Ayraç nedir, Ayraç ne demek

  • Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez.
  • Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Sayısal ya da cebirsel işlemleri birbirinden ayırt etmekte kullanılan ( , ) simgelerinden her biri.

Bilimsel terim anlamı:

Kaynakçasal kimlik verilirken, içkapak dışından sağlanan bilgiyi, içkapakta bulunandan ayırmak için kullanılan im.

Bir soru çizinliğinde, soru içinde görüşmeciye verilen yönergeyi sorudan ayırmak üzere kullanılan ayırıcı belirteç.

İngilizce'de Ayraç ne demek? Ayraç ingilizcesi nedir?:

parenthesis, parentheses, bracket, paranthesis

Ayraç anlamı, tanımı:

Ayraç açmak : Söz veya yazı içine, asıl konu ile ilgisi az olan bir bölüm sıkıştırmak.

Köşeli ayraç : Ayraç içinde bulunan bir anlatımda veya ayraç içine alınması gereken bir açıklamada kullanılan ([ ]) biçimindeki köşeli, kırık ayracın adı, köşeli parantez.

Yay ayraç : Cümle içinde geçen bir sözü metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen noktalama işaretinin adı, parantez, mutariza "( )".

Cümle : Dizge, sistem. Herkes. Bütün, hep. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce.

 

Metin : Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan kelimelerin bütünü, tekst. Basılı veya el yazması parça, tekst.

Tutmak : Beklenen sonucu vermek. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Bir kimsenin yerini almak. Kapatmak, sarmak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. İzlemek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Hizmetine almak veya kiralamak. Alacağa veya vereceğe saymak. Herhangi bir durumda bulundurmak. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Elde bulundurmak, ele almak. Uğramak. Bir şey düşünmek. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Başlamak. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Avlamak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Yaklaştırmak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Sarmak, bürümek. Kullanmak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Varsaymak, farz etmek. Ele geçirmek, yakalamak. Kaplamak. Benimsemek, beğenmek. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Bırakmamak. Sunmak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Sürmek, zaman almak. Hedef olarak almak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Ulaşmak, varmak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Denetimi ve yetkisi altına almak. İşgal etmek. Bağlamak. Biriktirmek, tasarruf etmek.

Getiri : Yarar. Faiz. Kazanç.

 

Köşeli : Köşesi veya köşeleri olan.

Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

İşaret : El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im.

Ayıraç : Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler, belirteç, miyar, reaktif.

Ayraçlı yazılış biçimi : Yardımcı im olarak ayraç kullanmayı gerektirdiği için araek yazılış biçimine verilen ad. || Bu yazılış biçiminde ikili yöneten deyimlerin kapanışları ayraç içine alınmalıdır; ancak kısalık sağlamak amacıyla en dıştaki ayraçlar yazılmaz.

Ayraçsız yazılış biçimi : (…)

Diğer dillerde Ayraç anlamı nedir?

İngilizce'de Ayraç ne demek? : parenthesis, bracket

Fransızca'da Ayraç : parenthèse [la]

Almanca'da Ayraç : n. Parenthese

Rusça'da Ayraç : n. скобка (F)