Converge türkçesi Converge nedir

  • Bir noktada birleşmek.
  • Bir noktaya yönelmek.
  • Yakınsamak.
  • Birbirine yaklaşmak.
  • Birbirine doğru hareket etmek.
  • Kavuşmak.
  • Bir çekitte birleşmek.
  • Yaklaşmak.
  • Birleşmek.

Converge ingilizcede ne demek, Converge nerede nasıl kullanılır?

Converge on : Eklemek. Farklı yönlerden gelip bir noktada buluşmak. Bir noktada birleşmek. Birleşmek. Tüm dikkatini vermek. Bir noktada bir araya gelmek.

Converged : Kavuşmak. Birleşmek. Yakınsamak. Yaklaşmak.

Convergence : Yöndeşme. Konvergens. Tutum ya da kanıların birbirine yaklaşması, bk. ıraklaşma. Yaklaşım. Tavan oturması. Bir dizinin ilk n teriminin toplamının, n sonsuza giderken sonlu bir ereye yaklaşması. bir ışıksal dizgenin odak uzaklığının tersi. Bir çekitte birleşme. Bir noktada birleşme. Çeşitli gruplara ait organizmalarda benzer karakterlerin gelişmesi durumu. Yakınsaklık.

Convergence almost certainly : Oldukça kesin yakınsaklık.

Convergence almost surely : Hemen hemen kesin yakınsama.

Convergence factors : Yakınsaklık faktörü. Daralma faktörü. Yaklaşma faktörü.

Convergence hypothesis : Yakınsama önsavı. Neoklasik büyüme kuramında sermayenin azalan getirisi olduğu varsayımı altında, az gelişmiş ülkelerde kişi başına her bir sermaye ilavesinin getirisinin gelişmiş ülkelerden daha fazla olacağını ve bunun az gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkeleri yakalama olasılıklarını artırdığını ileri süren önsav. krş. ıraksama bk. abramovitz yakınsama önsavı bk. fırsat pencereleri önsavı bk. farklılaştırılmış sistem önsavı.

 

Convergence in mean : Ortalama yakınsaklık.

Convergence dimension of superstition : Değişik boşinançların benzer görünüm kazanabilmelerini sağlayan özellik, bk. boşinanç boyutları. Yakınsak boşinanç boyutu.

Convergence in distribution : Dağılımda yakınsama.

İngilizce Converge Türkçe anlamı, Converge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Converge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come up : Tutulmak. Çıkagelmek. Yaygın olmak. Olmak. Karşılaşmak. Sokulmak. Yükselmek (güneş). Çıkmak. Üniversiteye başlamak.

Come close to : Gibi olmak. Yakınlaşmak.

Closes : Anlaşmak. Kilitlemek. Sürgülemek. Son vermek. Bitirmek. Kapatmak. Örtmek. Uzlaşmak. Kapamak.

Converge on : Bir noktada bir araya gelmek. Tüm dikkatini vermek. Farklı yönlerden gelip bir noktada buluşmak. Eklemek.

Met : Toplanmak. Görüşmek. Görüşme yapmak. Git. Bulmak. Karşılaşılan. Rastlamak. Buluşmak. Yerine getirmek.

Touch : Bitişik olmak. Kullanmak. El sürmek. Kırmak. Dokunma. Taç. Topun, alanın boy çizgisinden dışarı çıkması. Eline su dökmek. Para sızdırmak.

Come on : Üstüne gelmek. Karşılaşmak. Sahneye çıkmak. Gafil avlamak. Çıkmak. Ortaya çıkmak. Gelsene. İzlemek. Rastlamak.

Come together : Ortak noktada buluşmak. Yeniden birleşmek. Birlikte gelmek. Ortak noktaya gelmek. Birikmek. Anlaşmaya varmak. Bir araya gelmek. Buluşmak. Toplanmak.

 

Ally oneself : Katılmak.

Be at hand : El altında olmak. Yakında olmak. Yolu düşmek.

Converge synonyms : obtain, approximating, approach, meet, obtains, am, unify, fall into line with, agree, close up, accrete, agrees, converged, approximate, accretes, regaining, fallen into place, amalgamated, amalgamate, approached, converges, regain, accreted, approximates, allying, accouple, close in on, contact, fall into place, bear down on, unite, fell into place, approaches.

Converge zıt anlamlı kelimeler, Converge kelime anlamı

Diverge : Uyuşmamak. Ayrılmak. Farklı olmak. Ayırmak. Sapmak. Uzaklaşmak. Birbirinden ayrılmak. Açılmak. Dallanmak. Birbirinden uzaklaşmak.

Converge antonyms : disunify.

Converge ingilizce tanımı, definition of Converge

Converge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cause to incline and approach nearer together. To tend to one point. To cause to tend to one point. As, lines converge. To incline and approach nearer together.