Engellemek nedir, Engellemek ne demek

  • Bir şeyin gerçekleşmesini veya yapılmasını önlemek.
  • Güreşte hasmı çaprazda sürerken düşürmek için ayağına basmak veya topuğuna ayak takmak

"Engellemek" ile ilgili cümleler

  • "Gelgelelim bu yalnız, bu mutlu ölüm düşünü tek bir şey engellemektedir." - A. Ağaoğlu

Engellemek anlamı, kısaca tanımı:

Engelleme : Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Engellemek işi.

Engel : Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer.

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Yapılma : Yapılmış. Yapılmak işi.

Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.

 

Güreş : Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

Düşürmek : Değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek. Vücuttan yavru, çocuk, taş, solucan vb. atmak. Düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak. Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak. Uğratmak. Azaltmak. Görevi bıraktırmak. Değerini, fiyatını indirmek.

Basmak : Bası işi yapmak, tabetmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak. Örtmek, bürümek, kaplamak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Bir kimse bir yaşa girmek.

Topu : Hepsi.

Engellemek ile ilgili Cümleler

  • Şişmeyi engellemek için ayak bileğine biraz buz koy.
  • Şişmeyi engellemek için ayak bileğine bir buz torbası koymalısın.
  • Köpeğe çarpmayı engellemek için yoldan çıkmak zorunda kaldım.
  • Berlin duvarı Doğudaki Almanların Batıya kaçmasını engellemek için inşa edilmiştir.
  • Kullanıcıları engellemek çözüm değildir aksine çözümden kaçmaktır. İletişim kurmalısınız onlarla.
  • Ne yapmayı planladığını biliyorum ve amacına ulaşmanı engellemek elimden gelen her şeyi yapacağım.
  • Bu durumun tekrar oluşmasını engellemek imkansız.

Diğer dillerde Engellemek anlamı nedir?

 

İngilizce'de Engellemek ne demek? : v. embarrass, fetter, hinder, inhibit, obstruct, keep from, prevent from, save, balk, bar, baulk, block, circumvent, clog, counterwork, cramp, crimp, cross, cumber, dam, dam up, defeat, encumber, foil, hamper, hedge, hedge about, hedge around, hobble

Fransızca'da Engellemek : empêtrer, embarrasser, bloquer, contraindre, contrarier, endiguer, enrayer, handicaper, obvier à

Almanca'da Engellemek : v. behindern, blockieren, fern halten, frustrieren, gewähren, hindern, obstruieren, sperren

Rusça'da Engellemek : v. препятствовать, заграждать, воспрепятствовать