Death türkçesi Death nedir
- Azrail.
- Yıkım.
- Ecel.
- Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors.
- Helak.
- Katil.
- Tükeniş.
- Vefat.
- Son.
- Ahiret yolculuğu.
- Ölme.
- Fevt.
- Canlılarda bütün hayati olayların son bulması.
- Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya.
- Ölüm.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite.
Death ile ilgili cümleler
English: Ali beat Mary to death with a baseball bat.
Turkish: Ali Mary'yi bir beyzbol sopasıyla öldüresiye döğdü.
English: After death, there is nothing, and death itself is nothing.
Turkish: Ölümden sonra hiçbir şey yok ve ölüm hiçliğinin kendisidir.
English: After death my soul turns into nothing.
Turkish: Ölümden sonra ruhum hiçbir şeye dönüşmüyor.
English: After death there is nothing.
Turkish: Ölümden sonra hiçbir şey yok.
English: "Tom's death was an accident." "Are you sure?"
Turkish: "Tom'un ölümü bir kazaydı." "Emin misin?"
Death ingilizcede ne demek, Death nerede nasıl kullanılır?
Death agony : Can çekişme.
Death and life are in the power of the tongue : .
Death anniversary : Ölüm yıldönümü.
Death as a result of torture : Ölüm şiddetli fiziksel veya ruhsal acı sonucu ile geldi. İşkence sonucu olan ölüm.
Death bed : Bir kimsenin üzerinde öldüğü yatak. Ölümden önce son birkaç saat. Ölüm yatağı. Ölüm döşeği.
Death bed testament : Ölüm döşeği vasiyeti. Ölmek üzere olan bir kişi tarafından yapılan vasiyet.
Death by stoning : Taş atarak infazı gerçekleşen veya öldürülen. Taşlayarak öldürme.
Death bell : Ölüm haberi. Ölüm çanı. Cenaze çanı. Ölümü duyurmak için çalınan çan. Kulaklarda çınlama.
Death certificate : Defin izni. Ölüm raporu. Defin izin belgesi. Defin ruhsatı. Ölüm sertifikası. Ölüm belgesi. Ölüm ilmuhaberi. Ölüm ilmühaberi. Ölüm kaydı.
Death benefit : Ölüm yardımı. Veraset geliri. Cenaze yardımı. Vefat tazminatı.
İngilizce Death Türkçe anlamı, Death eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Death ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deadliest : Amansız. Ölümcül. Müthiş. Öldürücü. Ölümüne. En amansız. Çok.
Assassinator : Suikastçı. Öldüren kimse.
Ending : Gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Uç. Takı. İşletme ekleri. Çekim eki. Sonek. Çözüm sahnesi. Bitiş. Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb.
Closer : Elektriğin özdenetimli olarak kesilmesini sağlayan düzen. Sıkı fıkı (argo terim). Sık. Yakın. Ketum. Detaylı. Satışla sonuçlandıra. Sıkı. Daha yakın. Kapatma.
Conclusive : Kesinleşmiş. İnandırıcı. Nihai. Kesin. Anlaşılmış. Kati. Şüpheleri ortadan kaldıran. Tahdidi.
Martyrdom : Şahadet. Şehit olma. İşkence. Şehitlik. Eziyet. Acı çektirme.
Parting : Bölen. Veda. Ayıran. Ayırma çizgisi. Ayrılım. Sıyrılma. Ayırma. Ayrılık. Veda etme.
Necrobiosis : Nekrobiyoz. Gözelerin ölü dokuya dönüşmesi. Gözelerin ölümü. Doku ölümü (patoloji). Bir organizmanın ölümünden sonra hücre faaliyetinin bir süre devamı; canlı dokudaki bazı hücrelerin fizyolojik olarak parçalanması. Doku kangreni. Hücrelerin sonunda ölümüyle sonuçlanan kademeli bozunması.
Sphacelus : Kangren olmuş doku kütlesi. Sfasel. Kangren. Sfaselus.
The angel of death : Alıcı melek.
Death synonyms : organic phenomenon, wrongful death, human death, megadeath, cerebral death, cut throat, liquidator, afterbirth, dying, deceases, dyings, alteration, damnation, exhaustion, the grim reaper, assassins, partings, fates, mortification, necrosis, release, departing this life, deadlier, dies, afterbirths, cell death, defunctness, cutthroat, catastrophe, demised, change, crucial, departure.
Death zıt anlamlı kelimeler, Death kelime anlamı
Birth : Doğuş. Neşet. Tevellüt. Doğum. Veladet. Yavrulama. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Kodak kökeni. Sop.
Middle : Aradaki. Ortanca. Ara. Orta yer. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Orta kısım. Ortadaki. Bel. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vasati.
Beginning : Başlangıç. Neşet. Baş. Menşe. Başlangıç çekidi. İptida. Milad. Esas. İlk adım. Kaynak.
Death ingilizce tanımı, definition of Death
Death kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The cessation of all vital phenomena without capability of resuscitation, either in animals or plants.

Bu kısımda Death kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Death ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Death anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Death ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.