Expose to türkçesi Expose to nedir

  • Maruz bırakmak.
  • Maruz kalmak (kimyasal maddeye vb).

Expose to ile ilgili cümleler

English: Do not expose to heat or direct sunlight.
Turkish: Isıya ya da güneş ışığına maruz kalma.

English: Do not expose to temperatures above fifty centigrade.
Turkish: Elli santigrad derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalma.

Expose to ingilizcede ne demek, Expose to nerede nasıl kullanılır?

Expose : Karşı karşıya bırakmak. Terk etmek. Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim). Sergilemek. Etkisine açık bırakmak. Göstermek. Ortaya çıkarmak. Açığa çıkarmak. (satış için) sergilemek.

To : Ye. Oranla. Ya. Arasında. Kadar. Göre. -e göre. E doğru. E. -mek -mak (mastar).

Expose to odium : Aleni suçlamak. Aleni ayıplamak. Alenen kınamak.

Expose to radiation : Radyasyona tabi tutmak. Radyasyona maruz bırakmak.

Expose to the sun : Güneşte bırakmak. Güneşe sermek.

Expose oneself : Kendini teşhir etmek. Kendini maruz bırakmak. Teşhircilik yapmak. Karşı karşıya kalmak.

İngilizce Expose to Türkçe anlamı, Expose to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expose to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subject : Konu. Subjekt. Çektirmek. Bağımlı. Çeken. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Özne. Bilgisayar, eğitim, gramer, sinema, televizyon, tarih, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boyun eğdirmek. Maruz.

 

Subjugate : Buyruğu altına almak (bir halkı). Tabi kılmak. Yenmek. İnkıyat ettirmek. Boyun eğdirmek. Hükmü altına almak. Fethetmek. Ram etmek. Zapt etmek.

Subjects : Etmek. Boyun eğdirmek. Çektirmek. Halk. Mecbur etmek.

Subjugates : Ram etmek. Zaptetmek. Boyun eğdirmek. İnkıyat ettirmek. Zapt etmek. Yenmek. Hükmü altına almak. Fethetmek. Buyruğu altına almak (bir halkı).

Subjecting : Boyun eğdirmek. Mecbur etmek. Etmek. Çektirmek.

Exposes : Işıklandırmak. Açığa çıkarmak. Etkisine açık bırakmak. Ortaya çıkarmak. Maruz kalmak. Ortada bırakmak. Sergilemek. (satış için) sergilemek. Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim).

Exposing : Göstermek. Ortada bırakmak. Teşhir etme. Işıklandırmak. Açığa çıkarmak. Teşhir etmek. Terketmek. Teşhir. Maruz kalma.

Subject to : Bağlı olarak. Meyilli. Karşı karşıya olan. Bağlı olmak. Tabi. Bağlı. Yapmak (birine olumsuz bir şey). Buyruğu altına almak. Eğilimi olan.

Subjected : Boyun eğdirmek. Mecbur etmek. Etmek. Çektirmek.

Expose : Teşhir etmek. Ortaya çıkarmak. Sergilemek. Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim). Terketmek. Bırakmak. Maruz kalmak. Göstermek. Ortada bırakmak.

Expose to synonyms : subjugating, subjugated.