Expose türkçesi Expose nedir

  • Maruz bırakmak.
  • Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim).
  • Maruz kalmak.
  • İleri sürme.
  • Terketmek.
  • Etkisine açık bırakmak.
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Göstermek.
  • Bırakmak.
  • Ortaya çıkarmak.
  • (satış için) sergilemek.
  • Karşı karşıya bırakmak.
  • Açığa çıkarmak.
  • Teşhir etmek.
  • Tutmak.
  • Ortada bırakmak.
  • Terk etmek.
  • Sergilemek.
  • Işıklandırmak.

Expose ile ilgili cümleler

English: Do not expose to heat or direct sunlight.
Turkish: Isıya ya da güneş ışığına maruz kalma.

English: Don't expose him to the rain!
Turkish: Onu yağmura maruz bırakmayın!

English: Ali threatened to expose the whole thing.
Turkish: Ali her şeyi ortaya dökmekle tehdit etti.

English: Do not expose to temperatures above fifty centigrade.
Turkish: Elli santigrad derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalma.

English: Burak resolved to write a lengthy article to expose Tugba's illegal deals.
Turkish: Burak Tuğba'nın yasa dışı işlerini ortaya çıkarmak için uzun bir makale yazmaya karar verdi.

Expose ingilizcede ne demek, Expose nerede nasıl kullanılır?

Expose oneself : Kendini teşhir etmek. Kendini maruz bırakmak. Karşı karşıya kalmak. Teşhircilik yapmak.

Expose oneself to ridicule : Kendini alay konusu yapmak.

Expose to : Maruz bırakmak. Maruz kalmak (kimyasal maddeye vb).

 

Expose to odium : Aleni suçlamak. Alenen kınamak. Aleni ayıplamak.

Expose to radiation : Radyasyona maruz bırakmak. Radyasyona tabi tutmak.

Exposer : Gizli kusurları meydana çıkaran. Karşı karşıya gösteren. Arz eden. Meydana koyan. Maruz bırakan. Bir şeyi açıkta bırakan veya ortaya çıkaran kimse (özellikle olumsuz bir şeyi). Kirli çamaşırları ortaya döken. Alenen gösteren. Suçu ortaya koyan. Gizli bir şeyi açığa vuran.

Expose to the sun : Güneşe sermek. Güneşte bırakmak.

Exposed : Maruz kalan. Ortada. Meydanda. Açık. Açıkça. Muhafazasız. Maruz kalmış (kimyasal maddeye vb). Işığa tutulmuş (film). Maruz. Korunmasız.

Exposed to danger : Hassasiyet yaratan. Tehlikeye açık bırakan.

Be exposed : Maruz kalmak. Deşifre olmak. Afişe olmak.

İngilizce Expose Türkçe anlamı, Expose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emceed : Sunmak. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Bir etkinliği sunmak. Sunucu. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Bir kutlamanın ev sahipliğini yapmak. Protokol yetkilisi. Emcee (sunmak). Teşrifatçı olarak çalışmak.

Desolate : Arkadaşsız. Terkedilmiş. Issız. Perişan etmek. Yalnız. Tenha. Boş bırakmak. Kimsesiz bırakmak. Boş. Harap.

Emcee : Protokol müdürü. Protokol yetkilisi. Teşrifatçı olarak çalışmak. Sunmak. Protokol müdürü olarak çalışmak. Sunucu. Bir programın sunuculuğunu yapmak. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Teşrifatçı.

Deserting : Bırakıp gitmek. Yüzüstü bırakmak. Taraf değiştirmek. Ayrılmak. Çöl. Firar etmek. Kaçmak. Issız.

Catches : Tutuşmak. Edinmek (alışkanlık). Enselemek. Takılmak. Tokat atmak. Kavramak. Çalışmak (mekanizma). Basmak. Kilit mandalları.

 

Insolate : Güneş ışığına maruz kalmak. Güneş altında tutmak. Güneşlenmek. Güneş ışığına maruz bırakmak. Güneşlendirmek. Güneşe maruz bırakmak. Güneşte kalmak. Güneşe koymak.

Abdicate : El çekmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). İmtina etmek. Saltanattan çekilmek. İstifa etmek. Boynundan atmak. Tacını ve tahtını terketmek. Terk-i saltanat etmek. Vazgeçmek. Hakkından vazgeçmek.

Let on : Sırrı ifşa etmek. Açığa vurmak. Açık etmek. Sezdirmek. Sırrı başkasına söylemek. Açıklamak. Ağzından kaçırmak. Yapar gibi görünmek. Söylemek. Belli etmek.

Connoted : İfade etmek. Demeye gelmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Demek istemek. Akla getirmek. Anlamına gelmek. Delalet etmek.

Subjugate : Zaptetmek. Hükmü altına almak. Fethetmek. İnkıyat ettirmek. Ram etmek. Tabi kılmak. Buyruğu altına almak (bir halkı). Yenmek. Zapt etmek. Boyun eğdirmek.

Expose synonyms : let the cat out of the bag, air out, blackwash, be liable to, confide, underexpose, enunciation, dismissal, bring into relief, ceding, deduces, ceded, emcees, aggravating circumstances, abandon, back off, break, leak, turn adrift, desolating, illumined, connoting, illumine, absente, blazon, abstention, abdicated, abduction, displayed, administration of justice, solarise, tell, peach.

Expose zıt anlamlı kelimeler, Expose kelime anlamı

Overexpose : Aşırı ışıklamak. Çok uzun süre veya çok fazla ışığa tutmak (fotoğrafçılık). Fazlaca açıkta bırakmak. Aşırı poz vermek (filme). Filme aşırı poz vermek.

Underexpose : Fotoğrafı karanlık çıkarmak. Az ışıklamak. Düşük ışıklamak (filmi). Karanlık çıkarmak (foto). Karanlık çıkarmak (fotoğrafçılık terim).

Keep quiet : Rahat durmak. Sessiz olmak. Sessiz kalmak. Susmak. Uslu durmak.

Expose ingilizce tanımı, definition of Expose

Expose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To expose pictures to public inspection. To show. To exhibit. To display. As, to expose goods for sale. To set out to public view. To set forth.