Hard türkçesi Hard nedir

  • Dayanıklı.
  • Nasırlı.
  • Ekşimiş.
  • Acı (su).
  • Katı.
  • Anlaşılmaz.
  • Çetin.
  • Güç.
  • Kalpsiz.
  • Ekşi.
  • Zor.
  • Ağır.
  • Zahmetli.
  • Sağlam.
  • Şiddetli.
  • Kireçli.
  • Sert.
  • Sıkı.

Hard ile ilgili cümleler

English: A hard wind is blowing.
Turkish: Sert bir rüzgar esiyor.

English: A good man is hard to find.
Turkish: İyi bir adam bulmak zordur.

English: Actually, it's hard to explain.
Turkish: Aslında, bunu açıklamak zor.

English: A chance to do as we please, especially to do as little hard work as possible, is a secret desire of almost everybody.
Turkish: İstediğimiz gibi bir yapma fırsatı, özellikle mümkün olduğu kadar çok az zor işi yapmak neredeyse herkesin gizli bir arzusudur.

English: A Frenchman, for instance, might find it hard to laugh at a Russian joke.
Turkish: Bir Fransız, mesela, bir Rus şakasına gülmekte zorlanır.

Hard ingilizcede ne demek, Hard nerede nasıl kullanılır?

Hard acid : Sert asit.

Hard alloy : Sert alaşım.

Hard and fast : Sabit. Sert. Değişmez. Sıkı. Çok sıkı. Katı. Ayrıcalık tanımaz. Kesin.

Hard and fast rule : Değişmez yasa. Değişmez kural. Ayrıcalık kabul etmeyen kural. Kesin kural.

Hard anodizing : Elektrolitik oksidasyon işlemi. Sert anotlama.

Hard bitten : Bildiğini okuyan. Pişkin. Yüzsüz. Belalı. Sert. Serkeş. İnatçı. Arsız.

 

Hard as iron : Demir gibi sert. Kaskatı.

Hard at it : Harıl harıl çalışan.

Hard biscuit : Peksimet. Galeta.

Hard baked : Sertleşinceye kadar pişmiş. Sert veya iyi pişmiş. Sertleşinceye kadar pişirilmiş.

İngilizce Hard Türkçe anlamı, Hard eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deliberate : Temkinli. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Tasarlanmış. Ölçüp biçmek. Tedbirli. Tartmak. Kasti. Kasıtlı. Tartışmak.

Sourest : Zehir etmek. Süt kesilmek. Surat asmak. Somurtkan. Mayhoş. Rutubetli (toprak). Hırçın. Keskin.

Sour : Zehir olmak. Somurtmak. Surat asmak. Ekşimek. Bozmak. Bozulmak. Süt kesilmek. Hayatı zehir olmak. Huysuzlaşmak.

Calculable : Olabilir. Hesaplanabilir. Güvenilir. Sayılabilir. Hesap edilir. Hesap edilebilir.

Unenviable : İstenmeyen. Tatsız. Hoşa gitmeyen. Nahoş.

Close fit : Sıkı alıştırma. Dar kalıp. Dar sıkı geçme. Sıkı geçme.

Cumbersome : Havaleli. Lenduha gibi. Taşınması zor. Hantal. Elverişsiz. Taşıması zor. Kullanışsız. Biçimsiz. Külfetli.

Blistering : Yoğun. Bunaltıcı derecede sıcak. (sporda) çok hızlı veya güçlü veya etkileyici. Haşin. Sinirli. Çok kızgın. Şiddetli (eleştiri vb). Aşırı hararetli veya şiddetli.

Merciless : İnsafsız. Kıyıcı. Merhametsiz. Acımasız. Şefkatsiz. Amansız. Aman zaman dinlemez. İmansız. Kaskatı.

Cut throat : Zalim ve canavar ruhlu kimse. Ölüm saçan. Acımasız. Canavar ruhlu. Öldürücü. Katil.

Hard synonyms : careful, adamants, mordacious, entrenched, verrucose, tight, exhausting, scheming, calcic, drudging, austere, fastened, cruels, insensitive, bitter, ruthless, rough, corny, catchy, deeper, difficultness, ascendance, touchy, dyed in grain, crueler, close fitting, for hard wear, dense, chalkiest, robust, gizzards, acerbic, bad.

 

Hard zıt anlamlı kelimeler, Hard kelime anlamı

Ease : Refah. Yatıştırmak. Huzur. Hafifletmek. Rahatlatmak. Rahat. Kolaylaştırmak. Rahatlamak. Yumuşamak. İçi rahat olma.

Undemanding : İddiasız. Basit. Gösterişsiz.

Easy : Zahmetsiz. Serbest. Doğal. Rahat. Kolayca. Sorunsuz. Huzurlu. Dertsiz. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Basit.

Hard antonyms : effortless, tender, sensitive, soft, merciful.

Hard ingilizce tanımı, definition of Hard

Hard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : With urgency. Applied to material bodies, and opposed to soft. Hence, diligently. Not yielding to pressure. To make hard. Hard flesh. Firm. A hard apple. Compact. Not easily penetrated, cut, or separated into parts. A ford or passage across a river or swamp. Solid. As, hard wood. To harden. Earnestly. With pressure.