Cradle türkçesi Cradle nedir

  • Büyütmek.
  • Korumak.
  • Beşikte sallamak.
  • Trapezin oturma yeri.
  • Özenle kucaklamak.
  • Başlangıç.
  • Kızak (gemi).
  • Beşik.
  • Sakınmak.
  • Gemi kızağı.
  • Kızak gemi.
  • Oturak.
  • Yetiştirmek.
  • Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları.
  • Beşiğe yatırmak.

Cradle ile ilgili cümleler

English: Greece was the cradle of western civilization.
Turkish: Yunanistan Batı uygarlığının beşiğiydi.

English: The baby in the cradle is very pretty.
Turkish: Beşikteki bebek çok şirindir.

English: The hand that rocks the cradle rules the world.
Turkish: Beşik sallayan el dünyayı yönetir.

English: The baby in the cradle is very cute.
Turkish: beşikteki bebek çok tatlı.

English: Africa is the cradle of humanity.
Turkish: Afrika insanlığın beşiğidir.

Cradle ingilizcede ne demek, Cradle nerede nasıl kullanılır?

Cradle of civilization : Uygarlığın beşiği. Dünyayı tarih öncesinden tarihe götüren değişik medeniyetlerin doğum yeri olan dicle ve fırat nehirleri arasında bulunan bölge. Medeniyetler beşiği. Medeniyet beşiği.

Cradle song : Ninni.

Cradle vault : Beşiktonoz. Beşik kemer. Tonoz kemer. Beşik tonoz.

From the cradle to the grave : Beşikten mezara. Beşikten mezara kadar. Doğumundan ölümüne kadar. Doğumdan ölüme kadar. Ömür boyu.

Cable cradle : Kablo beşiği. Kenar dizi ışıkları kablolarını düzenli bir biçimde taşıyan oluk.

 

Cannon cradle : Top beşiği.

Snow cradle : Altında küçük beyaz kağıt kırpıklarını geçirecek büyüklükte dizi delikleri olan ve dört ucundan çocuk salıncağı gibi tutturulmuş, makaralar yoluyla çekilen iplerle sallanan kumaş parçası. Kar salıncağı.

Drill cradle : Deler çekiç kundağı. Marto perforator kundağı. Defer çekiç kundağı.

Cradlesongs : Bebeğe beşiğindeyken söylenen huzur veren şarkı. Ninni.

Wine cradle : Şarap servis sepeti.

İngilizce Cradle Türkçe anlamı, Cradle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cradle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convoyed : Yol arkadaşlığı. Katar. Birlikte gitmek. Konvoy. Yoldaşlık etmek. Eşlik etmek. Refakat etmek.

Abstain : İçki içmemek. Oy vermemek. Kaçınmak. Çekimser olmak. Çekimser kalmak. Perhiz yapmak. Geri durmak. Perhiz etmek. İçkiden uzak durmak.

Avoid : Kaçınmak. Engellemek. Kurtulmak. Yanaşmamak. Engel olmak. Savmak. Atlatmak. Geçiştirmek. Savuşturmak. Uzak durmak.

Augments : Uzatmak. Artırmak. Çoğalmak. Çoğaltmak. Sayısını arttırmak. Arttırmak. Uzamak. Artmak. Büyümek.

Advocate : Taraftar. Müdafaa etmek. Yandaş. Avukat. Müdafi. Desteklemek. Savunmak. Savunucu.

Commencements : Diploma töreni. Bidayet. Başlama.

Commode : Komodin. Klozet. Şifonyer. Oturaklı iskemle. Şifoniyer. Lazımlık iskemlesi. Çekmeceli dolap. Konsol.

Commodes : Çekmeceli dolap. Komodin. Oturaklı iskemle. Lazımlık iskemlesi. Şifonyer. Klozet. Şifoniyer. Konsol.

Stooling : Kaka. Gaita. İskemle. Tabure. Büyük abdest. Filizlenen kütük. Sekmen. Dışkı.

 

Aggrandizing : Artırmak. Yüceltmek. Çoğaltmak. Abartmak.

Cradle synonyms : baby's bed, baby bed, nacelle, cocoon, basseting, dry dock, amplifies, be careful not to, blow up, aggrandize, advocated, debuts, begs, nacelles, slipway, abstained, anlage, avoided, potty, jerry, beware of, convoy, aggrandizes, beginning, take hold, be wary of, coaches, stools, jordans, slipways, debut, commencing, cultivate.

Cradle zıt anlamlı kelimeler, Cradle kelime anlamı

Death : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Katil. Ecel. Ölüm. Yıkım. Ölme. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya. Vefat. Son. Fevt.

Cradle antonyms : let go of.

Cradle ingilizce tanımı, definition of Cradle

Cradle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bed or cot for a baby, oscillating on rockers or swinging on pivots. The cradle of liberty. To lie or lodge, as in a cradle. Hence, the place of origin, or in which anything is nurtured or protected in the earlier period of existence. To lay to rest, or rock, as in a cradle. As, a cradle of crime. To lull or quiet, as by rocking.