Rille türkçesi Rille nedir

Rille ile ilgili cümleler

English: Ali hasn't grilled the fish yet.
Turkish: Ali henüz balıkları kızartmadı.

English: Ali looks thrilled.
Turkish: Ali heyecanlanmış görünüyor.

English: Ali isn't thrilled.
Turkish: Ali heyecanlı değil.

English: Ali is going to be thrilled.
Turkish: Ali heyecanlı olacak.

English: Ali doesn't look thrilled.
Turkish: Ali heyecanlanmış görünmüyor.

Rille ingilizcede ne demek, Rille nerede nasıl kullanılır?

Adrenergic nerve fibrille : Uçlarından adrenalin veya noradrenalin çıkaran sempatik sistemin sinir telcikleri. Adrenerjik sinir telciği.

Aperture grille : Açıklık ızgarası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. (trinitron monitörlerde) ekran ve elektron tabancaları arasında katot ışın tüpünün içinde bulunan bir dizi dikey metal teller (elektron tabancaları tarafından yayılan ışınlarını yönlendirme ve filtreden geçirme görevi vardır). Renk ızgarası.

Banderillero : Boğa güreşi sırasında boğanın boynuna ve sırtına mızrak saplayan boğa güreşçisi.

Be thrilled : Çok sevinmek. Etkilenmek.

Befrilled : Fırfır döşenmiş. Fırfırla süslemiş. Fırfırlanmış.

 

Driller : Eğitmen. Lağımcı. Delici. Sondaj makinesi. Matkapçı. Eğitici. Matkap kullanan. Sondajcı. Delme makinesi. Matkap makinesi.

Frilled : Fringed. Fırfırlı. Decorated with frills. Ruffled.

Drillers : Lağımcı. Matkapçı. Delik açmak için kullanılan makine. Sondaj işçisi. Matkap kullanan. Delme makinesi. Asker veya öğrencileri eğiten kimse. Sondaj makinesi. Eğitici. Delici.

Drilled well : Delme kuyu. Sondajla açılmış kuyu.

Escadrille : Hava kuvvetleri uçak filosu. Küçük filo.

İngilizce Rille Türkçe anlamı, Rille eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rille ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rills : Dere.

Brook : Tahammül etmek. Dayanmak. Irmak. Su. Kaldırmak. Dere. Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu. Çekmek.

Bourn : Amaç. Memleket. Su. Hedef. Diyar. Sınır. Dere.

Bolt : Süzmek. Sürgü. Saplaç. Tavan saplaması. Elemek. Kaçmak. Tüymek. İki parçayı birleştiren yuvarlak, çelik burmalı çivi. Cıvatalamak. Sürgü düzeni.

Bourne : Amaç. Diyar. Sınır. Hedef. Gaye. Ülke. Dere. Su. Memleket.

Rivulet : Dere.

Creeks : Küçük körfez. Koy. Dere.

Wicket : Kale.

Dingle : Küçük dere. Ağaçlıklı küçük dere. İrlanda'da yerleşim yeri.

Rille synonyms : precision rifle, sniper rifle, m 1 rifle, garand rifle, m 1, pump action, garand, slide action, small arm, streamlets, branches, rivulets, rill, opening, streamlet, carbine, dingles, piece, creek, brooked, rifle butt, brooklets, rilling, bourns, beck, brooklet, stump, runlets, firearm, brooking, bournes, branch, lattice.

Rille ingilizce tanımı, definition of Rille

Rille kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of certain narrow, crooked valleys seen, by aid of the telescope, on the surface of the moon.