Comped türkçesi Comped nedir

  • Caz solistine doğaçlama şeklinde eşlik etmek (müzik terimi).
  • Daktilo yazısını belirlemek veya düzenlemek (baskı).
  • Comp.
  • Ücretsiz sağlamak.
  • Karşılıksız hediye veya hizmet ile sağlamak.

Comped ingilizcede ne demek, Comped nerede nasıl kullanılır?

Compeer : Arkadaş. Emsal. Eş. Akran.

Compeers : Eş. Arkadaş. Emsal. Akran.

Compel : Zorlamak. İcbar etmek. Mecbur bırakmak. Mecbur etmek. Zorunda bırakmak. Gerektirmek.

Compel attention : Dikkatleri üzerine toplamak.

Compellable : İcbar edilebilir. Mecbur edilebilir. Etkilenebilir. Zorlanabilir.

Compelled : Zorlanan. Mecbur. Zorlanmış. Mecbur edilmiş.

Compellingly : İnandırıcı bir biçimde. Israrla. İkna edici bir şekilde. Zorlayarak. Mücbir bir şekilde.

Compellation : Ünvan. Ad. Adlandırma. İsim. Hitap.

Compellative : Çağırma.

Compeller : Zorlayıcı. Aşırı derecede etkileyen kimse. Mecbur eden kimse.

İngilizce Comped Türkçe anlamı, Comped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Induce : Sonuç çıkarmak. Tüme varmak. Kandırıp bir şey yaptırmak. İndüklemek. Uyarmak. Kandırıp yaptırmak. Kandırmak. Sebep olmak. Teşvik etmek. Kışkırtmak.

Oblige : Minnetar bırakmak. Mecbur etmek. Minnettar kılmak. Bağlamak (anlaşma). Zorunlu kılmak. -e yardım etmek. Minnettar bırakmak. (anlaşma vb) bağlamak. Bağlamak (anlaşma vb.). Zorlamak.

 

Approach : Yaklaşmak. Yaklaşım. Yaklaşım sergilemek. Görüşmek. Yanaşmak. Çok benzemek. Varmak. Yaklaşma. Ele almak. Benzemek.

Walk : Adımla ölçmek. Yürümek. Gezmek. Yürüme. Yürüyüşe çıkarmak. Dolaşmak. Eşlik etmek. Yürüyüş yeri. Gezdirmek. Yürüyerek gitmek.

Stimulate : Teşvik etmek. Sinirlendirmek. Kamçılamak. Uyarmak. Güdülemek. Kışkırtmak. Gayrete getirmek. Canlandırmak. Tahrik etmek. Uyandırmak.

Thrust : Sıkıştırmak. Süngülemek. İtmek. Tıkmak. Dayamak. Hücum etmek. Dürtmek. Sokmak. Saplamak. Saldırmak.

Have : Göz yummak. Bulunmak. Etmek. Dolandırmak. -si olmak. Yapmak. Yaptırmak. Zorunda olmak. Elinde bulunmak. Elde etmek.

Cause : Sebebiyet vermek. Neden olmak. Sebep vermek. Neden. -e neden olmak. Sebep olmak. Amaç. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul. Sebeb.

Come up to : Denk olmak. Ulaşmak. Yanına yaklaşmak. Belirli bir hizaya kadar gelmek. Eşit çıkmak. Tutturmak (belirli bir seviyeyi). Yanına sokulmak. Eşit olmak. Gelmek. Eşitlenmek.

Come near : Yaklaşmak. Yakınlaşmak. Yanaşmak.

Comped synonyms : locomote, act, go, emanate, obligate, move, travel, hale, implement, make, enforce, accost, draw near, get, comping, come on, apply, draw close, condemn, pressure, near, shame, impose, address, coerce, force, squeeze, go up, clamor, come up.

 

Comped zıt anlamlı kelimeler, Comped kelime anlamı

Refrain : Sakınmak. Alıkoymak. Frenlemek. Çekinmek. Kendini tutmak. Nakarat. Kaçınmak. Geri durmak.

Exempt : Hariç tutulmuş. Muaf tutmak. Dışında bırakmak. Hariç tutmak. Ayrılık. Bağışıklık. İstisna etmek. Bağışık. Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal. Hariç.

Go : Hareket etmek. Gitme. Koyulmak. Haline gelmek. Gayret. Erişmek. Tükenmek. Götürmek. İlerlemek. Uymak.

Comped antonyms : stay in place.