Branch türkçesi Branch nedir
- Bilgisayar, bilişim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Bitkilerin çoğunlukla yapraksız olan, sapın değişik uzunluk veya büyüklükteki küçük sap ve sürgün kısımları. canlıların sınıflandırılmasında kullanılan ve sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, filum, kladus.
- Şube.
- Branş.
- İşlemlerin olağan sırasını bozarak, denetimi, adresi belirtilen bir işleme geçiren herhangi bir komut.
- [#dal Dallanmak].
- Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş.
- Ajans.
- Sapma.
- Sınıf.
- Dallara ayrılmak.
- Dallandırmak.
- Göbek.
- Ayırmak.
- Yayılmak.
- Dere.
- Kollara ayrılmak.
- Bölmek.
- Kol (bitki).
- Soy ağacındaki yer.
- Dal.
- Kol.
- Çay.
Branch ile ilgili cümleler
English: Algebra is a branch of mathematics.
Turkish: Cebir matematiğin bir dalıdır.
English: An olive branch symbolizes peace.
Turkish: Bir zeytin dalı barışı sembolize eder.
English: Better to extend an olive branch than launch a missile.
Turkish: Bir zeytin dalı uzatmak bir füze fırlatmaktan daha iyi.
English: A new branch will be opened in Chicago next month.
Turkish: Gelecek ay Şikago'da yeni bir şube açılacak.
English: He cut off a branch from the tree.
Turkish: Ağaçtan bir dal kesti.
Branch ingilizcede ne demek, Branch nerede nasıl kullanılır?
Branch address : Sapma adresi. Dallanma adresi.
Branch admittance matrix : Dal geçiri matrisi.
Branch bank : Banka şubesi.
Branch banking : Şube bankacılığı. Bankaların birden fazla yörede faaliyet göstermelerine olanak veren bir sistem.
Branch blocks : Kalpte iletimin his demeti dallarında gecikmesi veya durması. sağ dal veya sol dal blokları oluşur. Dal blokları.
Branch current : Şube akımı.
Branch library : Şube kitaplığı. Geniş yığınların kitaptan kolaylıkla yararlanmasını sağlamak amacıyla halk kitaplıklarının çok okur bulunan bölgelerde açtıkları bölüm.
Branch line : Karmak kolu. Ana hatta bağlanan demiryolu hattı (doğrudan veya dolaylı olarak). Karmakta kancaların bağlandığı 2 mm ve üç kat sicimden yapılan köstekler. Şube hattı. Branş hattı. İltisak hattı. Branşman hattı. Kol hattı.
Branch company : Bir ana şirket veya firmaya bağlı olarak etkinlikte bulunan alt birim. Bayi şirket. Yan şirket. Şube.
Branch exchange : İkincil santral.
İngilizce Branch Türkçe anlamı, Branch eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Branch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Eaves trough : Yağmur deresi. Saçak oluğu.
Classrooms : Dersane. Derslik. Sınıflar.
Bellybutton : Göbek çukuru. Navel.
Majors : Binbaşı. Yetişkin. Reşit kimse. Majör.
Field of study : Çalışma alanı. Akademik disiplin. Bilim dalı. Disiplin.
Appropriates : Üstüne oturmak. Mülk edinmek. Münasip. Özelleştirmek. Uygun. İç etmek. El koymak. Tensip etmek. Kendine maletmek.
Enlarge upon : Tafsilata girişmek. Ayrıntılandırmak. Genişletmek. Daha detaylı bilgiler vermek. Daha ayrıntılı bir şekilde anlatmak. Yaymak. Detaylandırmak.
Stem : Biyoloji, gramer alanlarında kullanılır. Esas fiil. Çıkmak. Vananın açılıp kapanmasını sağlayan mil. Karşı ilerlemek. Ad ve fiil köklerine yapım eklerinin eklenmesiyle oluşturulan ve anlamca bağlandıkları kökle ilişkili bulunan türemiş kelime: canlı (<can+lı), gözlük (<göz+lük), görüş (<gör-üş); görüştür- (<gör-üş-tür-); görünüş (<görün-üş) vb. Durdurmak. -den gelmek. Önlemek. Akkor lambada, içinden akım girişleri geçen cam bölüm.
Rille : Derecik.
Branch synonyms : executive branch, local post office, executive office of the president, brachion, allocate to, crank, declining, cleave, castes, diffuses, co, limbing, declination, ramify, estate, arborise, offsets, specialty, news bulletin, crankshafts, sprig, offset, diffuse, major, brooklets, overstates, break down, arm, boughs, overstating, brooking, column, disaffiliates.
Branch zıt anlamlı kelimeler, Branch kelime anlamı
Converge : Kavuşmak. Bir çekitte birleşmek. Yaklaşmak. Birbirine yaklaşmak. Birbirine doğru hareket etmek. Yakınsamak. Bir noktaya yönelmek. Bir noktada birleşmek. Birleşmek.
Distributary : Nehir kolu. Delta yapan kol. Asıl nehirden dışarı akan kol.
Tributary : Haraca bağlanmış, vergi ödeyen: erdel, osmanlı devletine haraçlı bir beylikti. Kol. Anaırmağa karışan akarsu, bk. ikincil kollar. Haraç veren hükümet. Akarsu. Bir ırmağa karışan (ayak). Akarsu kolu. Coğrafya, tarih alanlarında kullanılır. Irmak kolu. Haraçlı.
Branch ingilizce tanımı, definition of Branch
Branch kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make subordinate division in. As, a branch vein. A branch topic. A shoot or secondary stem growing from the main stem, or from a principal limb or bough of a tree or other plant. Diverging from, or tributary to, a main stock, line, way, theme, etc. To divide as into branches. A branch store. To shoot or spread in branches. A branch road or line. To separate into branches. To ramify.

Bu kısımda Branch kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Branch ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Branch anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Branch ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.