Convergence türkçesi Convergence nedir

  • Bilgisayar, biyoloji, ekonomi, fizik, madencilik alanlarında kullanılır.
  • İki ayrı halk kültürü, olay ya da ürününün zamanla birbirine benzemesi, bk. koşut gelişim.
  • Yöndeşme.
  • Tavan oturması.
  • Konvergens.
  • Yaklaşım.
  • Bir noktada birleşme.
  • Yakınsama.
  • Bir dizinin ilk n teriminin toplamının, n sonsuza giderken sonlu bir ereye yaklaşması. bir ışıksal dizgenin odak uzaklığının tersi.
  • Tutum ya da kanıların birbirine yaklaşması, bk. ıraklaşma.
  • Kümelenme.
  • Yakınsaklık.
  • Kavuşma.
  • Yakınlaşma.
  • Yaklaşma.
  • Çakışma.
  • Bir çekitte birleşme.
  • Çeşitli gruplara ait organizmalarda benzer karakterlerin gelişmesi durumu.
  • Yakınlaşım.

Convergence ingilizcede ne demek, Convergence nerede nasıl kullanılır?

Convergence almost certainly : Oldukça kesin yakınsaklık.

Convergence almost surely : Hemen hemen kesin yakınsama.

Convergence coil : Toplayıcı bobin. Odaklama bobini.

Convergence condition : Yakınsama koşulu.

Convergence diagnostic : Yakınsama tanısı.

Convergence factors : Yakınsaklık faktörü. Yaklaşma faktörü. Daralma faktörü.

Convergence hypothesis : Yakınsama önsavı. Neoklasik büyüme kuramında sermayenin azalan getirisi olduğu varsayımı altında, az gelişmiş ülkelerde kişi başına her bir sermaye ilavesinin getirisinin gelişmiş ülkelerden daha fazla olacağını ve bunun az gelişmiş ülkelerin gelişmiş ülkeleri yakalama olasılıklarını artırdığını ileri süren önsav. krş. ıraksama bk. abramovitz yakınsama önsavı bk. fırsat pencereleri önsavı bk. farklılaştırılmış sistem önsavı.

 

Convergence in probability : Olasılıkta yakınsaklık. Olasılıkta yakınsama. Zayıf yakınsaklık. Olasılıklı yaklaşım.

Convergence magnet : Yaklaştırma mıknatısı.

Convergence in distribution : Dağılımda yakınsama.

İngilizce Convergence Türkçe anlamı, Convergence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convergence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Natural event : Doğa olayı. Doğal olay. Gerçekleşen olay. Meydana gelen olgu.

Drawing near : Yakın olma. Yanına yaklaşma. Yakınına gelme.

Closing : Kapama. Uç. Kapanış. Kapanma. Kapatılıyor. Kapatma. Kapatıyor. Kapat.

Accesses : Methal. Erişmek. Erişme. Kullanma. Yanaşmak. Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Nüfuz. Giriş. Hastalık nöbeti.

Approaching : Yanaşma. Yakında olacak olan. Yaklaşan. Adımlama.

Coming : Gelecek. Gelme. Geliş. Başarılı. Gelmekte olan. Varış. İlerleyen. Gelecek (ay, yıl). Yaklaşan.

Dich : Hendek kazmak. İki parçalı. İki parça halinde. Suyolu açmak. Vuruşma sırasında, savutları kullanamayacak biçimde birbirine değme ya da çarpma. Hendekle çevirmek.

Aggregation : Yığışım. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Agregasyon. Yığışma. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir araya gelme. Bir araya toplanma. Yığın. Birikim.

 

Convergence synonyms : occurrent, approachment, convergences, contiguities, approximation, conglomerations, advents, coincidence, contiguity, approximations, oncoming, conglomeration, came up, synod, approximation property, access, agglutination, happening, encounter, comings, modality, the union, conflicting, series, syncretism, congruities, clustering, approached, coming together, synods, degeneracy, imminence, occurrence.

Convergence zıt anlamlı kelimeler, Convergence kelime anlamı

Divergency : Iraksama. Ayrılma. Sapma ayrılma. I.protein ya da nükleotit dizilişindeki sapmalar. aynı kökenli organizmaların çeşitli etkiler sonucu farklı görünüşte olmaları. 3.aynı türden ilgili gen ya da proteinlerin ayrılması. Fikir ayrılığı. Sapma. Divergens. Birbirlerinden ayrılmış ve uzaklaşmış. Fark.

Divergence : Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Diverjans. Açılma. Mübayenet. Uzaklaşma. Uyuşmazlık. Fikir ayrılığı. Iraksama. Farklılık. Ayrılma.

Convergence ingilizce tanımı, definition of Convergence

Convergence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tendency to one point. The condition or quality of converging.