Blocking türkçesi Blocking nedir

  • Bloke etme.
  • Durdurum.
  • Engel olma.
  • Tıkanıklık.
  • Engelleme.
  • Kapama.
  • Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını ve ne yöne gideceklerini, nasıl hareket edeceklerini saptama işlemi.
  • Öbekleme.
  • Tıkanma.
  • Karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma.
  • Kalıplama.
  • İktisat, basketbol alanlarında kullanılır.
  • Tıkama.
  • Elinde top olmayan bir oyuncunun ilerlemesine engel olma.
  • Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım.
  • Blokaj.
  • Yerleştirme.
  • Kapatma.

Blocking ile ilgili cümleler

English: The dam blocking the river is very wide.
Turkish: Nehri bloke eden baraj çok geniş.

English: A total solar eclipse, or a complete blocking out of the Sun's light, can only be seen by those who live in the area covered by the umbra. People who live in the area of the Earth covered by the penumbra will see a partial eclipse.
Turkish: Güneş tutulması ya da güneşin ışığını tam engelleme, güneş lekesinin karanlık ortasıyla kaplanmış alanda yaşayanlar tarafından görülür. Yarı gölge tarafından kaplanmış dünya alanında yaşayan insanlar bir kısmi tutulma görecektir.

English: That car is blocking traffic.
Turkish: O araba trafiği bloke ediyor.

English: A car was blocking the gateway.
Turkish: Bir araba giriş kapısını kapatıyordu.

 

Blocking ingilizcede ne demek, Blocking nerede nasıl kullanılır?

Blocking antibodies : Tıkayıcı antikorlar. Tümör hücresinin üzerini örterek, tümör hücresini yok edecek olan lenfoblastların tümöre bağlanmasını önleyen antikorlar.

Blocking capacitor : Blokaj kondansatörü. Kesme kondansatörü. Kilitleme kapasitörü. Tıkama kondansatörü. Ayırma sığacı.

Blocking effect : Blokaj etkisi. Bloke etkisi.

Blocking factor : Öbekleme çarpanı. Bloklama boyu. Bir öbek ya da fiziksel tutanağı oluşturan mantıksal tutanak sayısı. Öbekleme boyu. Bloklama faktörü. Bloklama katsayısı. Öbeklem katsayısı.

Blocking layer : Dokunma yüzeyi.

Blocking off : Erişimi engellemek. Yolunu tıkamak. Geçişine izin vermemek.

Blocking of competing technology : Teknik yarışımı önleme. Anlaşma yapılarak karşı teknikbilimin ele alınması yoluyla, yarışımın kaldırılması ve tekel yaratılması.

Ganglion blocking agent : Gangliyon bloke edici ilaç.

Ganglionic blocking drug : Uygulandığında gangliyonlarla adrenal medullanın çalışmasını engelleyen ilaç. Gangliyon engelleyici ilaç.

Adrenergic neuron blocking drug : Adrenerjik sinir uçlarına etki ederek buradan noradrenalinin salınımını veya depolanmasını engelleyen ilaç. Adrenerjik nöron engelleyici ilaç.

İngilizce Blocking Türkçe anlamı, Blocking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blocking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Detention : Tutukluluk. Alıkonma. Tevkif. Gözaltına alma. Tutma. Gecikme. Engellenme. Tutuklama.

Confinements : Sınırlandırma. Kapatılma. Loğusalık. Hapsedilme. Bağlı kalma (eve veya yatağa). Tutukluluk. Hapsetme. Doğum sonrası yatakta kalma süresi. Sınırlama.

 

Concubine : Nikahsız eş. Metres. Sevgili. Odalık. Cariye.

Heaviness : Siklet. Kasvet. Yeğinlik. Sıklet. Şiddet. Ağırlık. Ayak taşı. Durgunluk. Küntlük.

Congestions : İzdiham. Kan toplanması. Kan hücumu. Kan birikmesi. Yoğunluk. Kalabalık. Sıkışma. Sıkışıklık.

Disallowances : Geçersiz sayma. İnkar. Men olunma. Ret. İzin vermeme. Red. Reddolunma. Müsaade olunmama.

Inclosure : İlişik belge. Kapanma. Çevrilme. Mania. Duvar. Çevirme. Çit. Kuşatma. Çevrilmiş yer.

Embolisation : Embolizasyon. Damarları tıkama amacıyla madde enjekte etme. Bir kan damarının veya organın bir pıhtı ya da başkaca bir nedenle tıkanması durumu (embolization olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) tıkama.

Exposal : Maruz olma. Açık olma. Konum. Poz. Muhafazasız olma. Kınama. Açığa çıkarma. Yer. Fesih.

Crackdown : Sıkı önlem. Yasaklama. Baskı. Kısıtlama.

Blocking synonyms : embolization, clogging, enclosure, blocage, exposals, hard core, pitching, bodycheck, groupings, choking, block, forestallment, entrenching, chokes, bottleneck, classification, occlusion, embosoming, immobilisation, immobilization, domiciliation, disallowance, coaction, body checking, barring, interference, preventions, blockage, congestion, bottlenecks, atresia, clothes, deadlock.

Blocking ingilizce tanımı, definition of Blocking

Blocking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of obstructing, supporting, shaping, or stamping with a block or blocks.