Divergency türkçesi Divergency nedir

  • Açılma.
  • Sapma ayrılma.
  • Fikir ayrılığı.
  • Fark.
  • Uyuşmazlık.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Iraksama.
  • Ayrılma.
  • Sapma.
  • Divergens.
  • I.protein ya da nükleotit dizilişindeki sapmalar. aynı kökenli organizmaların çeşitli etkiler sonucu farklı görünüşte olmaları. 3.aynı türden ilgili gen ya da proteinlerin ayrılması.
  • Uzaklaşma.
  • Birbirlerinden ayrılmış ve uzaklaşmış.

Divergency ingilizcede ne demek, Divergency nerede nasıl kullanılır?

Divergence : Tutmazlık. Mübayenet. Farklılık. Diverjans. Uyuşmazlık. Uzaklaşma. Tehalüf. Fikir ayrılığı. Iraklaşma. Fark.

Divergence angle : Divergens açısı. Sapma açısı. Ayrılma açısı. Birbirini izleyen iki yaprağın iz düşümleriyle eksen arasında kalan açı.

Divergence dimension of superstition : Ayrılımlı boşinanç boyutu. Boşinançların, bağlı bulundukları toplum ve çağ koşullarına uygun olarak gösterdiği değişim özellikleri, bk. boşinanç boyutları.

Divergence measure : Iraksama ölçümü.

Divergence of opinions : İşlem ayrılığı. Yasasına göre suç sayılan kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük gibi olayların her biri için ayrı ayrı işlem yapılarak ceza kesilmesi.

Divergent cobweb : Açılan örümcekağı. Tarım ürünleri piyasalarında dönemden döneme artan fiyat dalgalanmaları nedeniyle denge fiyatından giderek uzaklaşılması.

 

Point of divergence : Iraksaklık noktası.

Divergent : Farklı. Çeşitli. Sf tv. ortak bir yol ya da noktadan ayrı yönlere gidip uzaklaşan. Birbirine karşı. Ortak bir doğrultudan açılarak giden ya da bir noktadan ayrılan doğrultuları izleyerek yayılan. Uyumsuz. Görüntüyü uzaklaştırma özelliği taşıyan, (mercek vb). Diverjan. Ayrı. Birbirinden ayrılan.

Divergent series : Terimleri sonsuza doğru toplandığında belirli bir sayısal sonuç vermeyen dizi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Iraksak seri. Iraksak seriler. Iraksak dizi.

Kullback leibler jeffreys divergence : Kullback leibler jeffreys ıraksaması.

İngilizce Divergency Türkçe anlamı, Divergency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divergency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breaking up : Dağılma. Sevgililerin ayrılması olayı. (çiftlerin) ayrılması. Ayrılma (sevgiliden). Parçalayan. İlişkiyi bitirme. Ayrılmak.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

Deviation : Düzgülülük, ortaç eğilim, ortalama güven düzeyi gibi genel ölçülerden ya da belli bir alanda sık görülen özelliklerden ayrılma. Bir ışık ışınının yansıma, kırılım ya da kırınımla doğrultusunda oluşan değişim açısı. bir ölçümde, gerçek değer yöresindeki açılım. yüklü parçacıkların, uygulanan alanlarla gidiş doğrultularını değiştirmeleri. Yolunu şaşırma. İnhiraf. Ayrılık. Sapma (nakliyat). Sapma, normal yerini değiştirme. Ayar noktası ile denetilen değişkenin değeri arasındaki ayrım.

 

Deployments : Yerleştirme. Konuşlandırma. Yayılma. Dağıtım. Plana göre yerleştirme. Serme. Konuşlanma. Mevzilenme. Savaş düzeni alma.

Dilatation : Dilatasyon. Tevessü. Bir delik veya borusal bir yapının genişlemesi, dilatasyon, ekspansiyon, ektazi. Kayaç taneciklerinin güneş ısısının etkisiyle büyümesi. Genleşim. Genleşme. Genişleme. Biyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. İçi boş organların genişlemesi, dilasyon.

Detortion : Çarpıtma.

Discrepancy : Tutarsızlık. Ayrım. Zıtlık. Farklılık. Aykırılık. Tutumları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşmezlik. Ayrılık. Muhalefet. Uyumsuzluk. Çelişki.

Clarification : Durultma. Arıtma. Açıklığa kavuşturma. Aydınlatma. Açıklama. Temizleme. Durulma. Bir sorunun ya da bir kavramın tüm içerimleriyle açıklanması. Berraklaştırma.

Differences : Olağandışılık. Farklar. Benzememe. İhtilaf. Ayrım. Ayrılık. Farklılıklar. Farklılık.

Discording : Ahenksizlik. Anlaşmazlık. İhtilaf. İkilik. Kavga. Uyuşma. Gürültü. Uyumsuzluk.

Divergency synonyms : apartness, contrariety, a cells, differentiation, denude, breakaways, breakaway, abo blood groups system, dilations, difference, deflection, difference of opinions, disparities, cachet, divergence, dilatations, abductor muscle, division, departure, cleavage, clash of ideas, distinction, series, checkout, being opened, aardwolf, discrimination, baring, abambulacral area, aberration, abacus bodies, dehiscence, controversies.

Divergency zıt anlamlı kelimeler, Divergency kelime anlamı

Convergence : Yakınsama. Yakınlaşma. Konvergens. Yaklaşım. Bir çekitte birleşme. Bir dizinin ilk n teriminin toplamının, n sonsuza giderken sonlu bir ereye yaklaşması. bir ışıksal dizgenin odak uzaklığının tersi. Çakışma. Yakınlaşım. Yaklaşma. Tutum ya da kanıların birbirine yaklaşması, bk. ıraklaşma.

Convergency : Yakınlaşma. Eğrilme. Kavuşma. Yakınsama.