Subjects türkçesi Subjects nedir
Subjects ile ilgili cümleler
English: My favorite subjects in high school were geometry and history.
Turkish: Ortaokulda benim en sevdiğim dersler, geometri ve tarihdi.
English: I use a three-ring binder for all my subjects instead of a notebook for each one.
Turkish: Her biri için bir dizüstü bilgisayar yerine bütün konularım için üç halkalı klasör kullanırım.
English: A perfect knowledge of a few writers and a few subjects is more valuable than a superficial one of a great many.
Turkish: Birkaç yazar ve birkaç konuyla ilgili mükemmel bir bilgi birçoklarıyla ilgili yüzeysel olan birinden çok daha değerlidir.
English: Are we subjects or objects in this process?
Turkish: Bu süreçte biz özne miyiz, yoksa nesne miyiz?
English: I avoid discussing personal subjects with my boss.
Turkish: Patronumla kişisel konuları konuşmaktan imtina ederim.
Subjects ingilizcede ne demek, Subjects nerede nasıl kullanılır?
Alien subjects : Yabancı uyruklu yurttaşlar. Yabancı uyruklu vatandaşlar.
Fundamental subjects : Öğrencilerin yazılı ve sözlü anlatım becerisini geliştirmeyi amaç edinen dersler, örneğin okuma, yazma, kompozisyon, dilbilgisi ile aritmetik dersine verilen ad. öğrencilere yaşamlarında başarılı olmaları için gerekli olan bilgi, beceri ya da değer biçme ve beğenme duygularını elde etme olanağını sağlayan derslerden herhangi biri. bk. seçmeli dersler, zorunlu dersler. Temel dersler.
Required subjects : Zorunlu dersler. Zorunlu ders.
Subject area : Konu alanı. Konu bölümü.
Subject arrangement : Kitapların raflara, konularına göre yerleştirilmelerini öngören yöntem. Konu yerleştirmesi.
Subject index : Konu dizini.
Subject matter : Ana fikir. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Mevzuu. İhtilaf konusu. Mesele. Konu. Mevzu. Dava konusu.
Subject heading : Konu başlığı. Konuların sözcüklerle belirlenmesi için kimi ilkelerin uygulanması sonucu oluşturulan ad.
Subject card : Konular göz önünde tutularak düzenlenen fiş. Konu fişi.
Subject catalog : Konu fişlerinin belli bir düzene göre sıralanmasıyle oluşan katalog. Konu kataloğu.
İngilizce Subjects Türkçe anlamı, Subjects eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Subjects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
People : Kişi. Millet. Ulus. Kodak üyeleri. İnsan yerleştirmek. Aile. Kalabalık. Kimse. Eller. Bir kimsenin yakınları.
Message : Tezkere. İletişim araçlarıyla okur ya da izleyicilere aktarılan olay ya da yorum. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Resmi bildiri. Haber. Mektup. Mesaj. Bildiri. Not. Bir duraktan başka bir durağa bilgi iletmek üzere düzenlenmiş herhangi bir simgeler ya da damgalar birleşimi.
Enforce : Zorla yaptırmak. Yerine getirmek. İcra etmek. Uygulamak. Güçlendirmek. Zorlamak. İnfaz etmek. Zorla kabul ettirmek. Sözünü geçirmek. Takviye etmek.
Coercing : Zorlama. Baskı yapma. Bir şeyi kabule zorlamak. Mecbur etme. İcbar etme. Zorlamak. Tazyik etme. Baskı yapmak. Baskı altında tutmak.
Coerces : İcbar etme. Bir şeyi kabule zorlamak. Zorlama. Tazyik etme. Zorlamak. Mecbur etme. Baskı yapmak. Baskı altında tutmak. Baskı yapma.
Subject matter : Konu. Mevzuu. Mevzu. Ana fikir. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Dava konusu. Mesele. İhtilaf konusu.
Bring under : Neşesini kaçırmak. Mutsuz etmek. Üzmek.
Keynote : Esas nota. Ana ilke. İlke. Açış konuşması yapmak. Ana nota. Temel. Açılış konuşması yapmak. Parti programı. Temel düşünce. Dayanak.
Visits : Laflamak. Ziyarete gitmek. Ziyaretler. Teftiş etmek. Çene çalmak. Musallat olmak. Ziyaret sayısı. Ziyaret etmek. Uğramak.
Subjects synonyms : depicted object, subjecting, demur, grind, theme, subjugating, be worth, nation, pin, amount, question, do, coerce, content, country, demurs, tortures, costs, hold down, get, topic, subjugate, constrains, subjugates, subdue, compels, view, commune, expose to, obliges, thing, demurring, grinds.
Subjects zıt anlamlı kelimeler, Subjects kelime anlamı
Noncitizen : Yurttaş olmayan kimse. Vatandaş olmayan kimse. Vatandaşlık almamış kişi. Kaçak yabancı. Yabancı ülkeden kişi.

Bu kısımda Subjects kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Subjects ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Subjects anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Subjects ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.