Topu nedir, Topu ne demek
Topu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zamir olarak kullanılır.
"Topu" ile ilgili cümle örnekleri
- "Sarf edilen gayretlerin topu, halkımıza turizmin önemini, yararlarını belletmeye yönelmiş görünüyor." - N. Cumalı
Yerel Türkçe anlamı:
Hepsi, tamamı
Topu anlamı, tanımı:
Topu topu : Aşağı yukarı, hemen hemen. Toplam olarak.
Topu atmak : Sınıfta kalmak. iflas etmek.
Topu dikmek : Topu ayakla hızlı bir biçimde havaya doğru atmak. ölmek.
Topu taca atmak : Konuşulan konuyu saptırmak. karşılaşmada topu yan çizgi dışına çıkarmak.
Topuk : Ayağın yuvarlakça olan alt bölümü. Ökçe. Belli bir amaçla kazılmaksızın asıl yerinde bırakılan kömür bloku veya cevher kütlesi.
Topuk çalmak : Yürürken ayakların iç kemikleri birbirine çarpmak.
Topuk demiri : Kapı menteşelerinin altta kalan erkek bölümü.
Topuk kapmak : Dalmak.
Topuk kemiği : Ayağın alt ve arka kısmında bulunan kemik.
Topuk vurmak : Selamlamadan önce ayak topuklarını yan yana getirmek.
Topukdöven : Etekleri yere kadar uzanan kadın giysisi.
Topukla : "hızla git" anlamında kullanılan bir söz.
Topuklama : Topuklamak işi.
Topuklamak : Mahmuzlamak. Bir taşıtın hızını artırmak. Topukla pas atmak.
Topuklu : Yüksek ökçeli.
Topuksuz : Ökçe yüksekliği az olan.
Topur : Fındığın dışındaki yeşil kabuk. Kestanenin dikenli olan dış kabuğu.
Toput : Çökelti.
Topuz : Bir şeyin elle tutulabilen çıkıntısı. Ucu top biçiminde eski bir silah. Top biçiminde toplanmış saç.
Topuz gibi : Kısa ve tıknaz (kimse).
Topuzlu : Topuzu olan.
Topuzlu kilit : Kilit sistemini bünyesinde bulunduran kapı kolu.
Alan topu : Tenis.
Ayak topu : Futbol.
Bayram topu : Dinî bayramların başladığını duyurmak için arife ve bayram günlerinde atılan top.
Bilardo topu : Bilardo oyununda kullanılan fil dişinden yapılmış özel bir top.
Cila topu : Cila eriyiğini yüzeye sürtmede kullanılan, dışı dokuma bezden, içi yıkanmış yün veya pamuktan hazırlanan topaç.
Dağ topu : Katır sırtında taşınan küçük top.
Duvar topu : Özel bir odada tek başına veya iki kişiyle oynanan, topu bir raketle duvardaki belirli bölgeye atıp dönüşte çizgilerle belirlenmiş oyun alanına düşürme esasına dayanan bir oyun.
El topu : Yedi veya on birer kişilik iki takım arasında yalnızca elle oynanan, topu karşı takımın kalesine atmaya dayanan oyun, hentbol.
Havan topu : Üstün atış gücüne sahip bir tür kısa namlulu top, havan.
İftar topu : İftar zamanını bildirmek amacıyla atılan top.
Kantar topu : Kantarda bir ağırlık tartılırken dengeyi sağlayan, kantar kolu üzerinde hareket ettirilebilen metal küre.
Kantarın topunu kaçırmak : Ölçüyü kaçırıp aşırı davranmak.
Kar topu : Elle top biçiminde sıkıştırılmış, eğlence amacıyla karşılıklı atılan kar topağı.
Kuyu topuğu : Kuyunun yapısını, kuyu başındaki tesisleri, çökme sırasında oluşabilecek hasara veya zarara karşı korumak amacıyla kuyu çevresinde bırakılan güvenlik topuğu.
Masa topu : Masa tenisi.
Nur topu gibi : Sağlıklı, çok güzel ve temiz (çocuk).
Öfke topuklarına çıkmak : Çok öfkelenmek.
Ramazan topu : Ramazan ayında sahur ve iftar vakitlerini halka duyurmak için atılan top.
Sahra topu : Dağ topu gibi katır sırtında taşınmayıp atlarla çekilen top.
Salkım topu : Çevreye dağılan mermi parçaları atan top.
Sepet topu : Basketbol.
Su topu : Topu karşı takımın kalesine sokmak temeline dayanan, yedi yüzücüden oluşan iki takım arasında havuzda oynanan spor türü.
Yangın topu : Duvara belirli aralıklarla yerleştirilen, yangın anında ısının belirli bir sıcaklığa ulaşmasıyla patlayarak yangını söndürmeye yarayan düzenek.
Yumruk topu : Boksörlerin düzgün ve çabuk yumruk vurabilmeleri için çalıştıkları, uzunluğu boksörün boyuna göre ayarlanabilen, bir askıya asılı lastik top.
Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.
Topu durdurma : 1. Topun devinimini, topu istediği yere yöneltmek üzere, herhangi bir biçimde önleme. 2-Topu elle tutma. (Kaleciler için.)
Topu taca atmak : sp. karşılaşmada topu yan çizgi dışına çıkarmak. İlgili cümle: "Dündar koşmuyor ve topu taca bırakıyor." A. İlhan. mec. konuşulan konuyu saptırmak.
Topuc : Kötürüm.
Topuç : Boyuna göre kol ve bacakları kısa, vücudu şişman (kimse.) Bir çeşit tandır ekmeği ya da çöreği.
Topuh : Ayak bileği : Topuhları ipince. Topuk.
Topuk çalma : Atın yürürken ileri attığı ayağıyla yere basan bacağına çarpmasıyla meydana gelen, atlarda görülen bir yürüyüş kusuru, hlk. istikâk.
Topuk duruşu : Dansçının yalnızca topukları üzerinde duruşu.
Topuk elleme : Ayaktayken dalıp karşı güreşçinin topuğunu yakalayıp çekme.
Topuk kesme : Künde aşırılırken karşı oyuncunun topuğunu yakalayıp yere düşürme.
Topuk meşüğü : Ayak bileği
Topu ile ilgili Cümleler
- Benim topum yok.
- Topu bana yuvarla.
- Topu bana at.
- Ali topu tek elle yakalayamadı.
- O, topu yakaladı.
- Topu at.
- Topu duvara doğru çekti.
- Topu bana geri at.
- Topu ayağıyla vurdu.
- Topu bir elle yakaladım.
- Burak bile topu atmadı.
- Onlar topu yakaladı.
- Senin penisinden daha büyük topuklar giyiyorum.
- Birkaç tenis topu aldım.
Diğer dillerde Topu anlamı nedir?
İngilizce'de Topu ne demek? : n. total


Bu kısımda Topu nedir? Topu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Topu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Topu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.