Parenthesis türkçesi Parenthesis nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Parantez.
  • Fasıla.
  • Ara söz.
  • Ayraç.
  • Parantez işareti.

Parenthesis ingilizcede ne demek, Parenthesis nerede nasıl kullanılır?

Right parenthesis missing : Sağ ayraç eksik.

Closing parenthesis : Kapatma ayracı. Sağ ayraç. Kapama parantezi. Sağ parantez.

Left parenthesis : Sol ayraç.

Opening parenthesis : Sol ayraç.

Right parenthesis : Sağ ayraç.

Put in parentheses : Parantez içine almak.

Parenthesise : Parantez içine almak.

Parenthesised : Parantezli.

Parenthetic : Parantezle ilgili. Parantez içinde. Arada belirtilen. Paranteze benzer.

Parenthetical : Paranteze benzer. Parantez içinde. Arada belirtilen. Parantez içi.

İngilizce Parenthesis Türkçe anlamı, Parenthesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parenthesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aside : Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Bir tarafa. Oyuncunun alçak sesle söylediği söz. Kendi kendine. Bir oyun kişisinin (oyun gereği) öbür oyun kişilerinden gizli olarak tek başına konuşması, mırıldanması, (bk. apar.). Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (seyirciye sesleniş). Bir yana. Bertaraf. Apar. Bir kenara.

 

Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.

Interim : Boşluk. Muvakkat. Geçici. Muvakkat rapor. Aralık. Muvakkat bilanço. Ara. Geçici şey.

Content : İçerik. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. Razı. Öz. Hoşnut. Hoşnut etmek. Mutlu. Olumlu. Tatmin etmek. Doygun.

Intermission : Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Perde arası. Tiyatro gösterisi sırasında seyircilerin dinlenmesi için verilen ara. İntermisyon. Mola. Hastalık ateşinin geçici olarak düşmesi. Tatil. Bir süreç ya da oluşumun sürekli olmaktan çıkması durumu. Ara.

Digression : Arasöz. Konudan ayrılma. Konu dışı söz.

Cessation : Mola. Durdurulma. Durma. Kesilme. Ara verme. Duruş. Sona erme. İnkıta. Ara.

Bra ket : Köşeli ayraç sol. Ayraç sol. Ayraç sağ. Köşeli ayraç.

Interims : Muvakkat bilanço. Geçici şey. Boşluk. Geçici. Aralık. Muvakkat rapor. Muvakkat. Ara. Geçici olarak yapılan şey.

Punctuation : Noktalama işaretleri. Lafa karışma. Çekitleme. Sözünü kesme. Noktalama. Bilgisayar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Noktalama işareti. Bir filmin çekim, görünçlük, ayrım, bölüm gibi çeşitli bölünmelerini birbirinden ayırmada kullanılan yöntemlerin tümü. (bunların başlıcaları kesme, zincirleme, kararma-açılma, silinme, silinmeli kararma ve açılma, noktalı kararma ve açılma, yıldırım geçişidir). Yazıda okumayı kolaylaştırmak için birtakım işaretlerin kullanılması: nokta (.), virgül (,), noktalı virgül (;), iki nokta (:), ünlem işareti (!), soru işareti (?), üç nokta (…), düzeltme işareti (^), tırnak («»), ayraç () gibi.

 

Parenthesis synonyms : abnormal end, bracket, paranthesis, discontinuances, divagation, excursus, separatrix, hiatus, brackets, bkt, abort, access mechanism, round bracket, cessations, abscissions, acception, punctuation mark, discontinuation, distance, access control, abscission, abstract syntax tree, subject matter, abbreviate, parentheses, accelerator key, accent char, accent bar, absolute loader, discontinuance, message, band, abort sequence.

Parenthesis ingilizce tanımı, definition of Parenthesis

Parenthesis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A word, phrase, or sentence, by way of comment or explanation, inserted in, or attached to, a sentence which would be grammatically complete without it. It is usually inclosed within curved lines (see def. 2 below), or dashes.