Cumbersome türkçesi Cumbersome nedir

Cumbersome ile ilgili cümleler

English: Government red tape has made the process very cumbersome and hard to understand.
Turkish: Devlet bürokrasisi, süreci çok hantal ve anlaşılması güç bir duruma soktu.

English: It was cumbersome.
Turkish: O külfetliydi.

Cumbersome ingilizcede ne demek, Cumbersome nerede nasıl kullanılır?

Cumbersomely : Hantal bir şekilde. Kullanışsız bir biçimde.

Cumbersomeness : Kullanışsızlık. Ağırlık verici olma. Külfetlilik. Acemilik. Beceriksizlik. Biçimsizlik. Sakarlık. Hantallık.

Cumbers : Engellemek. Sıkmak. Yük olmak.

Cucumbers : Salatalık. Hıyar.

Disencumbers : Sıkıntıdan kurtarmak. İpotekten kurtarmak. Yükten kurtarmak.

Cumbering : Sıkmak. Engellemek. Yük olmak.

Cumber : Engel olmak. Yük olmak. Sıkmak. Sıkıntı vermek. Engellemek.

Encumbers : Engellemek. Borç. Ayağına dolaşmak. Ayak bağı olmak. Doldurmak. Sorumluluk altında bırakmak. Engel olmak. Yüklemek. Sorumluluk yüklemek. Tıka basa doldurmak.

Cool as a cucumber : Duygusuz. Kayıtsız. Çok sakin. Soğukkanlı.

Sea cucumbers : Denizhıyarı. Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (echinodermata) alt filumundan, vücutları az çok uzun ve yuvarlak, iskeletleri azalmış, ağız ve amis karşılıklı iki uçta bulunan ve ağız çevresinde dokunaçları olan, denizlerin sığ yerlerinde yaşayan türleri olan bir sınıf. bayağı denizhıyarı (holothuria tubulosa) türü yaygındır. Deniz hıyarı. Denizhıyarları. Hıyar şeklinde uzun bedeni olan deniz omurgasızı.

 

İngilizce Cumbersome Türkçe anlamı, Cumbersome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cumbersome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incommodious : Zahmetli. Rahatsız.

Disadvantageous : Zararına. Zararlı. Aleyhte. Sakıncalı. Mahzurlu. Dezavantajlı.

Clunky : Aksi. Sakar.

Deformed : Şekli bozuk. Deforme. Çarpık çurpuk (argo terim). Biçimi bozulmuş. Hasarlı. Bozunumlu. Bozundurulmuş. Biçimi değişmiş. Deforme olmuş.

Acuter : Dar. Dar (açı). İlerlemiş. Güçlü. Zeki. Sivri. Aşırı. Keskin. Şiddetli.

Deeper : Yürekten. Koyu. Anlaşılmaz. Keskin. Dalgın. Aşırı. İçten. Esrarlı. Tok (ses). Pes.

Unmanageable : Zapt edilemez. Zaptolunamaz. Yönetimi güç. İdare edilemez. Yaramaz. Kontrol edilemez. Yönetilemez. Harın. Ele avuca sığmaz. Zaptedilemez.

Disabled : Malul. Engelli. Hizmet dışı kalmış. Ehliyetsiz. Menedilmiş. Özürlü. Devre dışı.

Ineligibles : Uygun olmayan kimse. Uygun bulunamaz. Katılma hakkı olmayan. Yetersiz. Yetersiz kimse. Yetersiz (kimse). Uygun olmayan. Seçilemez. Hizmete uymaz.

Chubby : Tombiş. Dolgun. Şişko. İri göğüslü veya dolgun veya balıketinde veya tombul (kadın). Tombul. Dobişko. Ablak.

Cumbersome synonyms : ill chosen, troublesome, bulkier, blunderings, infelicitous, back breaking, top heavy, distorted, burdensome, clumsiest, hulking, favourless, unhandy, contemptuous, topheavy, unwieldy, inexpedient, impracticable, impractical, afunctional, clumsier, arduous, ill shaped, formless, inapt, clumsy, badly, amorph, improper, chubbiest, deliberate, onerous, awkward.

 

Cumbersome zıt anlamlı kelimeler, Cumbersome kelime anlamı

Wieldy : Kolay yönetilen. Kolay kullanılabilen.

Felicitous : Yerinde. İsabet. Mesut. Hümayun. Münasip. Uygun. İsabetli. Mutlu.

Cumbersome ingilizce tanımı, definition of Cumbersome

Cumbersome kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Vexatious. Embarrassing. Cumbrous. Burdensome or hindering, as a weight or drag.