Exposal türkçesi Exposal nedir
- Koruyucusuz olma.
- Açığa vurma.
- Koyma.
- Açık olma.
- Fotograf.
- İfça.
- Teşhir.
- Kınama.
- Yer.
- Filmi veya fotografı ışığa tutma (fotografçılık).
- Açma.
- Yerleştirme (güneşle ilişkili).
- Poz.
- Keşfetme.
- Gözler önüne serme.
- Açığa çıkarma.
- Bırakma.
- Fesih.
- Terketme.
- Maruz olma.
- Bir grup insana sunma.
- Konum.
- İptal duyurusu.
- Yerleştirme.
- Muhafazasız olma.
Exposal ingilizcede ne demek, Exposal nerede nasıl kullanılır?
Exposals : Fotograf. Açık olma. Keşfetme. Yerleştirme (güneşle ilişkili). İptal duyurusu. Açığa çıkarma. Gözler önüne serme. Açma. Filmi veya fotografı ışığa tutma (fotografçılık). Maruz olma.
Expos : Şerh. Yorumlama. İzah. Açıklama. Sergilemek (sanat, ürünler, vs.). Tefsir. Büyük halka açık gösteri. İfade. Sergileme. Sergi.
Expose : Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim). Teşhir etmek. Sergilemek. Terk etmek. Bırakmak. Maruz kalmak. İleri sürme. Karşı karşıya bırakmak. Maruz bırakmak.
Expose oneself : Kendini teşhir etmek. Kendini maruz bırakmak. Karşı karşıya kalmak. Teşhircilik yapmak.
Expose oneself to ridicule : Kendini alay konusu yapmak.
Expose to the sun : Güneşe sermek. Güneşte bırakmak.
Exposed : Maruz kalan. Maruz. Muhafazasız. Korunmasız. Açıkta. Ortada. Çıplak. Işığa tutulmuş (film). Maruz kalmış (kimyasal maddeye vb). Açıkça.
Exposed name : Açık ad.
Expose to : Maruz bırakmak. Maruz kalmak (kimyasal maddeye vb).
Exposer : Gizli bir şeyi açığa vuran. Kirli çamaşırları ortaya döken. Alenen gösteren. Suçu ortaya koyan. Bir şeyi açıkta bırakan veya ortaya çıkaran kimse (özellikle olumsuz bir şeyi). Arz eden. Maruz bırakan. İfşa eden. Karşı karşıya gösteren. Meydana koyan.
İngilizce Exposal Türkçe anlamı, Exposal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Exposal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Censorship : Sansür kurulu. Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Ön denetim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yayından kaldırma. Sansür işleri. Sansürcülük. Sıkıdenetim. Denetim.
Annulments : Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). İptal. Iskat. Feshetme. İhlal etme. Evliliğin iptali. Kaldırma. Bozma. Yürürlükten kaldırma.
Animadverting : Eleştiri yapmak. Eleştiri. Tenkit etmek. Eleştirmek. Tenkit. Sitem.
Lay : Yüklemek (suç). Mevki. Koymak. Tasarlamak. Kurmak (sofra). Örmek (tuğla). Sevişme. Türkü. Şarkı sözü.
Position : Mevki. Fikir. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Statü. Durmak (bir yerde). Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Yerleştirmek. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Bir dizgide, bir damganın oturabildiği ve bir sıra sayısınca tanıtılabilen her bir yer.
Disclosure : Ortaya çıkarma. Patent hakkı bildirimi. Açığa çıkan şey. İfşa. İfşaat. Söyleme. İzhar.
Extricating : Açığa çıkarmak (kimya terimi). Zor durumdan çıkarmak. Serbest bırakmak. Çıkartma. Ayırma. Kurtarmak. Salıvermek. Çıkarmak. Kurtarma.
Emplacements : Yere koyma. Mevzilenme. Top platformu. Yerleşme.
Impositions : Taciz. Haksız talep. Ceza (okul). İstenmeyen misafir. Aldatma. Yük. Vergi. Zorla kabul ettirme. Külfet.
The revelation : İfşa. Belli etme. İntikam. Yeni ahit'in son kitabı. Vahiy. Açımlama. Açığa çıkma. İfşaat. -in öcünü almak.
Exposal synonyms : air out, blackwash, let the cat out of the bag, fade up, spill the beans, putting, tell, animadvert, configurations, inauguration, discover, air, dedition, geo, flashing, reconnoitering, abandon, becoming clear, earths, tattle, expos, exposure, relaying, espial, revelations, exhibition, attitudes, insolate, betray, divulge, revealing, domiciliation, disengagement.
Exposal zıt anlamlı kelimeler, Exposal kelime anlamı
Keep quiet : Susmak. Rahat durmak. Sessiz kalmak. Sessiz olmak. Uslu durmak.
Overexpose : Aşırı ışıklamak. Filme aşırı poz vermek. Fazlaca açıkta bırakmak. Çok uzun süre veya çok fazla ışığa tutmak (fotoğrafçılık). Aşırı poz vermek (filme).
Underexpose : Düşük ışıklamak (filmi). Karanlık çıkarmak (fotoğrafçılık terim). Karanlık çıkarmak (foto). Fotoğrafı karanlık çıkarmak. Az ışıklamak.
Exposal ingilizce tanımı, definition of Exposal
Exposal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exposure.

Bu kısımda Exposal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Exposal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Exposal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Exposal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.