Cumber türkçesi Cumber nedir
- Sıkmak.
- Engel olmak.
- Engellemek.
- Yük olmak.
- Sıkıntı vermek.
Cumber ile ilgili cümleler
English: Government red tape has made the process very cumbersome and hard to understand.
Turkish: Devlet bürokrasisi, süreci çok hantal ve anlaşılması güç bir duruma soktu.
English: Cucumbers, spinach, broccoli and onions are considered non-starchy vegetables.
Turkish: Salatalıklar, ıspanak, brokoli ve soğanlar nişastalı olmayan sebzeler olarak kabul edilirler.
English: It was cumbersome.
Turkish: O külfetliydi.
English: Ali hardly ever eats cucumbers.
Turkish: Ali neredeyse hiç salatalık yemez.
English: Cucumbers are related to watermelons.
Turkish: Salatalıklar karpuzlarla aynı ailedendir.
Cumber ingilizcede ne demek, Cumber nerede nasıl kullanılır?
Cumbered : Yük olmak. Sıkmak. Engellemek.
Cumbering : Yük olmak. Sıkmak. Engellemek.
Cumbers : Sıkmak. Engellemek. Yük olmak.
Cumbersome : Taşınması zor. Taşıması zor. Havaleli. Külfetli. Lenduha gibi. Hantal. Kullanışsız. Elverişsiz. Biçimsiz. Ağır.
Cumbersomely : Kullanışsız bir biçimde. Hantal bir şekilde.
Disencumbered : Yükten kurtarmak. Sıkıntıdan kurtarmak. İpotekten kurtarmak.
Disencumber : Yükten kurtarmak. Sıkıntıdan kurtarmak. İpoteği kaldırmak. İpotekten kurtarmak.
As cool as a cucumber : Soğuk kanlı. Kılı kıpırdamaz. Kayış gibi. Buz gibi (insan). Soğuk. Serin kanlı.
As cool as cucumber : Aşırı soğukkanlı. Antipatik. Kıl.
Be encumbered with : İle doldurulmuş olmak. İle yüklü olmak.
İngilizce Cumber Türkçe anlamı, Cumber eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cumber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Throttle : Gazı kesmek. Boğazlamak. Kısmak (gaz vb.). Gırtlaklamak. İstimi kesmek. Klapeyle bir şeyin akışını kısmak. Kelebek. Kısma valfı. Gazı kısmak. Kısmak.
Bind : Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Sarmak. Zorunlu bırakmak. Tutmak. Fazla sıkmak. Biraraya getirmek. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Yapıştırmak. Menetmek.
Clogging : Doldurmak. Tıkamak. Tıkanıklık. Dolmak. Eski bir dans. Tıkama. Pıhtılaşmak. Engel olma.
Astringed : Sıkıştırmak. Kabız. Büzmek.
Chevying : Avlanmak. Avlamak.
Burthen : Ağırlaştırmak. Ana fikir. Yüklemek. Külfet. Nakarat. Yük. Yüklenmek. Mesuliyet. Bir yük koyarak ağırlaştırmak.
Chagrin : Ümidini kırmak. Can sıkmak. Gücenmek. Üzüntü. Küstürmek. Üzülmek. Rezil etmek. Üzmek. Utandırmak. Gücendirmek.
Imposed : Yararlanmak. Maruz kalmış. Dayatılan. Maruz kalınan. Empoze. Zorlamak. Kötüye kullanmak. Etkilenmek. Uygulmaya koymak.
Astringes : Büzmek. Kabız. Sıkıştırmak.
Cumber synonyms : cumbers, balk, cumbering, blocks, beset, restrict, balking, curb, avoid, be a charge on somebody, besets, encumber, bound, debar, circumvented, bother, afflict, inconveniencing, afflicting, circumvent, burden with, ailed, constrain, averted, besiege, bothering, binds, chagrining, bear hard on, bar, baulking, blanketed, inconvenience.
Cumber zıt anlamlı kelimeler, Cumber kelime anlamı
Unbridle : Dizginini çıkarmak. Gemini çıkarmak.
Cumber ingilizce tanımı, definition of Cumber
Cumber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Embarrassment. To hinder or embarrass in attaining an object, to obstruct or occupy uselessly. To rest upon as a troublesome or useless weight or load. To be burdensome or oppressive to. Trouble. To trouble. Distress. To embarrass.

Bu kısımda Cumber kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cumber ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cumber anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cumber ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.