Unstuck türkçesi Unstuck nedir

Unstuck ingilizcede ne demek, Unstuck nerede nasıl kullanılır?

Come unstuck : Düş kırıklığına uğramak. Suya düşmek. Kötü gitmek. Ayrılmak. Başarısızlığa uğramak. Yanılmak. Başarısız olmak. Yüzü kızarmak. Rezil olmak. Gevşemek.

Unstudied : Üzerinde çalışılmamış. Yapmacıksız. Plansız. Zorlanmamış. Doğal. Hazırlıksız. Önceden hazırlanmamış.

Unsturdily : Dayanaksızca. İstikrarsızca. Dengesizce. Sağlam olmayan bir şekilde. Gevşekçe. Zayıfça. Gürbüz olmayan bir şekilde.

Unsturdiness : Gevşeklik. Zayıflık. Dengesizlik. Sağlam olmama durumu. Dayanaksızlık. Gürbüz olmama durumu. Yıkılacakmış gibi olma durumu. Çökecekmiş gibi olma durumu. İstikrarsızlık.

Unstability : Sürer durunun bozulmasına yol açan koşulların yarattığı durum. İstikrarsızlık. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tutunmazlık.

Unstable weather : Kararsız hava.

Unstable steady state : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. En küçük bir tedirgi ile sürerliğini yitirebilen duru. Tutunmaz duru.

Unstably : İstikrarsızca. Tutarsız bir şekilde. İstikrarsız bir şekilde. Tutarsızca.

Unstable : Güvenilmez. Gelgeç. Sağlam olmayan. Tutarsız. İstikrarsız. Sabit olmayan. Dayanıksız. Yeltek. Kararsız. Oynak.

 

Unstableness : Tutarsızlık. İstikrarsızlık.

İngilizce Unstuck Türkçe anlamı, Unstuck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unstuck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flagging : Cansız. Zayıf. Plaka döşeme.

Breaking up : Dağılma. Ayrılma (sevgiliden). Parçalayan. Sevgililerin ayrılması olayı. İlişkiyi bitirme. Ayrılma. (çiftlerin) ayrılması.

Cranky : Aksi. Asabi. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Garip. Ters. Çabuk öfkelenen. Huysuz. Alıngan. Laçka.

Drooping : Sarkıtma. Baygın (bitki). Halsiz. Sarkık. Düşük. (şaka veya cezalandırma amacıyla) kişinin pantolonunu indirme. Eğik. Dermansız. Baygın.

Be separated : Ayrı olmak. Bölünmek. Ayrı yaşamak.

Apostatizing : Dönmek (din). Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dinden dönmek.

Undone : Mahvolmuş. Sökülmüş. Çözülmüş. Tamamlanmamış. Yapılmamış. Perişan. Bağlanmamış. Bitirilmemiş. Silmek. Açılmış.

Slacked : Çözmek. Söndürmek (kireç). Yavaşlamış. Laçkalaşmak. Gevşetmek. Yavaşlatmak. Gevşemek. Durulmak. Tembellik etmek.

Airier : Kendine bir hava veren. Hafif. Neşeli. Hava gibi hafif. Çevik. Havalı. Boş. Canlı. Havai.

Be off : Yakışıksız olmak (davranış). Gitmek. Kapalı olmak (elektrik veya ışık). İşe gitmemek. Yola çıkmak. Vazgeçmek. Bozulmuş olmak (yiyecek veya içecek). Deli olmak. Söndürülmüş olmak (elektrik veya ışık).

 

Unstuck synonyms : looser, baggiest, crankier, baggier, doughface, airy, disorganized, languished, languishing, apostatizes, loosest, absent oneself from, abscond from, flaccid, apostatized, relaxed, ataraxic, be through with, unfastened, baggy, break away, crankiest, apostatize, flabby, be through, apostatise, break with, flabbier, relax, airiest, disorganised, bow out of, flabbiest.

Unstuck zıt anlamlı kelimeler, Unstuck kelime anlamı

Organized : Market örgütlü piyasa. Organize. Düzenlenmiş. Tertipli. Teşekküllü. Kurulmuş. Organize olmuş. Örgütlü. Teşkilatlı. Düzenli.

Stuck : Dayanmak. Kandırmak. Çıkmazda. Takılıp kalmak. Tutkun. Mahsur. İğnelemek. Takmak. Çıkmak. Tutmak.