Bodycheck türkçesi Bodycheck nedir

  • [#engelleme Engellemek].
  • Perdelemek.
  • Perdeleme.
  • Engelleme.
  • (spor) karşı takım oyuncusunu engellemek için vücudu kural dışı şekilde kullanmak (özellikle de hokey ve futbolda).

İngilizce Bodycheck Türkçe anlamı, Bodycheck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bodycheck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Block : Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Blok. Durdurmak. Öbek. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Kütle. Kalıplamak.

 

Bar : Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Taşıma çubuğu. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Parmaklık takmak. Parmaklıkla çevirmek. Atletizm, bilgisayar, hukuk, tiyatro alanlarında kullanılır. Bale tutamağı. Saymamak. Üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar. Demir ya da tahta parmaklık.

Disappointment : Düş kırıklığı. Düş kırıklığına uğratan şey. Sukutu hayal. Hüsran. Hayal kırıklığına neden olan şey. Hayal inkisarı. Hayal kırıklılığı. Ümidi boşa çıkma. Kırgınlık.

Crackdowns : Baskı. Kısıtlama. Sıkı önlem. Yasaklama.

Cheque : Makbuz. Herhangi bir kredi kurumunda hesabı bulunan bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka tarafından ödenen değerli kağıt. Çek yazmak. Hesap (lokanta veya bar veya gece kulübünde yenilip içilen şeyler için). Fiş. Çek. Hesap. Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Çek keşide etmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Check : Denetlemek. Denetleme yapmak. Çek yazmak. Çek. Kontrol. Frenlemek. Gözden geçirmek. Kontrol etmek. Bagaja vermek (bavulu). Tutmak.

Blocking : İktisat, basketbol alanlarında kullanılır. Tıkanma. Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını ve ne yöne gideceklerini, nasıl hareket edeceklerini saptama işlemi. Tıkama. Tıkanıklık. Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. Kalıplama. Engel olma. Blokaj.

 

Baulks : İnatla yürümemek. Ket. Sürülmemiş tarla. Durdurmak. Engel. Duraksamak. İnat etmek. Kaçınmak. Ayak diremek.

Baulked : İnat etmek. İnatla yürümemek. Kaçınmak. Ayak diremek. Durdurmak. Duraksamak.

Bodycheck synonyms : body checking, balking, circumvent, crackdown, veil, disappointments, avert, verification, substantiation, blocking up, curtained, balks, barrier, averted, detainment, circumvented, forestallment, blocks, conceals, conceal, screen, frustration, confirmation, detention, screening, baulking, shielding, coaction, avoid, bad cheque, detentions, curtaining, averts.