Relax türkçesi Relax nedir

  • Relaks.
  • Gevşemek.
  • Rahatlatmak.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Yumuşamak.
  • Dinlenmek.
  • Yumuşatmak.
  • Zayıflatmak.
  • Hafifletmek.
  • Dinlendirmek.
  • Gevşeyip dinlenmek.
  • Gevşemiş.
  • Gevşetmek.
  • Rahatlamak.
  • Hafiflemek.

Relax ile ilgili cümleler

English: Ali wanted to stay home and relax instead of hiking with his children.
Turkish: Ali çocukları ile yürüme yerine evde kalmayı ve dinlenmeyi istedi.

English: Ali couldn't relax at home with his children running around the house.
Turkish: Ali evin etrafında koşan çocuklardan dolayı evde dinlenemedi.

English: From time to time, I want to relax and forget everything.
Turkish: Zaman zaman dinlenmek ve her şeyi unutmak istiyorum.

English: Ali is starting to relax a little.
Turkish: Ali biraz dinlenmeye başlıyor.

English: I can't relax for a second when the kids are home.
Turkish: Çocuklar evdeyken bir saniye bile dinlenemem.

Relax ingilizcede ne demek, Relax nerede nasıl kullanılır?

Sit back and relax : Arkanıza yaslanın ve rahatlayın. Arkanıza yaslanın ve rahatınıza bakın.

Relaxable : Dinlenebilir. Rahatlayabilir.

Relaxant : Kas gevşetici. Rahatlatıcı (ilaç). Gevşetici ilaç.

Relaxation : Yumuşatma. Rahatlama. Hafifletme. Hafifletme (ceza). Eğlence. Relaksasyon. Gevşeme. Gevşetme. Hafifleme. İstirahat.

Relaxation exercices : Kaslarda aşırı gerilme çalışmasının oluşturacağı zararı gidermek için bu tür çalışmayı hemen izlemesi gereken dinlendirici nitelikteki alıştırmalar. Gevşeme alıştırmaları.

 

Relaxation labelling : Gevşetmeli etiketlendirme. Kısıt gevşetmeli etiketlendirme. Gevşetmek etiketlendirme.

Relaxed : Rahatlamış. Yumuşamış. Gevşemiş (kişi). Gevşemiş. Gevşek.

Relaxation oscillation : Gevşeme salınımı.

Relaxedly : Rahatlamış bir şekilde.

Relaxation phenomena : Uyarık durudaki devinimlerin, bir süre sonra dengeye doğru gitmeleri olayları. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Gevşeme olayları.

İngilizce Relax Türkçe anlamı, Relax eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

De stress : Stresini gidermek.

Recreate oneself : Eğlenmek. İyi vakit geçirmek. Hoşça vakit geçirmek.

Dulcified : Yumuşatılmış. Tatlılaştırmak. Tatlılaştırılmış. Tatlandırılmış.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Dulcify : Yatıştırmak. Tatlılaştırmak. Dindirmek.

 

Unwind : Çözmek. Çözülmek (sarılı bir şey). Makaradan çıkarmak. Çözmek (sarılı bir şeyi). Açmak. Yan gelip yatmak. Açılmak (sarılı bir şey).

Unstuck : Gevşek. Ayrılmak.

Diminishes : İnceltmek. Küçülmek. Eksiltmek. Eksilmek. Azalmak. Azaltmak. Sivriltmek. Kısaltmak.

Disburden : Yükünü hafifletmek. Yükünden kurtulmak. Hafifletmek (yükünü vb). İçini boşaltmak.

Relax synonyms : vege out, let upon, ataraxic, enervated, attenuate, alleviating, disarm, cool down, mellowest, kick back, loosest, flags, mellowing, let up, calming down, turn, abattoir, laisser, comforted, abate, repose, abdomen, reposed, disburdens, abdominal ovariectomy, languished, lets go, ease off, change state, deaden, hang loose, flag, unfastened.

Relax zıt anlamlı kelimeler, Relax kelime anlamı

Tense : Stres içinde. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Kip. Stresli. Sıkı. Gerginleştirmek. Zaman. Gerilmiş. Çekmek.

Stiffen : Kasmak. Kolalamak. Pekişmek (bir duygu). Katılaştırmak. Kuvvetlendirmek. Ciddileşmek. Koyulaştırmak. Pekiştirmek (bir duyguyu). Soğuklaşmak. Kuvvetlenmek.

Relax ingilizce tanımı, definition of Relax

Relax kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to relax a rope or cord. Careless. To become lax, weak, or loose. To make lax or loose. To slacken. Hence, remiss. To make less close, firm, rigid, tense, or the like. To relax the muscles or sinews. To loosen. As, to let one`s grasp relax. Lax. Relaxed. To open. Relaxation.