Strengthens türkçesi Strengthens nedir

Strengthens ile ilgili cümleler

English: Time, which strengthens friendship, weakens love.
Turkish: Zaman, dostluğu güçlendirir, sevgiyi zayıflatır.

English: Swimming strengthens the legs.
Turkish: Yüzmek bacakları güçlendirir.

Strengthens ingilizcede ne demek, Strengthens nerede nasıl kullanılır?

Strengthen : Pekitmek. Desteklemek. Güçlenmek. Yükseltmek. Takviye etmek. Sağlamlaştırmak. Kuvvetlenmek. Yaşam bulmak. Berkitmek. Güç kazanmak.

Strengthened : Güçlendirmek. Desteklemek. Kuvvetlendirilmiş. Yükseltmek. Takviye etmek. Kuvvetlenmek. Kuvvetlendirmek. Sağlamlaştırmak.

Strengthener : Kuvvetlendirici. Takviye edici şey. Güçlendirici ilaç. Destek olan kimse.

Strengtheners : Güçlendirici ilaç. Takviye edici şey. Destek olan kimse.

Strengthening : Takviye. Pekiştirme. Kuvvetlendirici. Teyit. Sağlamlaştırma. Güçlendirici. Takviye etme. Yükseltme. Tahkim.

Strength of character : Karakter gücü.

Austenite strengthening : Ostenit dayanıklılaşması. Ostenit dayançlanması. Ostenit dayanıklılaştırma.

Strength of current : Akım gücü. Akım şiddeti. Akım yeğinliği.

Strength of the current : Bir çevrim boyunca birim zamanda akan yüklerin ampere olarak tutarı. Akım yeğinliği.

 

Strength measurement sign : Güç saptama simgesi. Dansçının gücünü belirten simge.

İngilizce Strengthens Türkçe anlamı, Strengthens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strengthens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fortify : -de tahkimat yapmak. Canlandırmak. Berkitmek. Alkolle kuvvetlendirmek. Güçlendirme yapmak.

Substantiate : Kanıtlamak. Gerçekleştirmek. Neden göstermek. İspat etmek. Tahkik etmek. Doğruluğunu ispat etmek. Tasdik etmek. Doğrulamak. Gerçeklemek.

Advance : İlerlemek. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. İleri gitmek. Geliştirmek. Gelişmek. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Öne sürmek. Öne almak (tarih terimi). Avans. Daha önceki bir tarihe almak.

Battens : Şişmanlamak. Sağlama almak. Semirmek. Tirizlerle. Tıkınmak. Sırtından geçinmek.

Buttress : Payanda vermek. Payanda. Destek. Destekçi. Yardımcı. Güçlendirici. Desteklik etmek. Perçinleştirmek.

Bolster : Uzun yastık. Cesaretlendirmek. Minder. Uzun yuvarlak yastık. Destek. Yastık. Yastıklamak. Çarpacak. Başlık.

Strengthen : Güçlenmek. Kuvvet vermek. Tahkim etmek. Güç kazanmak. Pekitmek.

Stabilise : İstikrara kavuşturmak. (britanya ingilizcesi) sabitleştirmek. Dengeyi sağlamak. İstikrar kazandırmak. Saptamak. İstikrarlı hale getirmek. Stabilleştirmek. Stabilize etmek. Dengede tutmak.

Reinforce : Güçlendirme yapmak. Pekiştirmek. Donatmak. Berkitmek.

Change : Değişime uğratmak. Değiştirmek. Aktarmak. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Değişim. Bozdurmak. Bozmak. Değişiklik. Para bütünlemek. Haline gelmek.

 

Strengthens synonyms : restrengthen, ruggedise, ruggedize, batten down, encourages, entrench, be a party to, vitalize, consolidating, consolidates, solidify, beareth, enforce, buoy, boosted, battening, cements, building up, corroborate, cemented, sandbag, enhances, hardens, brace up, bear out, ennobles, stiffen, backed up, undergirding, confirming, undergirded, entrenches, boost.

Strengthens zıt anlamlı kelimeler, Strengthens kelime anlamı

Devitalize : Şevkini kırmak. Güçsüzleştirmek. Cansızlaştırmak. Hevesini kırmak.

Weaken : Zayıflamak. Zayıflatmak. Güzsüzleştirmek. Kuvvetsizleşmek. Gücünü azaltmak. Güçsüzleşmek. Zayıf düşürmek. Güçten düşmek. Güçsüzleştirmek. Cansızlaştırmak.

Stay : Durdurmak. Beklemek. İkamet etmek. Bastırmak (açlığı). Kalma süresi. Geciktirmek. Sürdürüp tamamlamak. Kalış. Kalma. Ertelemek.