Clogging türkçesi Clogging nedir

Clogging ingilizcede ne demek, Clogging nerede nasıl kullanılır?

Unclogging : Açmak (tıkanık bir şeyi). Tıkanmış boruyu açmak. Bir blokajı açmak. Tıkanıklığı açmak (boru vb). Bir engeli ortadan kaldırmak (tıkama, kapama, durdurma, vb.).

Cloggier : Takılı. Yığılı. Geciktirilmiş. Bağlı.

Cloggiest : Bağlı. Takılı. Geciktirilmiş. Yığılı.

Clogged : Dolmak. Tıkanmış. Engel olunmuş. Engellemek. Doldurmak. Tıkamak. Kösteklemek. Pıhtılaşmak. Sıkıntı vermek. Tıkanmak.

Cloggy : Geciktirilmiş. Takılı. Yapışkan. Tıkanma eğilimi olan. Yığılı. Bağlı.

Clog dancing : Klog dansı.

Unclogged : Tıkanıklığı açmak (boru vb). Bir blokajı açmak. Bir engeli ortadan kaldırmak (tıkama, kapama, durdurma, vb.). Tıkanmış boruyu açmak. Açmak (tıkanık bir şeyi).

The toilet is clogged : Tuvalet tıkanmış.

Clog dance : Klog dansı. Tahta ayakkabı ile edilen dans.

Clog : Pıhtılaşmak. Tıkanmak. Sıkıntı vermek. Kösteklemek. Terlik. Köstek vurmak. Nalın. Takunya. Dolmak. Engellemek.

İngilizce Clogging Türkçe anlamı, Clogging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clogging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Blocking : Kapama. Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. İktisat, basketbol alanlarında kullanılır. Elinde top olmayan bir oyuncunun ilerlemesine engel olma. Engelleme. Durdurum. Kalıplama. Blokaj.

Brims : Ağız. Şapka kenarı. Taşma. Ağzına kadar dolu olmak. Bardak ağzı. Şapka siperi. Silme dolu olmak. Siperlik. Ağzına kadar dolmak.

Baulks : Ayak diremek. Kaçınmak. Durdurmak. Engel. İnatla yürümemek. İnat etmek. Duraksamak. Sürülmemiş tarla. Ket.

Afflict : Acı vermek. Istırap vermek. Eziyet etmek. Üzmek. Başına bela olmak. Sarsmak. Kaygı vermek.

Bother : Sinir etmek. Sıkmak. Can sıkmak. Sıkıntı. Rahat vermemek. Daraltmak. Üzülmek. Baş belası olmak. Canını sıkmak.

Hobbles : Köstek vurmak. Bukağı vurmak. Aksayarak yürümek. Ayaklarını birbirine bağlamak (at). Topallamak. Aksamak. Duraksamak. Topallama. Topal etmek.

Block : Bloke etmek. Kütle. Öbek. Alıkoymak. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Kalıplamak. Kapamak. Önünü kesmek. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Blok.

Bungs : Ağzını tıpa ile kapamak. Tıpalamak. Tıpa. Hırpalamak. Fırlatmak. Tıkaç. Tapalamak. Tapa. Fıçı tapası. Savurmak.

Beset : Etrafını sarmak. Rahat bırakmamak. Sıkıştırmak. Etrafını çevirmek. Dört bir yandan saldırmak. Rahat vermemek. Kuşatmak. Sarmak.

Congest : Konjest. Kalabalıklaşmak. Toplamak. Yığılmak. Yığmak.

 

Clogging synonyms : obstructive, atresia, bottleneck, coagulates, preventative, blockages, be stopped, coagulate, burden, hamstrings, clogs, obstructions, baulked, impeding, afflicts, come to a deadlock, circumvented, obturation, fill up, fill, frustrate, congealed, congealing, deadlocks, clot, curdless, choke up, afflicting, besets, balk, forestalling, prevention, averts.

Clogging zıt anlamlı kelimeler, Clogging kelime anlamı

Permissive : Serbest. Fazla müsamahakar. Aşırı müsaadekar. Aşırı hoşgörülü. İzin verici. Liberal. Her şeye açık. Müsamahakar. İzin veren. Hoşgörülü.

Clogging ingilizce tanımı, definition of Clogging

Clogging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Anything which clogs.