Bracket türkçesi Bracket nedir
- Hedefi makas içine almak.
- Parantez içine almak.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Bir tutmak.
- Ayraç içine almak.
- Belli bir özelliğe ilişkin çeşitli seçenek ya da değerleri birbirinden ayıran sınır ya da ayırıcı değer.
- Dalyan ağlarında giriş kısmında yer alan ve basarna kazıkları olarak bilinen vigla ve zeytin kazıklarının uçlarına yerleştirilen l harfi biçimindeki demir yapı.
- Ayraç.
- Destek veya dirsekle tutturmak.
- Parantez açmak.
- Paranteze almak.
- Köşeli ayraç.
- Birbirine ait kılmak.
- Kol.
- Eşit kabul etmek.
- Türküm.
- Raf.
- Praçol.
- Parantez.
- Dirsek.
- Aynı kategoriye almak.
- Böleç.
- Destek.
- Hedefi makas içine almak (argo terim).
Bracket ile ilgili cümleler
English: Open the brackets in the equation.
Turkish: Denklemde parantezler genişletin.
Bracket ingilizcede ne demek, Bracket nerede nasıl kullanılır?
Bracket creep : Gelir dilimleri sürünmesi. Enflasyonun etkisi ile yükümlülerin gelir vergisi açısından daha yüksek gelir dilimlerine girmeleri. Yükselen enflasyonun etkisiyle yükümlülerin gelir vergisi açısından daha yüksek gelir dilimlerine girmeleri (ekonomi). Basamak kayması. Enflasyonist bir ortamda vergi sonrasında gerçek (reel) gelirler daha düşük olacağından, vergi oranlarında bir değişiklik yapılmadığı halde gerçek (reel) vergi oranının ve dolayısıyla vergi yükünün yükselmesi. Gelir dilimleri ilerlemesi.
Bracket lamp : Duvar lambası. Aplik.
Age bracket : Yaş dilimi. Yaklaşık olarak aynı yaşta olan insanlar grubu. Yaş grubu.
Angle bracket : Gönye destek. > ve < işaretleri. Taşıyıcı gönye. “l” harfi şeklinde olan metal köşebent. Ya bir çift noktalama işareti veya yazılı materyali iliştirmek için kullanılır. Köşeli braket. Köşeli mesnet. Köşebent.
Lavatory bracket : Lavabonun üzerine oturtulduğu destek. Lavabo desteği.
Bearing bracket : Yatak braketi. Yatak mesneti. Yatak mesnedi.
Brake bracket : Fren pabucu. Fren mesnedi. Fren mesneti.
Income bracket : Gelir dilimi. Ek gelir. Gelir grubu. Belli bir gelir aralığında yer alan vergi mükellefleri. Belli bir gelir aralığına giren nüfus. bk. gelir dilimi. Gelir türkümü.
Curly bracket : Süslü ayraç.
İngilizce Bracket Türkçe anlamı, Bracket eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bracket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Branch : Branş. Kollara ayrılmak. Dere. Ayırmak. Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları. canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus. Şube. Sapma. Bölmek. Çay.
Abort sequence : Durdurma dizisi.
Absolute loader : Salt yükleyici. Mutlak yükleyici.
Adjuvant : Yardımcı. Arttırıcı. Kolaylaştırıcı. Katma. Cerrahi sonrası mikrometastazları yok etmeye yönelik yardımcı tedavi. Bir hastalığın ek tedavisi olarak kullanılan (tıp veya medikal terimi). Yardım eden. Yardımcı olan. Destekleyici.
Access control : Erişim denetimi. Giriş kontrolü. Erişim denetim. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Erişim kontrolü.
Advocation : Mahkemede savunma eylemi. Müdafaa. Savunma.
Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.
Access control entry : Erişim denetleme girişi. Erişim denetim girdisi.
Crankshafts : Kaldıraç. Ana mil. Şaft ile sürülen veya şaft kullanan mil. Krank mili. Dirsekli mil. Krankmili. Ana mili.
Bracket synonyms : income tax bracket, price bracket, brachion, aid, anchorage, bracketed, bra ket, accent bar, square bracket, ancon, company, auspices, access key, bunch, accelerator key, brachial, ensemble, parenthesis, round bracket, contingent, rack, bearer, acception, series, department, cubitus, abstract syntax tree, detent, diaphragm, brackets, backup, batch, crook.
Bracket ingilizce tanımı, definition of Bracket
Bracket kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To shoot so as to establish a bracket for (an object). To place within brackets. Also, a decorative feature seeming to discharge such an office. To furnish with brackets. Only used in the phrase, to establish a bracket. After the bracket is established shots are fired with intermediate elevations until the exact range is obtained. In the United States navy it is called fork. A figure determined by firing a projectile beyond a target and another short of it, as a basis for ascertaining the proper elevation of the piece. To connect by brackets. An architectural member, plain or ornamental, projecting from a wall or pier, to support weight falling outside of the same.

Bu kısımda Bracket kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bracket ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bracket anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bracket ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.