dollar.
Turkish: Batılı ülkeler doları güçlendirmek için baş başa verip düşünüyorlar.

English: Swimming strengthens the legs.
Turkish: Yüzmek bacakları güçlendirir.

English: We need to reorganize it in order to strengthen our business activities.
Turkish: İş faaliyetlerimizi güçlendirmemiz için bunu yeniden organize etmeliyiz.

 

English: It is important to strengthen the foundation.
Turkish: Temeli güçlendirmek önemlidir.

Strengthen ingilizcede ne demek, Strengthen nerede nasıl kullanılır?

Strengthened : Takviye etmek. Yükseltmek. Kuvvetlendirilmiş. Sağlamlaştırmak. Kuvvetlenmek. Kuvvetlendirmek. Güçlendirmek. Desteklemek.

Strengthener : Destek olan kimse. Kuvvetlendirici. Takviye edici şey. Güçlendirici ilaç.

Strengtheners : Güçlendirici ilaç. Takviye edici şey. Destek olan kimse.

Strengthening : Güçlendirme. Teyit. Takviye etme. Kuvvetlendirme. Yükseltme. Güçlendirici. Sağlamlaştırma. Takviye. Tahkim.

Strengthens : Sağlamlaştırmak. Güçlendirmek. Kuvvetlenmek. Mukavemetlendirmek. Takviye etmek. Desteklemek. Kuvvetlendirmek. Yükseltmek.

Strength of character : Karakter gücü.

Strength of will : İrade gücü.

Austenite strengthening : Ostenit dayanıklılaşması. Ostenit dayanıklılaştırma. Ostenit dayançlanması.

Unstrengthened : Kuvvetlendirilmemiş. Desteklenmemiş. Takviye edilmemiş. Güçlendirilmemiş. Pekiştirilmemiş.

Strength of current : Akım yeğinliği. Akım gücü. Akım şiddeti.

İngilizce Strengthen Türkçe anlamı, Strengthen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strengthen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Back : Arkasını imzalamak. Arka. Ters. Önce. Alt tahta. Geriye. Arkaya. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Geçmişe. Arka çıkmak.

Drive up : Yukarı çekmek. Arabayla gitmek.

Battens : Şişmanlamak. Semirmek. Sağlama almak. Sırtından geçinmek. Tıkınmak. Tirizlerle.

 

Confirm : Teyit etmek. Pekiştirmek. Doğrulamak. Onaylamak. Tasdik etmek. Tasdiklemek. Kiliseye kabul etmek.

Cement : Dolgu. Pekiştirmek. Birleştirmek. Tutkal. Zamk. Çimento. Betonlamak. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Beton ile kaplamak. Çimento ile sıvamak.

Buttress : Ayak. Güçlendirici. Yardımcı. Payanda. Payanda vermek. Desteklik etmek. Destekçi. Perçinleştirmek.

Battening : Tıkınmak. Sırtından geçinmek. Kürkleme. Sağlama almak. Tirizlerle. Şişmanlamak. Duvara yapılan kürkleme. Semirmek.

Ennobles : Asilleştirmek. Asalet unvanı vermek. Yüceltmek. Soylular sınıfına almak. Soylulaştırmak.

Strengthens : Mukavemetlendirmek.

Brace : Bir dekoru ya da bir dekor parçasını arkadan tutan destek. Neşelendirmek. Bağlamak. Destek. Kaşlı ayraç. Kuşaklamak. Genellikle bezem öğelerine kelepçeyle tutturulan, bezemi arkadan destekleyen tahtadan yapılma, sağlam ayak.

Strengthen synonyms : batten down, restrengthen, ruggedize, ruggedise, building up, encourages, toughen, reinforced, boost, be a party to, back up, solidify, bolster up, cements, ennoble, battened, encourage, advocating, fortifies, revitalizes, stiffened, stabilize, consolidating, bolster, get strong, strengthened, bear somebody out, build up, enhance, advocate, hardens, solidifying, undergirded.

Strengthen zıt anlamlı kelimeler, Strengthen kelime anlamı

Devitalize : Hevesini kırmak. Şevkini kırmak. Güçsüzleştirmek. Cansızlaştırmak.

Weaken : Hafifletmek. Güçsüz kılmak. Güçsüzleşmek. Sarsmak. Güzsüzleştirmek. Güçten düşmek. Kuvvetsizleşmek. Gücünü azaltmak. Zayıf düşürmek. Güçsüzleştirmek.

Stay : Oyalanmak. Kalma süresi. Dayanmak. Önlemek. Erteleme. Durmak. Sürdürüp tamamlamak. Kalmak. İkamet etmek. Beklemek.

Strengthen ingilizce tanımı, definition of Strengthen

Strengthen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To strengthen an obligation. To make strong or stronger. To grow strong or stronger. To add strength to. To strengthen authority. As, to strengthen a limb, a bridge, an army.