Yıkım nedir, Yıkım ne demek

  • Yıkma işi.
  • Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket.
  • Yadımlama.
  • İlaç veya metabolizma sonucu ortaya çıkan atık ürünün molekül düzeyinde beden sıvıları ile atılabilir duruma gelmesi
  • Vücuda verilen çeşitli ilaçların yol açtığı zarar.

"Yıkım" ile ilgili cümle

  • "Evin içinde günlük kokusu, papaz uluması bizim için yıkımdır." - H. R. Gürpınar

Yerel Türkçe anlamı:

Yük, ağırlık.

Para harcama gücü: Hasan yıkımı götürür dedik, vardık şölen vermesini istedik.

Zarar, kıya.

İyi, güzel.

Kıya, zarar.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Tragedyada oyunun sonlarına doğru, kahramanın yok oluşunu, komedyada ise dolantının çözümlenmesini ortaya çıkaran olay.

Edebi terim anlamı:

Bir sahne eserinde çözülüşü tamamlıyan acıklı olgu.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Oyunun sonlarında ortaya çıkan durum: Tragedyada kahramanın yok olmasını, komedyada ise entrikanın çözülmesini gerektiren olay.

Bilimsel terim anlamı:

Bir metal parçanın çatlama, yarılma, kırılma ya da kopmaya uğrayarak, iş görmeme durumuna düşmesi olayı.

İngilizce'de Yıkım ne demek? Yıkım ingilizcesi nedir?:

disaster, catastrophe, failure

Fransızca'da Yıkım ne demek?:

catastrophe

Yıkım kısaca anlamı, tanımı:

Yıkım olmak : Büyük zarara yol açmak.

 

Yıkımcı : Yapıları yıkma işini yapan kimse.

Yıkımcılık : Yıkımcı olma durumu.

Yıkma : Yıkmak işi.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Büyük : Önemli. Büyük abdest. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Niceliği çok olan. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Üstün niteliği olan.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Felaket : Çok kötü. Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.

İlaç : Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.

Yadımlama : Canlı protoplazmayı yapan büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması, yıkım, katabolizma, özümleme karşıtı.

Yıkım piri : Varsıl.

Yıkım virmek : Büyük zarara sokmak.

Yıkım-döküm : Karşıtlarının içgüdüleri dışında mal değerlerini yitirici nitelikte çıkagelen yıkım, döküm, dokunca gibi etkenler.

Yıkımcalı :

Yıkımlanabilir protein tüketimi : Mikrobiyal sentez için kullanılan ve tüketilen proteinin işkembe mikroorganizmaları tarafından amonyak ve amin oasitlere parçalanan kısmı.

Yıkımlanamayan protein : İşkembe bakterileri tarafından sindirilmeden, bağırsaklarda sindirilip emilebilen protein.

Yıkımlanamayan protein tüketimi : Genellikle by pass protein olarak adlandırılan, sindirilen proteinin işkembede yıkımlanmasından kaçan ve abomazum ve ince bağırsakta sindirilen kısmı.

 

Yıkım ile ilgili Cümleler

  • Kobe'nin yıkımı sandığım kadar kötüydü.
  • Bu Tom'un şimdiye kadar gördüğü ilk yıkım derbiydi.
  • Bu tarihi binanın yıkımını önlemek için üç binin oldukça üzerinde kişi imza attı.
  • Kadınları ömür boyu mutsuzluğa, çaresizliğe ve yıkımlara sürükleyen üç şey aşırı naz, kuru inat ve yersiz gururudur.
  • Kobe'nin yıkımı düşündüğüm kadar kötüydü.
  • Benimle yatan senin ayarladığın o kızın nasıl bir yıkım yaşadığını hiç düşündün mü?
  • Alıştığı aileden geri alınan çocuk yıkıma uğrar.

Diğer dillerde Yıkım anlamı nedir?

İngilizce'de Yıkım ne demek? : adj. wrecking

n. bad, bane, blight, cropper, damnation, death, debacle, demolition, disaster, havoc, ravage, ruin, undoing

Fransızca'da Yıkım : ruine [la], ravage [le], catastrophe [la], déroute [la], désastre [le], désolation [la]

Almanca'da Yıkım : n. Desaster, Katastrophe, Zerstörung

Rusça'da Yıkım : n. катастрофа (F), бедствие (N), банкротство (N), разорение (N), несостоятельность (F), погибель (F), развал (M), снос (M)