Bads türkçesi Bads nedir

  • Perişanlık.
  • Kötü mallar.
  • Doyumsuzluk varsayımının geçersiz olduğu, diğer bir deyişle daha azı daha çoğundan daha fazla fayda sağlayan, hormonlu et, kirli hava gibi mallar.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Aynasız.
  • Kokuşmuş.
  • Zarar.
  • Şanssızlık.
  • Kötülük.
  • Küfürlü.
  • Kötü.
  • Yıkım.
  • Batak.

Bads ingilizcede ne demek, Bads nerede nasıl kullanılır?

Bad actor : Hırçın veya huysuz veya uyumsuz veya sorun çıkaran kişi. Kötü aktör.

Bad air : Kirli hava. Kötü hava. Kirlenmiş hava. Temiz olmayan hava.

Bad axe : Michigan'da (abd) bir şehir. Michigan eyaletinde şehir.

Bad back : Bel sorunu. Sırt ağrısı.

Bad bargain : Avantajlı olmayan pazarlık. Kötü pazarlık. Kötü işlem.

Bad boy : Kötü çocuk. Haşarı çocuk. Arsız çocuk. Yaramaz çocuk. Haylaz çocuk.

Bad behaviour : Kötü davranış.

Bad buy : İyi olmayan veya paranın karşılığı olmayan bir ürünün satın alınması olayı. Kötü alım. Kötü satın alma. Zararlı alışveriş.

Bad break : Kötü talih. Şanssızlık. Kötü şans. Büyük şanssızlık.

Bad blood : Düşmanlık. Deve kini. Hiddet. Kızgınlık. Dargınlık. Öfke. Husumet. Hastalık. Bitmek tükenmek bilmeyen kin.

İngilizce Bads Türkçe anlamı, Bads eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Belial : Şeytanet. İblis. Şeytan.

Rubber : Üç oyundan ikisini kazanma. Prezervatif. Doğal ya da yapay kauçuklara halk dilinde verilen ad. Su geçirmez yapmak. Merakla bakınmak. Lastik kaplamak. Kauçuk. Kaput. Berabere kalınca kazananı belirlemek için oynanan oyun. Perdah taşı.

Hard set : Sert. Zor durumdaki. Bozuk. Katılaşmış. Zorda olan. Donmuş. Acıkmış.

Flatfoots : Düztabanlık. Düztaban. Polis.

Fustier : Eski kafalı. Modası geçmiş. Köhne. Küf kokulu.

Death : Ölme. Tükeniş. Ruhun gövdeden ayrılmasıyla açıklanan evrensel halk inancı. (ölüyü arıtmak ve öte dünyadaki hayata hazırlamak amacıyla birçok işlemlere başvurulmaktadır.) bk. arınma, öteki dünya. Ecel. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fevt. Ölüm. Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite. Ahiret yolculuğu.

Hard : Sert. Kireçli. Ağır. Sıkı. Zor. Ekşi. Çetin. Şiddetli. Anlaşılmaz. Acı (su).

Corked : Bir mantar ile durdurulmuş. Sarhoş. Mantarlı. Şarabın mantar bozukluğundan içilemez hale gelmiş olması. Mantarın kokusuyla bozulmuş. Mantar kokan. Mantardan bozulma. Tıpalanmış (şarap). Mantarın karasıyla boyanmış.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Sanguinary : Eli kanlı. Barsama otu. Kan dökücü. Kana susamış. Akbaşlı. Binbir yaprak otu. Civanperçemi. Kandil çiçeği. Zalim.

Bads synonyms : atrocious, lousy, olid, worse, bog, incompetent, deviltry, fallen into decay, no good, miserableness, beastliest, baneful, deplorable, marshiest, gutter, croppers, disadvantage, depredation, a bad turn, black, foul, shitty, damage, awful, flatfeet, a shift in individual demand, catabolic, distressing, big, cropper, desolateness, devilries, hard cheese.

Bads zıt anlamlı kelimeler, Bads kelime anlamı

Better : Daha iyi bir hale getirmek. Düzeltmek. Yakşırak. Daha yakşı. İyileştirmek. Geçmek. Daha iyi bir hale gelmek. Daha iyi şekilde. Daha iyi yapmak. Gelişmek.

Good : Hayırlı. Hayır. Doğruluk. Çıkar. Uslu. Çok. Yararlı. Dolu dolu. İyi. Yarar.

Obedient : Sadık. Uysal. Söz dinleyen. Yumuşak başlı. Ram. İtaatli. İtaatkar. Söz dinler.

Bads antonyms : favorable, best, mild.