Message türkçesi Message nedir

  • Resmi bildiri.
  • Not.
  • Mektup.
  • Haber.
  • Bildiri.
  • İleti.
  • İletişim araçlarıyla okur ya da izleyicilere aktarılan olay ya da yorum.
  • Bir duraktan başka bir durağa bilgi iletmek üzere düzenlenmiş herhangi bir simgeler ya da damgalar birleşimi.
  • Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
  • Mesaj.
  • Tezkere.

Message ile ilgili cümleler

English: Ali came in and handed a message to Mary.
Turkish: Ali içeri girdi ve Mary'ye bir mesaj verdi.

English: A message on the answering machine:"Please call me back! Until 18.00 you will reach me on my cell phone, after that on the landline."
Turkish: Telesekreterde bir mesaj: "Lütfen beni sonra ara. 18.00'e kadar cep telefonumdan, ondan sonra ise sabit hat üzerinden bana ulaşabilirsin.

English: Ali couldn't remember who he was supposed to deliver the message to.
Turkish: Ali mesajı kime teslim etmesi gerektiğini hatırlayamadı.

English: Ali answered my message right away.
Turkish: Ali derhal mesajıma cevap verdi.

English: Ali gave Mary a message to give to John.
Turkish: Ali John'a vermesi için Mary'ye bir mesaj verdi.

Message ingilizcede ne demek, Message nerede nasıl kullanılır?

Message application programming interface : Farklı platformlarda farklı elektronik posta değişimleri uygulamalarını sağlayan microsoft windows proğram arayüzü. Mapı (bilgisayar). Mesaj uygulama programlama arayüzü.

 

Message bar : İleti çubuğu.

Message block : Mesaj bloğu.

Message board : Mesaj panosu. Mesaj tahtası.

Message box : İleti kutusu.

Message line : İleti satırı.

Message handler : Mesaj kolancı. İleti işleyici. Mesaj kotarıcı. Mesaj denetimcisi. İleti kotarıcı.

Message handling system : Mesajlaşma sistemi. Mesaj alma sistemi. Mesaj taşıma sistemi. Mesaj evrak dağıtım sistemi. Mesaj işleme sistemi.

Message machine : Telesekreter.

Message handling systems : Mesaj işleme sistemleri.

İngilizce Message Türkçe anlamı, Message eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Message ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aside : Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (seyirciye sesleniş). Bir yana. Apar. Ayrı. Bir tarafa (bırakırsak). Oyuncunun alçak sesle söylediği söz. Bir kenara. Kendi kendine. Bir oyun kişisinin (oyun gereği) öbür oyun kişilerinden gizli olarak tek başına konuşması, mırıldanması, (bk. apar.). Bertaraf.

Assertions : Açıklama. Evetleme. Öne sürme. Sav. Hakkını arama. Dava. İddia. Öne sürme (bir iddiayı). Hakkını ispat etme.

Divagation : Tutarsız konuşma. Konudan sapma. Sapma. Abuk sabuk konuşma. Konu dışına çıkma. Saçmalama. Başıboş dolaşma.

Wittiness : Hazırcevaplık. Esprililik. Espri yeteneği. Nüktedanlık. Nüktecilik.

Aviso : Bilgi. Kurye botu. Nasihat. Öğüt. Tebliğ.

Asseveration : İddia. Tanığın söylediklerinin gerçek olduğunu vicdanen temin etmesi. Söz. Beyan.

 

Parenthesis : Parantez işareti. Ayraç. Fasıla. Parantez. Ara söz.

Subject matter : Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Konu. Dava konusu. Mevzu. Mevzuu. İhtilaf konusu. Ana fikir. Mesele.

Reminder : Hatıra. Hatırlatma. Anımsatıcı. Hatırlatıcı şey. Uyarı. Andıç. Hatırlatıcı mektup. Yadigar. Anımsatma.

Kite : Mayın uçurtması. Uçak. Hatır senedi. Kasnaklı. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Uçurtma. Çaylak. Karşılıksız çek. Sahte bono.

Message synonyms : promotional material, phone message, nonsensicality, counseling, hokum, memorial, pronouncements, refusal, infos, annunciation, telephone message, disapproval, humour, wire, acknowledgment, guidance, content, narration, counsel, announcing, topic, offering, pronunciamento, insertion, cipher, intimation, letter, pronouncement, memos, chits, instruction, publicity, discharge papers.

Message zıt anlamlı kelimeler, Message kelime anlamı

Approval : Onay. Bir ölçekle ölçüye vurulan kişinin herhangi bir ölçek sınarında dile getirilen yargıyı olumlaması ya da ilgili görüşe katılması. Resmi izin. Uygun bulma. Tasvip. Onama. Onaylama.

Disapproval : Reddetme. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Ayıplama. Kabul etmeme. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Hoşnutsuzluk. Kınama. Onaylamama. Beğenmeme.

Message ingilizce tanımı, definition of Message

Message kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bear as a message. Any notice, word, or communication, written or verbal, sent from one person to another. A messenger.